Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/3742
Karar No: 2020/1241
Karar Tarihi: 27.02.2020

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2019/3742 Esas 2020/1241 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2019/3742 E.  ,  2020/1241 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : Çorlu 1. İş Mahkemesi

    TÜRK MİLLETİ ADINA


    KARAR

    A)Dava dilekçesinde özetle;
    Davacı, 27/02/1986 tarihinde işe giriş bildirgesinin düzenlenerek Bağ-Kur"ca tescilinin yapıldığını, 27/11/2015 tarihinde ihya talebinde bulunduğunu, Kurumca 5510 sy. Yasanın 17. Maddesi hükümlerine göre durdurulmuş olan sigortalılık sürelerinin, Esnaf sicil ve Oda kayıtlarında kayıtlı göründüğü sürelerinde dikkate alınarak tamamı üzerinden 98.357,16 TL borç tahakkuku ettirilidiğini, 1995/11 sayılı genelgede belirtilen vergi kayıtlı olduğu sürelere göre hizmet süresinin belirlenmesi gerektiğini, toplam vergi kayıtlı olduğu sürenin 5 yılı geçmediğini, buna göre ihya bedelinin yapılandırma kapsamında ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
    B) Davalı cevabı :
    Davalı Kurum cevabında özetle;davanın reddini talep etmiştir.
    C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :
    Mahkemece yapılan yargılama ve inceme neticesinde;
    1- Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE; -Davalı kurum bila tarihli B.13.2.SGK.4.59.10.02/27.11.2015-954282 sayılı işlemin İPTALİ İLE,
    -Davacının 1479 sayılı yasa kapsamında 910 günlük sigortasının bulunduğunun, durdurulma işleminin 5510 sayılı yasa 63. Maddesine uygun olduğunun ve durdurulan sürenin 5510 sayılı yasa 80. Maddesine göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden ihya edilebileceğinin TESPİTİNE,
    -Davacının söz konusu prim borçlarının yapılandırma kapsamında olduğunun tespitine yönelik talebinin esastan REDDİNE, karar verilmiştir.
    D) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
    Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak ;davacının 1479 sy. K. Kapsamında vergi mükellefiyetine dayalı 910 günlük sigortalılık süresinin bulunduğunun, yaptığı esnaflık mesleğinin 193 sy. Gelir vergisi kanunu uyarınca vergiden muaf olmadığından vergi mükellefiyetinin sona erme tarihlerinden sonra devam etmiş görünen oda-dernek ve sicil kayıtlarının yasaca aranan usulüne uygunluk niteliğinde bulunmamış olması nedeniyle Oda ve sicil kayıtlarında görülen diğer sürelerde davacının 1479 sy. K. Kapsamında sigortalı sayılmasını gerektirmediği, kurumca durdurulmuş sayılan sigortalılık süresinin 910 günlük olabileceğine ve durdurulma işleminin 5510 sy. Yasanın geçici 63. Maddesine uygun olduğu, durdurulan sürenin 5510 sy. K. 80. Maddesine göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden ihya edilebileceğinin belirtildiği, dosya kapsamına ve mahkemenin gerekçesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, Çorlu 1. İş Mahkemesi"nin 10/11/2017 tarihli, 2016/742 Esas - 2017/399 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.
    E)Temyiz:
    SGK Temyiz dilekçesinde özetle; davacının 1479 sayılı yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, zorunlu sigortalılığın 5510 sayılı yasaya göre “ zorunlu değildir” denilmesinin mümkün olamayacağını,bunun emredici hükümlere aykırı olduğunu belirterek verilen kararı temyiz etmiştir.
    F)Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
    Davacı, toplam vergi kayıt süresinin 5 yılı geçmediğini, bu sürelerin ihya kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, aksi yöndeki kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
    Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, Bağ-Kur’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Davacının; 1.3.1986 - 17.7.1986 tarihleri arası vergi kaydı, 1.7.1998 - 15.4.1999 tarihleri arası vergi kaydı, 21.2.2000 - 29.6.2001 tarihleri arasında vergi kaydı, 2.10.2000 - 30.4.2008 tarihleri arası sebze oda kaydı, 27.2.1986 - 31.5.2013 tarihleri arası tekel esnaf oda kaydı, 28.2.1986 - 18.12.2015 tarihleri arası esnaf sicil kaydının bulunduğu,27/11/2015 tarihli dilekçesi ile ihya yapılandırma talebinde bulunduğu, Kurumca 5510 sy. Yasanın 17. Maddesi hükümlerine göre durdurulmuş olan sigortalılık sürelerinin, Esnaf sicil ve Oda kayıtlarında kayıtlı göründüğü sürelerinde dikkate alınarak tamamı üzerinden 98.357,16 TL borç tahakkuku yapıldığı, fazla borç çıkarıldığı gerekçesiyle borcunu ödemediği anlaşılmaktadır.
    5510 SK"nun geçici 17.maddesine göre, sigortalılığı durdurulan sigortalı veya hak sahipleri durdurulan sigortalılık süresini, cari primler üzerinden hesaplanacak prim borcunu tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde ödeyerek sigortalılık elde edebilirler. Ancak yasa hükmünden de anlaşılacağı gibi, kısmi ödeme ile kısmi hizmet elde edilmesi mümkün değildir.
    Somut olayda, her ne kadar davacının gayesi prim borcunun yaşlılık aylığına yetecek sigortalılık süresine karşılık gelen kısmını ödeyip geçici 17.maddeden yararlanarak sigortalılığı sona erdirmek olsa da, geçici 17.maddenin kısmi ihyaya imkan vermediği, davacının prim borcunun tamamını ödeyerek geçici 17.maddeden yararlanabileceği, borcun bir kısmını ödeyerek sigortalılık kazanmasının mümkün olmadığından mahkemece bu taleplere yönelik verilen kararları hatalıdır.
    Yapılacak iş; dosya kapsamından anlaşıldığına göre davacının 6111 sayılı yasadan yararlanmasına dair Kurum tarafından ihtilaf çıkarılmadığı, davacının borcunu ödemeyerek ihtilaf çıkarması nedeniyle, Kuruma davacının 6111 sayılı yasadan yararlanmasının kabul edilip edilmediği ve borcu sorularak, Kurumun kabul etmesi halinde, gerektiği takdirde davacıya borcunu ödemesi için süre vererek, hukuki ihtilaf bulunmadığı göz önüne alınarak bu kapsamda değerlendirmekten ibarettir.
    O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı ORTADAN KALDIRILMASI, ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.
    G)Sonuç :Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi