19. Hukuk Dairesi 2017/4202 E. , 2019/2074 K.
"İçtihat Metni"19. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya borcu olmamasına ve bu hususun davalıya takip öncesinde bildirilmesine rağmen, davalı tarafından müvekkili aleyhine ... 30. İcra Müdürlüğü"nün 2010/33084 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe yasal süresinde itiraz edememesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, ... 1. Tüketici Mahkemesi"nin 2011/76 E. sayılı davası sonucunda müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edildiğini, ancak bu arada kesinleşmiş olan icra takibi sırasında müvekkilinin mal varlığına haciz konulduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın muhafaza altına alınıp 11 ay 13 gün süre sonunda müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin yediemin ücreti ve teslim harcı ödediğini, aracı muhafaza altına alındığı yerden teslim almak üzere yol masrafı yaptığını, aracın uzun süre yediemin garajında kalması nedeniyle lastiklerinin çürüdüğünü, motor yağı ve hava filtrelerinin değiştirilmesi gerektiğini, araç muayenesinin gecikmeli yapılması nedeniyle cezalı olarak yapıldığını, aracın kullanılmadığı dönemde taşıt vergilerinin tahakkuk ettiğini, trafik ve ticari kasko sigortasının yapıldığını, haksız haciz işlemleri nedeniyle müvekkilinin itibarının zedelendiğini belirtilerek, müvekkilinin maddi zararlarına karşılık şimdilik 2.000 TL tazminatın sarf ve yoksun kalma tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, 10.000 TL manevi tazminatın icra takibinin başladığı 09/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 09/06/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi zarar alacak kalemleri miktarını 13.600,06 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davalının ... plakalı aracının üzerinde dava dışı başka bir alacaklının da haczi olduğunu, kredi kartının davacının bildirdiği adreste oğlu ...’a teslim edildiğini ve davacının kartın kullanımından haberdar olduğunu, davacının maddi zarar olarak talep ettiği kalemlerin yerinde olmadığını ve müvekkilinden talep edilemeyeceğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığının taraflar arasında görülen menfi tespit davasında tespit edildiğini, davacının müvekkilinden maddi ve manevi tazminat talep etmesinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının davalıya borçlu olmadığına ilişkin olarak ... 1. Tüketici Mahkemesi"nden verilen 2011/76 Esas, 2012/299 Karar sayılı kararın kesinleştiği, davacının haksız haciz işlemleri nedeniyle uğradığı zararların bilirkişi incelemesi ile toplam 13.600,06 TL olarak belirlendiği gerekçesi ile bu miktarın 2.000 TL"sinin dava tarihinden, bakiye 11.600,06 TL"sinin ıslah tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline, olay nedeniyle davacı lehine 3.000 TL manevi tazminat takdirine ve manevi tazminatın icra takip tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01/06/2016 gün 2016/4479 E. - 2016/9848 K. sayılı ilamı ile “Davacı, hakkında yapılan icra takibine karşı menfi tespit davası açmış ve bu davada davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli takip tazminatının reddine karar verilmiş, karar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Davacının maddi tazminata ilişkin sunmuş olduğu belgelerin somut olayla ilgisi ve irtibatı tespit edilemediği gibi manevi tazminatın hangi gerekçe ile takdir edildiği hüküm gerekçesinde de açıklanmamıştır. Bu durumda masraf kalemi olarak sunulan belgelerin dava ile irtibatı sağlanıp, manevi yönden nasıl zarara uğranıldığı da açıklanarak hüküm tesis edilmesi gerekirken eksik incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” şeklindeki gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı bankanın davacı aleyhinde yaptığı icra takibi nedeniyle davacının menfi tespit davası açtığı ve davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay denetiminden geçerek onandığı, eldeki davada ise davacının hakkında yapılan haksız icra takibi ve haciz işlemleri sırasında aracının seyahat halinde iken bağlanması sonucu alacak isteminde bulunduğu, alınan bilirkişi raporunda davacının 1.117,50 TL yedieminlik ücreti, 49.50 TL teslim ücreti ve 44,60 TL muayene gecikme ücreti ödediği, aracın bağlı olduğu dönem boyunca muadili araç için belirlenen 11.953 TL kira giderinden yoksun kaldığı, yine aracın bağlanması nedeniyle davacının eşi ve çocuklarıyla birlikte araçla ... iline geçerek buradan da ... iline uçakla dönmek için 436 TL bilet ücreti ödediklerini belgeledikleri, bu şekilde davacının toplam 13.600,06 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.000 TL’nin dava tarihinden, bakiye 11.600,06 TL’nin ise ıslah tarihi olan 09/06/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ve ailesinin haksız icra takibi ve haciz nedeniyle seyahatleri esnasında araçlarının bağlanarak tatillerini yapamayıp araçsız geri dönmek zorunda kalarak mağduriyete uğramış olmaları nedeniyle de takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız icra takibi olan 09/11/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmeksizin ilamda belirtilen hususlar da tarafların beyanları alınıp varsa bu konudaki delillerinin de ibrazı sağlanarak bir karar verilmesi gerekirken hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.