Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/20121
Karar No: 2017/2091
Karar Tarihi: 16.03.2017

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/20121 Esas 2017/2091 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2016/20121 E.  ,  2017/2091 K.

    "İçtihat Metni"



    Davacılar ... vs. Vek. Av. ... ile ... Vek. Av. ... ve ... Vek. Av. ... aralarındaki tespit davası hakkında ... 16. İş Mahkemesince verilen 27/04/2015 gün ve 2012/64-2015/645 sayılı kararın Bozulmasına ilişkin Dairemizin 11/04/2016 gün ve 2015/14339-2016/6448 sayılı ilamına karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup dünüşüldü.

    K A R A R

    1- İş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usulî kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay"ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır.
    Dairemizin, 11/04/2016 tarih ve 2015/14339 Esas ve 2016/6448 Karar no lu ilamı ile yerel Mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de Dairemiz bozma ilamı kararının elektronik ortam(UYAP)a yüklenmesi esnasında, davacısının ..., davalılarının ..., ... ve...olduğu... 12. İş Mahkemesi"nin 19/03/2015 tarih ve 2012/09 Esas ve 2015/156 Karar no lu ilamına karşı Dairemizce verilen 11/04/2016 tarih ve 2015/10312 Esas ve 2016/6431 Karar no lu bozma ilamının yerine gelmek üzere, elektronik ortam(UYAP)a sehven aktarıldığı, bu husustaki maddi hatanın giderilmesi için Mahkemece dosyanın res"en Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.
    Hal böyle olunca maddi hatanın varlığı kabul edilmeli ve Dairemizin anılan bozma ilamı ortadan kaldırılmalıdır.
    SONUÇ (1): Yukarıda açıklanan nedenlerle, maddi hata talebinin kabulüyle Dairemizin 11/04/2016 tarih ve 2015/14339 Esas ve 2016/6448 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA ve elektronik ortam(UYAP)dan SİLİNMESİNE,
    2- Yerel Mahkeme"nin 27/04/2015 tarih ve 2012/64 Esas ve 2015/645 Karar no lu ilamının incelenmesine gelince;
    Dava, davacılar murisinin davalı işyeri nezdinde 01/11/1987-11/09/2010 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile “davacının davalı işverenlikte; 01/11/1987-12/05/2000 tarihleri arası, ayda 30 gün üzerinden 4511 gün, 01/01/2002-12/03/2008 tarihleri arası, ayda 10 gün üzerinden 741 gün Kurum"a bildirilen süreler haricinde toplam 5252 gün prime esas kazanç üzerinden sigortalı çalıştığının tespitine”, karar verilmiştir.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
    Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
    Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacılar murisi sigortalının 11.05.2011 tarihinde vefat ettiği, davacılar murisine ait hizmet cetvelinde 01/07/1981-31/08/1986 tarihleri arasında 1230 gün 41466 sicil no lu dava dışı ... Otobüsler A.Ş. ünvanlı işyerinden davacılar murisi sigortalı adına Kurum"a hizmet bildiriminde bulunulduğu, muris sigortalı adına düzenlenen 01/07/1981 tarihli işe giriş bildirgesinin dava dışı işyerince Kurum kayıtlarına intikal ettiği, davacılar murisi sigortalının 12.05.2000 tarihinde rahatsızlığından dolayı ameliyat geçirdiği, muris sigortalı adına düzenlenen 05.11.1989-10.01.2009 tarihleri arasında muhtelif trafik plakalı araçlar için düzenlenmiş trafik ceza tutanaklarının bulunduğu, ... ve Sanatkarlar Odası cevabî yazısı ile davalı ..."nun halen oda üyelik kaydının bulunduğu, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu , duruşmalarda davacı taraf ile davalı tanıklarının dinlenildiği anlaşılmaktadır.
    Somut olayda; Mahkemece minibüs işletmeciliği olarak faaliyetin yürütüldüğü davalı işyerinin ihtilaf konusu dönem içerisinde Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte faal olup olmadığı hususunun hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde aydınlatılmadan, davalının minibüs sahibi mi yoksa işleten sıfatının mı bulunduğu hususu araştırılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Öte yandan; Mahkemece duruşmalarda beyanınına başvurulan tanıkların yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen tanık niteliğinde olmadığı ve buna göre Mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın kanıtlanamadığı ortadır.
    Hizmet akdinin oluşabilmesi için işyerinin varlığı öncelikli koşul olduğundan yapılacak iş; davalı işyeri sahibinin ihtilaf konusu dönem içerisinde minibüs/minibüslerin sahibi mi, işleteni mi olduğu hususunu yöntemince araştırmak, davalının yapmış olduğu işin faal ve kapsama alınabilecek nitelikte olup olmadığını Belediye Başkanlığı, Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Müdürlüğü, Vergi Dairesi ve zabıta aracılığıyla belirlemek ve tanık beyanlarının yetersiz olması nedeniyle ihtilaf konusu dönem içerisinde ... ... Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra davacılar murisinin çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum ve davalı işyeri vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ (2): Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi