16. Hukuk Dairesi 2016/9858 E. , 2019/3575 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 42 parsel sayılı 1.295.305,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı yararına zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yöntemince mera araştırması yapılmamış, ziraat bilirkişisi taşınmazın mera niteliğinde olduğunu bildirmesine rağmen, jeodezi mühendisinin raporuna üstünlük tanınarak, raporlar arasındaki çelişki göz ardı edilmiş, taşınmaz bölümleri üzerinde kimin ne kadar süredir ve hangi sıfatla zilyet olduğu, taksime konu olup olmadıkları kesin olarak belirlenmemiş ve çekişmeli taşınmaz bölümleriyle ilgili olarak toprak tevzi çalışmalarında ne gibi bir işlem yapıldığı hususu üzerinde durulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin toprak tevzi evrakı ve çekişmeli taşınmaz bölümlerinin sınırında bulunan taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanağı olan kayıtlar eksiksiz olarak getirtilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, mahallinde komşu köyden seçilecek yerel bilirkişiler, tanıklar, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve teknik bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz bölümleri ile mera parseli arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı, taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulundukları, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandıkları, kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettiği, taksime konu olup olmadıkları, taşınmaz bölümlerinin imar-ihyaya konu yerlerden olmaları halinde imar-ihyaya konu edilip edilmedikleri, imar-ihyaya konu edilmiş iseler ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmaz yönünü ne okudukları belirlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiden, toprak tevzi haritası ölçeği ile kadastro paftası ölçeği eşitlendikten sonra zeminde sabit sayılan sınırlardan başlanmak suretiyle haritaları çakıştırması istenmeli, bu suretle taşınmazın temyize konu her bir çekişmeli bölümünün tevzi haritasındaki konumunu gösteren denetime açık, keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmazı, komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor alınmalı; ziraatçı bilirkişi kurulundan, taşınmaz bölümlerinin toprak yapısını ve niteliklerini, zirai durumlarını, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz bölümleri üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu olmaya başladıkları ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir, önceki bilirkişi raporunu irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.