12. Ceza Dairesi 2020/1014 E. , 2020/6691 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle; 2863 sayılı Kanunun 74/2, TCK’nın 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan suçundan yapılan yargılama sonunda, 2863 sayılı Kanunun 74/2.cümle, TCK’nın 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 375 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK"nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası gereğince 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2010 tarihli 2008/215 esas 2010/159 karar sayılı kararının 12/10/2010 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 03/12/2012 tarihinde TCK.’nın 86/2, 86/3-e maddesinde düzenlenen silahla kasten basit yaralama suçunu işlediği sabit kabul edilerek ...Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/480 esas 2015/376 karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, anılan hükmün 07/05/2015 tarihinde kesinleştiği, ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2016 tarih 2015/398 esas 2016/103 karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
... Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2010 tarihli 2008/215 esas 2010/159 karar sayılı kararı ile 2863 sayılı Kanunun 74/2. cümle, 5237 sayılı TCK"nın 62, 5271 sayılı CMK"nın 231/5 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına karşın, denetim süresinde kasıtlı bir suç işleyen sanık hakkında, 5271 sayılı Kanunun 231/11 maddesi gereğince, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere, önceki hükümde herhangi bir değişiklik yapılmadan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi yerine, TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında temyiz dışı sanıklarla birlikte kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasında; İkiztaş köyü bölgesinde kalan eski değirmen mevkiinde 09 SV 935 ve 09 YA 290 plakalı iki araç ile 6 kişinin kaçak kazı yaptıkları yönündeki ihbar üzerine jandarma ekipleri tarafından olay yerine intikal edildiği, olay yerine yaklaşık 500 metre mesafede
toprak yol üzerinde köy halkı tarafından durdurulmuş 09 SV 935 ve 09 YA 290 plakalı iki araç olduğunun görüldüğü, 09 YA 290 plakalı araç içerisinde kürek, kazma, çapa, büyük kürek, el feneri, kafaya takılan fener, halat, iş eldiveni, en az bir gün yetecek kadar erzak ve su olduğunun tespit edildiği, sanığın içerisinde bulunduğu 09 SV 935 plakalı diğer araçta ise üç çift kalın kumaş iş eldiveni, tepe lambası, el feneri, 5 metrelil şerit metre, kılıf içerisinde bir takım metal arama birimi ele geçirildiği, yaklaşık 1 km metre mesafede yeni kazılmış kazı çukuru bulunduğu, toprak izlerinin taze olduğu, yeni kazılmış olduğu, yumuşak toprak üzerinde çok sayıda ayak izi olduğu, bu izlerin şahısların ayak izi ile aynı olduğunun belirtildiği, her ne kadar tutanakta kazı çukurunun derinliği belirtilmemiş ve keşifte yapılan gözlemde kazı çukurunun dolmuş olduğu gözlemlenmiş ise de; keşifte dinlenen yer gösterme tanığı olan arazi maliki tanık Ali Ateş’in beyanında; kazılan yerin yaklaşık 1-1,5 metre derinliğinde olduğunu belirttiği, arkeolog tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; dosyada bulunan olay yerini gösterir CD nin incelenmesi sonucunda kazı derinliğinin 1,5 metre olduğunun, ayrıca suça konu yerin sit alanı ya da 6. madde kapsamında bulunmadığının belirtildiği, sanığın üzerine atılı kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak suçunu işlediği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin haksız yere ceza verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sit alanı olmayan ve 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli nitelik taşımayan yerde kazı yapılması karşısında, suç tarihinde yürürlükte ve lehe olan 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 74/2. cümlesinin uygulama yapılırken dayanak kanun madesi olarak belirtilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde yer alan “2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesi geerğince” ibaresinin çıkartılarak yerine “suç tarihinde yürürlükte ve lehe olan 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 74/2. cümlesi gereğince” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 02/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.