23. Hukuk Dairesi 2016/5828 E. , 2020/370 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan ... Varlık Yönetim A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Şikayetçi vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satıldığını, Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün 2011/10986 E sayılı takip dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde ilk 3 sırada yer alan alacaklılara pay ayrıldığını, bu alacaklıların hacizlerinin süresinde satış istenmediği için düştüğünü ileri sürerek haczi düşen alacaklıların sıra cetvelinden çıkarılarak ayrılan payın müvekkili bankanın alacaklı olduğu dosyaya ödenmesini talep ve şikayet etmiştir.
Şikayet olunanlar vekilleri, hacizlerinin düşmediğini süresinde satış talebinde bulunup, satış avansı yatırdıklarını savunarak şikayetin reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sıra cetvelinde ilk 3 sırada yer verilen Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün (Kartal 5. İcra Müdürlüğü) 2008/7623 E sayılı takip dosyasındaki haciz ile İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2008/26443 E sayılı dosyasındaki haczin yasal süresinde satış talebinde bulunulup satış avansı yatırılmaması nedeniyle düştüğü, bu nedenle bu iki icra dosyasının sıra cetvelinde yer almaması gerektiği, İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2008/22920 E sayılı dosyasında ise haczin devam ettiği ve geçerli olduğu, bu dosya açısından şikayetçi talebinin yasal dayanağı bulunmadığı, bu nedenle davanın kısmen kabulü ile Bakırköy 15 İcra Müdürlüğünün 2011/10986 Esas sayılı takip dosyasından hazırlanan 26.09.2013 tarihli sıra cetvelinde İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün (Kartal 5. İcra Müdürlüğü) 2008/7623 E sayılı takip dosyası ile İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2008/26443 E sayılı dosyalarının sıra cetvelinde yer almaması gerektiğinden sıra cetvelinin iptali ile icra müdürlüğünce yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar vermiştir.
Kararı, şikayet olunan ... Varlık Yönetim A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Şikayet, sıra cetvelindeki sıraya ilişkindir.
Hukuki yarar dava şartıdır. Sıra cetveline yönelik itirazda bulunma yetkisi, bu itiraz üzerine düzenlenecek yeni sıra cetveline girme hakkı bulunan alacaklılara tanınmıştır. Şikayetçi 9. sırada olup ilk üç sıradaki alacaklıların sırasına itiraz etmiştir. Şikayetçinin dava açabilmesi için kendisine para düşen ilk 3 sıranın dışında, kendi sırası olan 9. sıraya kadarhacizleri ayakta olan alacaklılara pay verilmesi halinde şikayetçiye para kalıp kalmayacağı belirlenerek bu davada hukuki yararın bulunup bulunmadığının tespiti gerekir. Bu durumda mahkemece, şikayetçinin, şikayet olunanlar hakkında şikayette bulunmasında hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2- Bozma nedenine göre şikayet olunan ... Varlık Yönetim A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre şikayet olunan ... Varlık Yönetim A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.01.2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usûl işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakka, usûlî kazanılmış hak denir. Usûlî kazanılmış hak, "kamu düzeni" ve "davaların uzamaması" için kabul edilip gelişmiş ve İçtihadı Birleştirme Kararları ile uygulanması hukuk sistemimizde yerini almıştır. Usûlî müktesep hak ağırlıklı olarak kamu düzeni amacıyla kabul edilmiştir.
Aleyhe bozma yasağı ise, yargılamaya hâkim olan ilkelerden "taleple bağlılık" ilkesinin (HMK.m.26) doğal bir sonucudur. Kanun yoluna başvurmayan tarafın verilen hükmü zımnen onayladığı kabul edilir. Taraflardan sadece birisi kanun yoluna başvurursa inceleme sadece onun lehine ve ileri sürdüğü sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Bu inceleme sonunda kanun yoluna başvuran tarafın aleyhine karar verilecek veya bozulacak hususlar tespit edilse bile, karar onun aleyhine bozulmayacaktır. Bu şekilde karar vermek aynı zamanda hukukî güvenliğin de bir gereğidir. Bir başka değişle, aleyhe bozma yasağı; kanun yolu incelemesi yapan mahkemenin, bir önceki derecede verilmiş kararı, kanun yoluna başvuran tarafın daha aleyhine olacak şekilde bozmaması, kaldırmaması veya değiştirmemesi olarak tanımlanabilir. Kanun yoluna başvuran tarafın menfaatleri dikkate alındığında, kanun yolunda verilen kararın onun için daha olumsuz bir sonuç doğurması durumunda, geniş anlamda aleyhe bozmadan söz etmek mümkündür. Böyle bir sonuç, kanun yoluna sadece bir tarafın başvurmuş olması halinde, taleple bağlılık ilkesi (m. 26) çerçevesinde kabul edilemez.
Nitekim Dairemiz bir kararında; özetle, "Alacaklı, ilk düzenlenen sıra cetvelinde kendisine pay ayrılmamasına rağmen sıra cetveline yönelik şikâyet/itiraz başvurusunda bulunmamışsa bu sıra cetveli kendisi yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle, artık yeni düzenlenen ikinci sıra cetveline girme hakkı olmadığından, ikinci sıra cetveline yönelik şikayetinde hukuki yararı da bulunmamaktadır. (23.HD., 18.03.2016.T.2015/6850; 1713) denilmiştir.
Somut olayda; Müşteki Banka vekili, borçluya ait taşınmaz tapu kaydına haciz koyduğunu, icra dairesince yapılan 26.09.2013 tarihli sıra cetvelinde 9. Sırada yer verildiğini, ilk iki sırada yer verilen ... AŞ ile ... Katılım Bankası AŞ(temlik alan ... AŞ) ye pay ayrıldığını, ... katılım Bankasının 2008/26443 esas sayılı dosyasının kesinleşmediğini keza ... AŞ nin alacaklı olduğu dosyalarda haczin düştüğünü belirterek bu kişilerin sıra cetvelinden çıkarılarak kendisine pay ayrılmasını talep etmiştir.
Yerel mahkeme, ... AŞ nin alacaklı olduğu iki dosyadan biri olan 2008/7623 esas sayılı dosyadaki haciz ile ... Katılım Bankasının alacaklı olduğu 2008/26443 esas sayılı dosyadaki haczin düştüğünü buna göre yeniden sıra cetveli yapılması gerektiğini belirterek sıra cetvelinin iptaline karar vermiştir.
Kararı, ... Katılım Bankasından temlik alan ... AŞ temyiz etmiştir. Dairemizin Sayın çoğunluğu, müştekinin sıra cetvelinde 9. sırada olduğunu iddialarının gerçek olması halinde kendi sırasının üstünde olan (4.,5.,6.,7.ve 8.) sıralara pay verilmesi halinde şikayetçiye para kalıp kalmayacağı belirlenerek şikayette hukuki yararının bulunup bulunmadığı tespit edilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir.
Çoğunluk kararının gerekçesine katılmamız mümkün değildir. Şöyle ki; Öncelikle, şu hususu belirtmemizde fayda vardır. Usuli kazanılmış hak ve aleyhe bozma yasağı ilkeleri genel mahkemelerde görülen davalar ve bu kararların incelendiği kanun yollarında geçerli olduğu gibi, icra mahkemeleri ve bu mahkeme kararlarının tabi olduğu kanun yollarında da geçerlidir.
İcra dairesinin yapmış olduğu sıra cetvelinde kendilerine pay ayrılmayan (4.,5.,6.,7.ve 8.) sırada yer alan icra dosya alacaklıları, pay ayrılmama durumunu kabullenerek icra mahkemesinde şikayet yoluna gitmediklerine göre, sıra cetveline konu paradan pay alma taleplerinin bulunmadığı kabul edilmelidir. Sıra cetvelinde pay ayrılmayan ve bu durumu şikâyet konusu yapmayan alacaklılar, bu davranışlarıyla, sıra cetvelinde pay ayrılan ve kendilerinden sonra yer verilen ancak pay ayrılmayan müşteki/alacaklı lehine usuli kazanılmış hak doğmasına sebebiyet vermişlerdir. Zira, sıra cetvelinde 4,5,6,7,ve 8. sırada bulunanların sıra cetveline yönelik şikayette bulunmayarak “pay almak istemedikleri veya paranın ilk üç sıraya verilmesine razı olduklarını” zımni olarak kabul etmişlerdir. Bu durumda dokuzuncu sıranın üstündeki 4.,5.,6.,7.,ve 8.sıradaki alacaklılar şikayet yoluna gitmediklerine göre “taleple bağlılık” ve “usuli kazanılmış hak” ilkeleri gereğince yeniden yapılacak sıra cetvelinde artık yer alamayacaklardır. Dolayısıyla, müştekinin sıra cetvelinde pay ayrılan ilk üç sıra alacaklılarının geçerli hacizlerinin bulunmadığı ve kendisine pay ayrılması gerektiği konusunda şikâyet hakkı doğmuştur.
Bu nedenle, bozma gerekçesi, “müştekinin iddiaları doğrultusunda, hacizlerin geçerli olup olmadığı ve düşüp düşmediği noktasında inceleme yapılarak ve sıra cetvelinde 4,5,6,7,ve 8. sırada yer verilen dosya alacaklılarına pay ayrılmadan yeniden sıra cetveli düzenlenmesi…” şeklinde olması gerekirken; Sayın çoğunluğun bozma gerekçesinde “ sıra cetvelinde müştekinin üstünde yer alan alacaklılara pay verilmesi halinde şikayetçiye para kalıp kalmayacağı belirlenerek ve şikayette hukuki yararının bulunup bulunmadığının tespit edilerek karar verilmesi..” yönündeki gerekçesi “taleple bağlılık” ve müşteki lehine oluşan “usuli kazanılmış hak” ilkelerine aykırılık oluşturacağından bozma gerekçesine muhalifiz.