20. Hukuk Dairesi 2017/8287 E. , 2020/1230 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve .... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli ... köyü 648 parsel sayılı taşınmaz ..., ... ve arkadaşları adına tapuda kayıtlı iken, Hazine tarafından çekişmeli yerin kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığı iddiası ile, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/ 854 Esas sayılı dosyasında dava açılmış, mahkemece, dava kabul edilerek kişiler adına olan tapu iptal edilip Hazine adına tescil edilmiştir. Yörede 2010 yılında 3402 sayılı Kanunun 5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen Ek 4. maddesine göre yapılan kadastroda, Kurna köyü 176 ada 13 parsel sayılı 10790 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliğinde Hazine adına tesbit edilmiştir. Tutanağın beyanlar hanesinde "İş bu taşınmaz bahçe olarak 2000 yılından beri ... evladı ... ve ... Evladı ... ve ... evladı ... ve ... evladı ...’in fiili kullanımındadır. 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şeklinde şerh bulunmaktadır.
Davacılar çekişmeli 176 ada 13 parselin eski 648 parsel iken Hazine adına tescil edilen yer olduğu, bu yerin tapuda adlarına kayıtlı olduğu dönemde ve Hazine adına tescil edildiği dönemde dahi kendileri zilyetliğinde bulunduğu, davalı gerçek kişiler lehine yersiz olarak şerh konulduğunu ileri sürerek bu kişiler adına olan şerhin iptali ve adlarına şerh verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilip davalılarla ilgili kullanım şerhi iptal edilerek davacılar Hilmi ve ...’in fiili kullanımında olduğunun tesbitine karar verilmiştir. Karar, davalı kişilerce temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20/12/2012 tarihli ve 2012/5928 - 14736 E.K. sayılı kararıyla sair yönleri incelenmeksizin aşağıda değinilen nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “6831 sayılı Orman Yasasının 1744 sayılı Yasa ile değişik 2, 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle
Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa ”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Yasayla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasa ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Yasanın bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davlardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi, 2 yıl içinde davacılar tarafından başvuru olmaması halinde işin esasının incelenmesi hususunun düşünülmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir” denilmektedir.
Bozma kararından sonra davacıları ... ve 284 arkadaşı olan 2016/84 Esas sayılı dosya eldeki dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra birleşen dosya (2016/84 Esas) davacıları ... ve diğerlerinin davasının feragatten reddine, davacılar ... ve ...’in davasının kabulüne, ... köyü 176 ada 13 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan " ... 2000 yılından beri ... evladı ... ve ... evladı ... ve ... evladı ... ve ... evladı ..."in fiili kullanımındadır" şeklindeki şerhin iptali ile beyanlar hanesine "... ve ..."in fiili kullanımındadır." şeklinde şerhine K.K. Ek-4 e göre Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, mülkiyetin iadesine yönelik taleplerin, ilgililer tarafından Milli Emlak Müdürlüğünce yapılmasına karar verilmiş; hüküm davalılardan ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun Ek- 4. maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince 1942 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 sayılı Kanun gereğince 2. madde, 2896 sayılı Kanun gereğince 2/B uygulamaları yapılmış; son olarak da 1988 yılında 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamaları yapılmış; 27/02/1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 09/03/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.