2. Hukuk Dairesi 2016/3736 E. , 2017/9882 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 21.09.2017(Prş.)
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Davalı-karşı davacı erkek daha evvel evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1) hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açımış, davanın reddine karar verilmiştir. .... 3. Aile Mahkemesi"nde görülen 28.02.2012 gün ve 2010 /913 E.- 2012/173 K. sayılı ret kararında" ...Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının evi ile ilgilenmemesi, evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmemesi, davalıya hakaret ederek şiddet uygulanmasından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiç bir kusur gerçekleşmemiştir." şeklinde bir gerekçeye yer vermiştir. Söz konusu karar kesinleşmemiştir.
Bu kez, davacı-karşı davalı kadın evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1)hukuki sebebine dayalı olarak eldeki boşanma davasını açmış, davalı-karşı davacı erkek ise aynı hukuki sebebe dayalı olarak karşılık boşanma davası açmıştır. Mahkemece bu kez, davacı-karşı davalı kadının tam kusurlu, davalı-karşı davacı erkeğin kusursuz olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının reddine, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı erkeğin daha evvel retle sonuçlanan dosyası incelendiğinde, tanık ...." nün anlatımlarının önemli ölçüde hüküm için esas alındığı anlaşılmaktadır. Aynı tanık eldeki davada da dinlenmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bu tanığın daha evvel açılan boşanma dosyasındaki anlatımları ile bu dosyadaki anlatımları arasında çelişki bulunmaktadır. Ancak bu açık çelişkiye karşın mahkemece, bu tanığa önceki anlatımları ile bu dosyadaki anlatımları okunup, anlatımlarının arasındaki çelişki giderilmemiş, çelişkinin nedeni belirlenmemiştir.
Davacı-karşı davalı kadının dava dilekçesi ile davalı-karşı davacı erkeğin konsolosluk aracılığıyla gönderdiği 23.12.2013 tarihli dilekçesi ve dosyadaki diğer delil durumuna göre, tarafların ilk davanın açıldığı tarihten sonra bir araya gelmedikleri fiilen ayrı yaşadıkları anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davalı-karşı davacı erkeğin daha evvel açtığı dava dosyasında da dinlenen tanık...." nün anlatımları eldeki davanın esası açısından önemli olup, bu tanığın anlatımlarıyla ilgili çelişki giderildiğinde, eldeki dosyada tarafların kusur durumlarının değişme ihtimali bulunmaktadır.
Hakim davayla ilgili yeterli bilgiyi toplamak zorundadır. O halde, tanık...."nün Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 261. maddesine uygun şekilde yeniden dinlenerek, daha evvel açılan boşanma dava dosyasındaki anlatımları ile eldeki boşanma davası sırasında alınan anlatımları kendisine okunarak, aradaki çelişki giderilmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmelidir (Dairemizin 07.05.2007 gün ve 2006/14838 E.-2007/7491 K.,06.02.2012 gün ve 2010/17966 E.2012/2053 K. sayılı kararları bu konuda emsal niteliktedir).
Yukarıda açıklanan sebeplerle, eksik inceleme sonucu kurulan hükmün bozulması gerekirken, hükmün yazılı şekilde onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.