12. Ceza Dairesi 2019/8377 E. , 2020/6704 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık sürücünün sevk ve idaresindeki traktör ve traktöre bağlı römork ile meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, azami hız limitinin 40 km/s olduğu iki yönlü karayolunda seyir halindeyken lastiğinin patlaması sonucu yolun sağında park ettiği esnada aracının sol arka kısımlarına gerisinden gelen müşteki sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki kamyonetin sağ ön kısımları ile çarpması sonucu iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, iki kişinin ise nitelikli şekilde yaralandığı, sanığın aydınlatması olmayan mahalde nizamlara aykırı şekilde yeterli ışık donanımı bulunmayan aracını yol üzerine park ettiği, geriden gelecek araçları uyaracak şekilde gerekli tedbirleri de almadığı olayda dikkatsiz ve özensiz davranışı ile mahal şartlarına uygun hızda seyretmeyen, hızını far ışıkları altındaki görüş mesafesini kontrol edebilecek seviyede ayarlamayan ve traktörü geç fark edip tedbirde geciken müşteki sürücü ile eşdeğer kusurlu olduğunun belirlendiği olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur durumuna, ceza miktarına, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin, süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz eden katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK"nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
2-5237 sayılı TCK"nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgilerinin incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında hem B sınıfı hem de A2 sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki traktör ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle yaralama suçu sebebiyle A2 sınıfı sürücü belgesinin geri alınamayacağı gözetilmeden, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden ve ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün üçüncü ve dördüncü paragrafının çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 10 ay hapis cezasının sanığın şahsi ve sosyal durumu, suçu işleyiş şekli, suçu işledikten sonraki tutum ve davranışları nazara alınarak TCK"nın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine, TCK"nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 300 tam gün olarak belirlenmesine, TCK"nın 52/2. maddesine göre sanığın şahsi ve ekonomik durumu gözetilerek günlüğü takdiren 20 TL den paraya çevrilerek 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi ve hükmün TCK"nın 53/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin (3) nolu fıkrasına "B bınıfı" ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 02.12.2020 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.