Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4663
Karar No: 2019/2091
Karar Tarihi: 27.03.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/4663 Esas 2019/2091 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı ve davalı arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin uygulanması ile ilgili olarak açılmış olan davada, davalının sözleşmede yer alan taahhüt ettiği miktarı satın almaması nedeniyle davacının cezai şart talep ettiği belirtilmiştir. Ancak davalı vekili, sözleşmenin süresinin bittiğini ve yeni bir sözleşme yapıldığını, cezai şart düzenlemesi olmadığını ve tonaj taahhüdünün bulunmadığını iddia etmiştir. Yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ilk sözleşmenin sonraki sözleşmenin imzalanması ile birlikte yürürlükten kalktığı ve davacının sonraki sözleşmeyi imzalarken cezai şart talep hakkını saklı tutmadığı, bu konuda ihtirazı kayıtta koymadığı belirlenmiştir. Mahkeme, taraflar arasında süresi dolan ilk sözleşmenin sona ermesiyle birlikte, cezai şartların talep edilmemesi nedeniyle davayı reddetmiştir. Ancak karar duruşmasında, tarafların usulüne uygun şekilde davet edilmeden doğrudan hüküm kurulduğu anlaşılmış ve mahkeme kararı bozulmuştur.
Kanun maddeleri: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 186. maddesi.
19. Hukuk Dairesi         2017/4663 E.  ,  2019/2091 K.

    "İçtihat Metni"

    19. HUKUK DAİRESİ

    Davacı ... vek. Av. ... ile davalı ... Petrol Ürünleri Kuyumculuk ve ... Canlı Hayvan Alım - Satımı Nakliyecilik San. Tic. Ltd. Şti. vek. Av. ... arasında görülen dava hakkında İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi"nden verilen 16/09/2015 gün ve 2013/187 E. - 2015/492 K. sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 15/03/2017 gün ve 2016/6504 E. - 2017/2148 K. sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - KARAR -

    Davacı vekili, davalı ile Bayilik Protokolü ve Akaryakıt İstasyonu İşletme ve Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalının her yıl 1000 m³ akaryakıt ve müstahzarlarını satın almayı taahhüt ettiğini, ancak taahhüt ettiği miktarı satın almadığını, bu nedenle 14.01.2008 tarihli sözleşmenin 4. ve 8/b maddelerinde belirtilen ceza-i şartı ödemesi gerektiğini, ayrıca 10.12.2007 tarihli protokolün 16. maddesinde " .... Bayi adayı herhangi bir şekilde bu protokolü fesih etmek isterse ..."a 100.000 USD ( Yüzbin Amerikan Doları ) cezai şartları ödemeyi gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder ... " hükmünün bulunduğunu belirterek, 124.100 USD karşılığı olan 230.000 TL cezai şartın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı vekili, davacının dayandığı bayilik sözleşmesinin süresinin bittiğini, yeniden sözleşme yapıldığını, 20.05.2013 tarihinde bayilik ilişkisinin tamamen son bulduğunu, 14.01.2008 tarihli sözleşme nedeniyle herhangi bir talepte bulunmadan 14.01.2013 tarihli sözleşmenin yapıldığını, yeni sözleşmede cezai şart düzenlemesi olmadığını ve tonaj taahhüdünün bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında imzalanan 10.12.2007 tarihli bayilik ön protokolünden sonra 14.01.2008 tarihli bayilik sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmenin 14.01.2013 tarihinde sona erdiği, tarafların aynı tarihte yeni bir sözleşme imzaladıkları, bu sözleşmenin süresinin 20.05.2013 tarihinde bittiği, ilk sözleşmenin sonraki tarihli sözleşmenin imzalanması ile birlikte yürürlükten kalkmış olduğu, davacı tarafın sonraki sözleşmeyi imzalarken ilk sözleşmeden dolayı cezai şart talep hakkını saklı tutmadığı, bu konuda ihtirazı kayıtta koymadığı, ikinci sözleşmede taraflar arasında asgari alım taahhüdü ile ilgili bir miktarın belirlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 15/03/2017 gün ve 2016/6504 E. - 2017/2148 K. sayılı ilamı ile mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda mahkemece yapılan yargılamada aşağıda yazılı usul hatasının yapıldığı anlaşılmıştır.
    H.M.K.’nın 186. maddesinde yazılı olan amir hükme göre, tahkikat aşaması tamamlanmasından sonra taraflar sözlü yargılama ve hüküm için davet edilir. Taraflar son kez yargılamayı değerlendirerek iddia ve savunmaların haklılığı konusunda açıklamalarda bulunurlar. Mahkemece karar duruşmasında usulün bu hükmüne riayet edilmeksizin doğrudan hüküm kurulduğu görülmekle davacının bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 15/03/2017 tarihli onama kararının kaldırılarak, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 15/03/2017 gün ve 2016/6504 E. - 2017/2148 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin 16/09/2015 gün ve 2013/187 E. - 2015/492 K. sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 27/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi