Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4596
Karar No: 2019/2082
Karar Tarihi: 27.03.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/4596 Esas 2019/2082 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve borçlu olduğunu bildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ise ticari ilişkisinin olmadığını, borçlu olmadığını ve düzenlenen irsaliye ve faturanın tek taraflı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen fatura, irsaliye ve cari hesap ekstrelerinin birbirleri ile uyumlu olduğunu ve davalının aksini ispat edemediğini tespit etmiştir. Ancak malın teslimine yönelik davacı tarafından herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Bu nedenle, davanın sübutuna ilişkin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkeme kararında, Türk Borçlar Kanunu'nun 117. ve 121. maddeleri uyarınca cari hesap sözleşmesinde borcun doğduğunu ve tahsiline yönelik icra takibinde borçlu tarafından itiraz edilmesinin mümkün olduğunu belirtilmiştir.
19. Hukuk Dairesi         2017/4596 E.  ,  2019/2082 K.

    "İçtihat Metni"

    19. HUKUK DAİRESİ
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - KARAR -

    Davacı vekili, davacının cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının borçlu olduğunu bildiği halde kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın 15.083 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı, davacı ile 2013 yılından bu yana ticari ilişkisinin olmadığını, ticaret yaptığı dönemlerde ödemelerini banka havalesi ile yaptığını, işlettiği büfesini 7 ay önce terkin ettiğini, davacının tek taraflı olarak düzenlendiği irsaliye ve fatura ile kendisini borçlu göstermeye çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, 17/12/2015 Tarih 2015/160 Esas 2015/504 Sayılı Kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04/10/2016 Tarih, 2016/2448 Esas, 2016/12981 Karar sayılı ilamında belirtilen “Dava cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, davalı borçlu davacıya herhangi bir borcu olmadığını, icra takip konusu malların kendisine teslim edilmediğini ileri sürmüştür. Bu durumda davacının davalıya mal teslim ettiğini ve aralarındaki ticari ilişkiden dolayı alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Davacı ve davalının delillerinin ibrazı sağlanarak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin incelenerek icra takip tarihi itibariyle alacak borç durumunun tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece tüm deliller toplanmaksızın varsayıma dayalı gerekçe oluşturularak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” şeklindeki gerekçelerle hüküm bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında ticari ilişki nedeniyle düzenlenen fatura,irsaliye ve cari hesap ekstrelerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, davalının aksini ispat edemediği, davalı her ne kadar ticareti terk ettiğini beyan etse de 30.09.2014 tarihinde resmi terkin yaptırmış olduğunun anlaşıldığı, 25.02.2014 tarihi itibariyle davalının cari hesap borcunun 12.458 TL olduğu, davalının iş yerinin öncesinde annesi adına kayıtlı olduğu ve 1.025,04 TL borç devrettiği gerekçesiyle toplam 13.483,04 TL yönünden itirazın iptaline, davacı 1.600 TL ödemeyi düşmeden takip başlatmış olup davacı yargılama sırasında bu miktar ve faizinden feragat ettiğinden reddine, alacak likit olmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamında belirtildiği şekilde davanın sübutuna ilişkin, malın teslimine yönelik davacı tarafından herhangi bir delil ibraz edilmemiş olup, bu durumda davacının davasını ispat edemediği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi