17. Ceza Dairesi 2019/3835 E. , 2019/16689 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süreleri ve kararların nitelikleri ile suçların tarihlerine göre dosya görüşüldü:
1-Mağdurlar ..., ... ‘a yönelik konut dokunulmazlığının ihali suçları ile müşteki ...’a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm açısından yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında, suç tarihlerinin 15.08.2013, 01.10.2013, 21.09.2013, 12.08.2013 ve 15.08.2013 tarihinden yaklaşık 15 gün önce belli olmayan zaman dilimi yerine 15.08.2013, 01.08.2013, 13.08.2013, 21.09.2013, 01.10.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanık hakkında verilen sonuç cezaların adli para cezaları olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanamayacağı ve bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısı’nın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışından usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2-Mağdur ..."a yönelik hırsızlık, mala zarar verme, mağdur ...‘a yönelik hırsızlık, müşteki ...’a yönelik hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihali suçlarından verilen hükümler açısından yapılan incelemede;
Oluş ve dosya kapsam içeriğine göre müşteki ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nun 145. maddesi yönünde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında, suç tarihlerinin 15.08.2013, 01.10.2013, 21.09.2013, 12.08.2013 ve 15.08.2013 tarihinden yaklaşık 15 gün önce belli olmayan zaman dilimi yerine 15.08.2013, 01.08.2013, 13.08.2013, 21.09.2013, 01.10.2013 olarak yazılması,
2-Mağdur ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hüküm açısından, 5237 sayılı TCK"nun 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK"nun 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, "...daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" görüşünün, TCK"nun 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. TCK"nun 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK"nun 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK"nun 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri”de dikkate alınmalıdır. TCK"nun 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; sanığın, ikametten 80,00 TL para çaldığının anlaşılması karşısında: sanık hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibarıyla ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması karşısında 5237 sayılı TCK"nun 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Müşteki ..."e yönelik kurulan hükümler açısından, müşteki ..."e yönelik 12.08.2013 tarihinde hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının işlendiği, ayrıca sanığın 15.08.2013 tarihli beyanından anlaşıldığı üzere beyanı alındığı tarihten yaklaşık 15 gün önce yine aynı müştekiye yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediğinin anlaşılması karşısında, tek hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükümler kurulmak suretiyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı iki kere hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükümler kurulması,
4-Mağdur ... ve ... hakkında hırsızlık suçu ile mağdur ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler açısından,mahkemece hükümler kurulurken kovuşturma başlamadan önce zarar giderimi gerçekleştiğinin kabulü ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığının belirtildiği, ancak 168/1. maddesi ile uygulama yapılırken 1/3 oranında indirim yapıldığı,oluş ve dosya kapsam içeriğine göre mağdur ..., müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçlarından ve mağdur ...’a yönelik mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından, zarar gideriminin soruşturma aşamasında gerçekleştiğinden 5237 sayılı TCK’nun 168/1. maddesine göre, indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, tüm suçlar yönünden 5237 sayılı TCK’nun 168/1. maddesi gereğince 1/3 indirim yapılması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.03.2016 tarih, 2015/2-832 Esas ve 2016/102 Karar sayılı ilamı ile "Mağdur ve katılanın zararı soruşturma aşamasında giderildiğinden ceza adaletinin sağlanması, hak ve nesafet kuralları ve TCK"nun 168. maddesinde belirtilen indirim oranları gözetilerek mahkemece sanıkların cezasının 1/2 oranından daha fazla olmak koşuluyla indirilmesi gerekirken, 1/2 oranında indirim yapılması isabetsizdir" şeklindeki kabulü ve ayrıca 5237 sayılı TCK"nun 168. maddesinin 1. fıkrasında etkin pişmanlık nedeniyle 2/3 oranına kadar indirim yapılacağı ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise indirim oranının 1/2 olarak öngörüldüğünün anlaşılması karşısında; sanık hakkında hırsızlık suçundan belirlenen temel cezalar üzerinden indirimler yapılırken 1/2 oranından daha fazla oranda indirimlerin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Mağdur ...’a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hüküm açısından, kararın gerekçesinde; suçun işleniş şekli, sanığın suç sonrası karşı tarafın zararını giderme yönündeki tutumları ve pişmanlığı dikkate alınarak şartları oluşan kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrildiği belirtilmesine rağmen sanığın mağdur ..."a karşı işlemiş olduğu mala zarar verme suçundan dolayı verilen 4 ay 13 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi,
6-Mağdurlar ...’a yönelik hırsızlık.mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler,mağdur ... ve müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümler açısından, T.C. Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararının kapsam ve içerik itibarıyla yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.