1. Hukuk Dairesi 2015/12996 E. , 2018/584 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakanları ... adına kayıtlı 231, 232, 351, 1135, 1359, 1466, 495 parsel sayılı taşınmazlar ile mirasbırakanları ... adına kayıtlı 350, 1208, 805, 2069 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduklarını, itirazlarına rağmen uzun süredir davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşınmazları bizzat kullanmak, kiraya vermek suretiyle gelir elde ettiğini ve miras paylarını vermediğini ileri sürerek paylarına isabet edecek toplam 10.000 TL ecrimisilin, ait olduğu dönemden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, yargılama aşamasında istek 231, 351, 1135, 1208, 805, 495 parsellere hasredilmiştir.
Davalı, tüm paydaşlar arasında fiili kullanma biçiminin oluştuğunu kullanımına bırakılan yerleri tasarruf ettiğini, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...Davalının kullanımının kanıtlanamadığı gözetilerek 1135, 1208, 805, 495 parseller bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Davacıların öteki temyiz itirazlarına gelince; paydaşlar arasında intifadan men kuraldır, ancak ticari işletme ve hukuki semere elde edilen (kira getiren) durumlarda intifadan men koşulunun gerçekleşmesine gerek olmadığı açıktır. Tanık beyanları ve davalının kabulüne göre, Dava konusu 351 parseldeki evin ve boş alanın davalı tarafından kullanıldığı, diğer evin kiraya verildiği, 231 parseldeki kahvehaneyi ise davalının bizzat kullandığı veya kiraya vererek gelir elde ettiği sabittir. Hal böyle olunca, dava konusu 231 ve 351 parseller hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 231 ve 351 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delilerden; yargılama aşamasında tüm mirasçıların bir araya gelerek düzenledikleri 21.11.2013 tarihli miras taksim sözleşmesi ile “... Asliye Hukuk Yargıçlığında görülmekte iken temyiz isteği sonucu halen Yargıtay’da bulunan davacısı..., ... olan, davalısı ... olan ecrimisil davasından davacıların feragat edeceği bu dava nedeniyle, takdir edilen 2.320,00 TL avukatlık ücretlerinin asiller tarafından karşı taraf vekillerine ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Karar düzeltme aşamasında, davacılar vekili 29.11.2013 tarihli dilekçesi ile davadan ve karar düzeltme talebinden vazgeçtiklerine dair beyanda bulunmuştur. Davacılardan...’ın Av....’ı vekil tayin ettiği vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi de yer almaktadır.
Hâl böyle olunca miras taksim sözleşmesinin değinilen maddesinin mahkemece değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda bir karar verilmesi, ancak her halukarda ... vekilinin feragat yetkisi olduğu gözetilerek ... bakımından feragat nedeni ile davanın reddedilmesi, dosya içerisinde ... adına vekile verilen yetki belgesi bulunup, vekaletname bulunmadığından, ...’ın yetki belgesine dayanak olarak verdiği vekâlet getirtilerek vekaletnamesinde vekile ferâgat yetkisi verip vermediğinin belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daha önceki bozma ilamında da değinildiği üzere, davacı davasında 6 adet taşınmaz için toplam 10.000 TL ecrimisil bedeli istemiş, davacılar 232, 1359, 1466, 350, 2069 parsel sayılı taşınmazlar için ecrimisil talebinden vazgeçtiklerini beyan etmiş olup, dairece de 231 ve 351 parsel sayılı taşınmazlar bakımından ecrimisile hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğuna göre, 231 ve 251 parsel sayılı taşınmazlar için davacıların hangi oranda ecrimisil istediği açıklattırılarak bu açıklamaya göre ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken bu hususun da göz ardı edilmesi de isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazları anılan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.