23. Hukuk Dairesi 2016/4388 E. , 2017/3297 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 21.01.2016 gün ve 2015/6999 Esas, 2016/280 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirkete 01.02.2010 tarihinden 31.12.2010 tarihine kadar danışmanlık hizmetinde bulunduğunu, bu hizmetin karşılığı olarak 19.10.2011 tarihinde 166302 no"lu danışmanlık hizmeti bedeli karşılığı 276.871,54 TL"lik fatura düzenlenip davalıya gönderildiğini, davalı tarafından 234.636,90 TL"lik bir ödeme yapıldığını, 42.234,64 TL KDV"nin ödenmediğini, 19.10.2011 tarihli fatura kapsamında 42.234,64 TL KDV alacağının tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının borca ve fer"ilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davacı-karşı davalı ile danışmanlık hizmeti verme konusunda şifahen anlaşma yapıldığını, 0l.02.2010 tarihinde toplam 5 adet çek ile 200.000,00 TL ödeme yapıldığını, 08.02.2010 ve 17.02.2010 tarihlerinde de EFT yolu ile 34.636,90 TL daha nakit ödeme yapılarak toplam 234.636,90 TL ödeme yapıldığını, Mart 2010"da davacı firmadan arzu edilen hizmetin alınamayacağının anlaşılması üzerine verilen çeklerin tahsile konulmamasının istenildiğini, davacının çekleri üçüncü kişilere ciro ettiğini, müvekkiline gönderilen faturanın sebepsiz, dayanaksız alacak oluşturmaya yönelik ve hukuken geçersiz olduğundan derhal iade edildiğini, KDV"nin vergi çeşidi olması nedeniyle maliyeye ödenmesi gerektiğini, iade edilmiş bir faturanın KDV"sinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca bir hizmet sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiş; karşı davasında ise hizmet alınamadığından avans olarak ödendiği iddia edilen 234.636,90 TL"nin davacıdan avans faizi ile birlikte tahsilini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında vekalet-danışmanlık sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşme kapsamında asıl davada davacı-karşı davada davalı tarafından asıl davada davalı-karşı davada davacıya 276.871,54 TL miktarında fatura tanzim edildiği, faturanın 234.636,90 TL"sinin ödendiği, asıl davada takibe konu alacak miktarının ödenen alacak miktarının KDV"si olduğunun ihtilafsız olduğu, karşı davada davacının, davalıdan 2010 yılı
../..
S.2.
Mart ayında istenilen hizmetin alınamayacağı anlaşılınca avans olarak verilen çeklerin iadesinin istendiği iddiasının ispatı yönünden herhangi bir belge ibraz etmediği, vekalet ilişkisini 01.06.2011 tarihine kadar devam ettirdiği, avans verilen çekler ve yapılan ödemelerin iadesi için veya bedelsiz olduğunun tespiti için aradan uzun süre geçmesine karşın karşı davada davalı aleyhine yazılı ihtarda bulunmadığı, herhangi bir icra takibi veya dava açmadığı gibi kendi ticari defterlerinde karşı davada davalıya yaptığı ödemeleri kendi şirketinin hakim ortağı hesabına virmanlayarak karşı davada davalı ile hesabını kapattığı, hizmeti almadığını iddia eden karşı davada davacının bu şekilde davranmasının basiretli ve tedbirli bir tacirin davranışına uymayacağı gibi hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, asıl davada davanın kısmen kabulü ile takibin 42.234,64 TL asıl alacak ve 1.165,85 TL işlemiş faiz olmak üzere devamına, % 40 icra inkâr tazminatının tahsiline ve ispatlanamayan karşı davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 21.01.2016 tarih, 2015/6999 E., 2016/280 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.
Bu kez, asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, HUMK"nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 04,60 TL harç ve takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine,16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.