16. Hukuk Dairesi 2020/1548 E. , 2021/3121 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 28335 ada 311 parsel sayılı 36.076,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 1/20 payı davalıların murisi ... adına, 1/20 payı davacıların murisi ... adına ve geriye kalan payları ise dava dışı kişiler adına hükmen tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, tapu kaydına dayanarak, taşınmazdaki ... payının iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, harita mühendisi Muhsin Şenel tarafından düzenlenen 28.09.2015 tarihli raporun sonuç kısmında belirtildiği şekilde, imar uygulaması sonucu 32.368,66 metrekare olarak uygulama dışı kalan 28335 ada 311 parselin ..."e ait 30/600 hissenin yarısı olan 15/600 hissesinin (809,22 metrekareye karşılık gelmektedir); imar uygulaması sonucu 28584 ada 2 parsel sayılı taşınmaza giden 2.620,57 metrekarelik kısmın ..."e ait 30/600 hissenin yarısı olan 15/600 hissesinin (65,52 metrekareye karşılık gelmektedir); imar uygulaması sonucu 28561 ada 1 parsele giden 51,65 metrekarelik kısmın ..."e ait 30/600 hissenin yarısı olan 15/600 hissesinin (1,29 metrekareye karşılık gelmektedir); imar uygulaması sonucu 28571 ada 6 parsele giden 20,61 metrekarelik kısmın ..."e ait 30/600 hissenin yarısı olan 15/600 hissesinin (0,51 metrekareye karşılık gelmektedir) ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Antalya Kadastro Mahkemesi’nin 2011/654 Esas, 2012/37 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda, 11.01.1962 tarih 10 ve 11 sıra numaralı tapu kaydı malikleri ile hukuki veya akdi halefleri dikkate alınarak, anılan davanın konusu taşınmaz bölümlerinin 600 hisse itibariyle kararda belirtilen kişiler adına tesciline karar verildiği ve bu taşınmaz bölümlerinin 28335 ada 311 parsel olarak tescil edildiği, davacıların murisi ..."ın, Antalya Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 08.11.1966 tarih 5445 yevmiye numaralı resmi senedi ile 11.01.1962 tarih 11 sıra numaralı tapu kaydındaki davalıların murisi ..." in 30/600 hissesini satın aldığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı ... ve arkadaşları, murisleri ...’ın, Antalya Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 8.11.1966 tarih 5345 numaralı resmi senedi ile 11.1.1962 tarih 11 sıra numaralı tapu kaydındaki ... hissesini satın aldığını, Antalya Kadastro Mahkemesi’nin 2011/654 Esas, 2012/37 Karar sayılı kararı ile 28335 ada 311 parsel sayılı taşınmazın 36.076,00 m2 yüzölçümlü olarak tapu kayıt malikleri ve halefleri adına tesciline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, buna karşın ... payının murisleri adına tescil edilmesi gerekirken bu kişi adına tesciline karar verildiğini ileri sürerek, 28335 ada 311 parsel sayılı taşınmazdaki ...’e ait 30/600 paydaki satış senedi kapsamındaki kısmının adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Çekişmeli 28335 ada 311 parsel sayılı taşınmaz, sözü edilen dava dosyasında 11.01.1962 tarih 10 ve 11 sıra numaralı tapu kayıtları nedeni ile kayıt malikleri ve halefleri adına tescil edilmiş ve bu karar Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmiş olduğundan, taşınmazın anılan kayıtların kapsamında kaldığı kuşkusuz olup, esasen taraflar arasında bu hususta bir uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. Davacı taraf, murisleri ...’ın, davalıların murisi ... payını kayden satın aldığını ileri sürdüğüne ve taşınmazda davacıların murisi Hüseyin de hissedar olduğuna göre, taraflar arasındaki ihtilaf, taşınmazın tesciline esas tapu kaydındaki, davacının ...’den kayden satın aldığı payın oranının ne olduğu, bu payın taşınmazın hükmen tesciline esas dava dosyasında ... üzerinde bırakılıp bırakılmadığı noktasında toplanmaktadır. Ne var ki, taşınmazın hükmen tesciline esas tapu kayıtları tesislerinden itibaren getirtilip, bundan sonra bilirkişiden denetime elverişli pay tablosu alınmamış, davacının satın aldığını ileri sürdüğü ... payının oranının ne olduğu ve ... uhdesinde bulunup bulunmadığı belirlenmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline esas tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra pay durumuna ve özellikle tapu kayıtlarındaki ... payının intikaline ilişkin ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla davacıya ...’den intikal eden pay belirlenip, bu payın davalıların murisi ... uhdesinde olup olmadığı tespit edilmeli, bu hususta davacıların murisinin adına kayıtlı pay bulunduğu da dikkate alınarak değerlendirme yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, çekişmeli taşınmazın imar nedeni ile ifraz edildiği dikkate alınarak ifrazen oluştuğu belirtilen taşınmazlar hakkında karar verilmekle birlikte, haklarında hüküm kurulan parsellerle, kök 28335 ada 311 parsel sayılı taşınmazın irtibatı sağlanmadığı gibi, hüküm kurulan parsellerin tapu kayıtları getirtilip, maliklerinin kim olduğu, bu taşınmazların davalılar adına kayıtlı olup olmadığı belirlenmeksizin karar verilmesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.