Abaküs Yazılım
17. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/12985
Karar No: 2019/16840

Hırsızlık - Mala zarar verme - Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2019/12985 Esas 2019/16840 Karar Sayılı İlamı

17. Ceza Dairesi         2019/12985 E.  ,  2019/16840 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEME KARARI : Gaziantep 3. Çocuk Mahkemesi"nin 17/01/2019 Tarih,
    HÜKÜM : Mahkumiyet
    SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar verme


    Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından yapılan yargılama sonucunda verilen mahkumiyet hükümlerinin suça sürüklenen çocuklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 26/06/2018 tarih, 2018/1992 Esas ve 2018/9407 Karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükümlerin bozulmasına ve lehe bozmanın suça sürüklenen çocuk ...’ye de sirayetine dair verilen karar üzerine, suça sürüklenen çocukların 142/1-a, 31/3, 62; 152/1-a, 31/3, 62 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına dair Gaziantep 3. Çocuk Mahkemesinin 17/01/2019 tarih, 2018/458 Esas ve 2019/27 Karar sayılı kararına ilişkin katılan vekilinin temyizi üzerine;
    Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 26/09/2019 Tarih, 2019/8495 Esas ve 2016/11746 Karar sayılı kararı ile;
    Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
    Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde,
    Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    1-Bozma öncesi 21.11.2014 tarihli hükümde suça sürüklenen çocuklar hakkında 6 ay 20 gün süreyle ilde düzenlenen spor müsabakalarına seyirci olarak gitmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verildiği halde, bozma sonrası kurulan hükümde hakkında hükmolunan hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle CMUK"nun 326/son maddesine aykırılık oluşturulması,
    2-Önceki hüküm suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından temyiz edilmiş olduğundan lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkarılarak "Suça sürüklenen çocuklar hakkında lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına, bozma öncesi yargılama giderlerinden her bir suça sürüklenen çocuktan, sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin ise payları oranında tahsili ile Hazineye irat kaydına" cümlelerinin yazılması ve kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlerden "5237 sayılı TCK"nun 50/3. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olduğu, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 2018/1992 Esas 2018/9407 Karar sayılı ilamında göz önüne alınarak suça sürüklenen çocuğun cezası ile orantılı ve ıslah edici olduğu, 5237 sayılı TCK"nun 52/2. maddesi gereğince paranın satın alma gücü, suça sürüklenen çocuğun şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasının beher günü takdiren 20.00 TL"den hesaplanarak 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," cümleleri çıkarılarak yerine "Sürüklenen çocuğun yaşı göz önüne alındığında cezanın miktarı, kısa süreli hapis cezası olması, suçun işlenmesindeki özellikler ile suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki davranışları ve hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu göz önüne alınarak suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın 5237 sayılı TCK"nun 50/1-d. maddesi uyarınca takdiren 6 ay 20 gün süreyle ilimizde düzenlenen spor müsabakalarına seyirci olarak gitmekten yasaklanmasına seçenek yaptırımına çevrilmesine", cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmiştir.
    İTİRAZ NEDENLERİ:
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.11.2019 Tarih ve 2019/35590 sayılı yazısı ile;
    ANLATIM VE TALEP:
    “Sanıklar ... ve ... hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/10/2012 tarihli iddianamesiyle hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda aynı yer 3.Çocuk Mahkemesinin 17/01/2019 tarih ve 2018/458 esas, 2019/27 karar sayılı hükmüyle sanıkların mahkumiyetine karar verilip bu mahkumiyet hükmü sanıklar müdafiileri tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş,Yargıtay 17.Ceza Dairesinin 26/06/2018 tarihli, 2018/1992 esas, 2018/9407 karar sayılı ilamıyla bu hüküm sanık ... lehine bozulmuş ve hükmün son kısmında bu bozmadan CMK.325.maddesi uyarınca hükme yönelik temyizi süreden reddedilen ..."nin de de yararlandırılmasına karar verilmiştir.Bu bozmadan sonra yapılan yargılama üzerine sanıkların tekrar mahkumiyetine karar verilmiş ve bu mahkumiyet hükmü bu kez de daha önceki hükmü temyiz etmeyen katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Başsavcılığımıza intikal etmiş ve tebliğname ile dosya Yüksek 17.Ceza Dairesine gönderilmiştir.
    Dosyanın tevdi edildiği Yüksek 17.Ceza Dairesi, 26/09/2019 gün, 2019/8495 esas, 2019/11746 Karar sayılı ilamıyla;
    " ...Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde,
    Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak;
    1-Bozma öncesi 21.11.2014 tarihli hükümde suça sürüklenen çocuklar hakkında 6 ay 20 gün süreyle ilde düzenlenen spor müsabakalarına seyirci olarak gitmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verildiği halde, bozma sonrası kurulan hükümde hakkında hükmolunan hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle CMUK"nun 326/son maddesine aykırılık oluşturulması,
    2-Önceki hüküm suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından temyiz edilmiş olduğundan lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkarılarak "Suça sürüklenen çocuklar hakkında lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına, bozma öncesi yargılama giderlerinden her bir suça sürüklenen çocuktan, sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin ise payları oranında tahsili ile Hazineye irat kaydına" cümlelerinin yazılması ve kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlerden "5237 sayılı TCK"nun 50/3. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olduğu, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 2018/1992 Esas 2018/9407 Karar sayılı ilamında göz önüne alınarak suça sürüklenen çocuğun cezası ile orantılı ve ıslah edici olduğu, 5237 sayılı TCK"nun 52/2. maddesi gereğince paranın satın alma gücü, suça sürüklenen çocuğun şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasının beher günü takdiren 20.00 TL"den hesaplanarak 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," cümleleri çıkarılarak yerine "Sürüklenen çocuğun yaşı göz önüne alındığında cezanın miktarı, kısa süreli hapis cezası olması, suçun işlenmesindeki özellikler ile suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki davranışları ve hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu göz önüne alınarak suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın 5237 sayılı TCK"nun 50/1-d. maddesi uyarınca takdiren 6 ay 20 gün süreyle ilimizde düzenlenen spor müsabakalarına seyirci olarak gitmekten yasaklanmasına seçenek yaptırımına çevrilmesine", cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ..." sanık ... hakkındaki hüküm yönünden oy çokluğuyla karar vermiştir.
    Başsavcılığımıza intikal eden ilam üzerinde yapılan inceleme sonucunda sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden temyiz talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle itiraz zorunluluğu doğmuş bulunduğu" belirtilmiştir.
    İTİRAZ NEDENLERİ:
    " İtiraza konu olayda Başsavcılığımız ile Yüksek 17.Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık, hakkında verilen önceki mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi reddedilen ancak diğer sanık temyizi üzerine bozmadan yararlandırılan sanığın hakkında yeniden yapılan yargılama sonucunda kurulan hükmü, ilk hükmü temyiz etmeyen katılan vekilinin temyize hak ve yetkisi bulunup bulunmadığı,dolayısıyla bu sanık yönünden hükmün esastan incelenip incelenemeyeceği hususuna ilişkin bulunmaktadır.
    Yargılamaya ve itiraza konu somut olay incelendiğinde; sanıkların suç tarihinde birlikte hareket ederek olay gününde, katılan kuruma bağlı Gazi Ana Okulu binasının giriş kapısı üzerindeki camı kırarak içeriye girip monteli bulunan üç adet kamerayı çaldıkları ve daha sonra bu kameraları sattıklarının tesbiti üzerine kamu davası açıldığı ve haklarında kurulan 24/11/2014 tarihli mahkumiyet hükmünün sanıklar...ve ... müdafiileri tarafından temyiz edildiği ancak sanık ... müdafiinin temyizinin, Yüksek 17.Ceza Dairesi"nin 26/06/2018 tarihli kararıyla süre yönünden reddedildiği, ... hakkında temyiz incelemesi yapıldıktan sonra da lehe bozmanın bu sanığa da sirayetine karar verildiği anlaşılmaktadır. Sirayet üzerine mahallinde yeniden yapılan yargılama sonrasında kurulan yeni mahkumiyet hükmünün ise iki sanık yönünden de katılan kurum vekili temyiz etmiş bulunmaktadır.
    Katılan kurum vekilinin sirayetten istifadesine karar verilerek hakkında yeniden hüküm kurulan sanık ... yönünden yeniden kurulan hükümleri katılan vekilinin temyize hakkı bulunup bulunmadığı konusu irdelendiğinde; Yüksek Dairenin iki Sayın Üyesinin muhalefet şerhinde de belirtildiği şekilde, sirayetten istifade ettirilerek yeni kurulan hükmü sanığın ve katılanın temyiz hakkı bulunmamaktadır.1412 sayılı CMUK"nın 325. maddesinde "Hüküm, cezanın tatbikinde kanuna muhalefet edilmesinden dolayı sanık lehine bozulmuşsa ve bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunmamış olan sanıklara da tatbiki kabil olursa bu sanıklar dahi temyiz talebinde bulunmuşcasına hükmün bozulmasından istifade ederler" hükmü öngörülmüştür.
    Bozma ilamında hükmü temyiz etmeyen sanıkların da yararlanmasının Yargıtay kararında belirtilmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi şartlarını içeren bir bozmanın kendiliğinden, herhangi bir hükme gerek kalmaksızın temyiz etmeyene de sirayeti yasa gereğidir ve Mahkeme tarafından bu hususun dikkate alınması gerekir. Yargıtay"ın bozma kararında, bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanığın yararlanması gerektiğinin belirtilmemesi bir eksiklik ya da yasaya aykırılık da olmadığından, bu konuda herhangi bir yasa yoluna da gidilemez. Ayrıca, sirayetin kabul edilebilmesi için bozma kararına uyulması zorunlu olup aksinin kabulü, kanun yoluna başvuran için kabul edilmeyen bir bozma nedeninin, başvurmayan sanık lehine kabulü gibi çelişkili bir sonuç ve uygulamaya neden olur ki bu da hükmün konuluş amacına aykırı olur. Benzer düzenlemeleri içeren 5271 sayılı CMK"nun "hükmün bozulmasının diğer sanıklara etkisi" başlıklı 306. maddesi de; "Hüküm, sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar" biçiminde düzenlenmiş olup, bu hüküm, kararı temyiz etmeyen ya da temyiz istemi mahkemece reddedilen sanıkların, temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini ortadan kaldırmak amacıyla kanuna konulmuş, bu suretle temyiz edenler lehine oluşabilecek durumdan temyiz etmeyenlerin de yararlanması sağlanmıştır. Bozmanın sirayetinde yerel mahkeme hükmü, temyiz etmeyen sanık yönünden bozulmamakta sadece anılan yasal düzenlemeler uyarınca sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Bu sebeple yeniden kurulan hükmün temyiz edilmesine yerleşik uygulamalar ve yasal düzenlemeler karşısında yasal olanak bulunmamaktadır. Nitekim,Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun istikrar bulmuş uygulamaları da bu yöndedir ve sirayetten istifade eden sanık hakkında yeniden kurulan hükmü, sanığın temyiz etme hakkı bulunmadığının kabulü karşısında, katılan vekilinin aynı mahiyetteki hükmü temyiz hakkının bulunduğunu kabule yasal imkan bulunmamaktadır.
    Bu sebeplerle; sanık ... hakkında kurulan yeni hükme yönelik temyiz isteminin reddi yerine esastan inceleme yapılarak düzeltilerek onanması kararına karşı itiraz zorunluluğu doğmuş bulunduğu” belirtilmiştir.
    SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan gerekçelerle;
    "Yüksek 17.Ceza Dairesinin 26/09/2019 günlü, 2019/8495 esas, 2019/11746 Karar sayılı sanık ... hakkında düzeltilerek onama kararının kaldırılarak, Gaziantep 3.Çocuk Mahkemesinin 17/01/2019 tarihli, 2018/458 esas, 2019/27 karar sayılı hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin suça sürüklenen çocuk ... yönünden REDDİNE karar verilmesi, itiraz kabul edilmediği takdirde dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere Yüksek Ceza Genel Kurulu Başkanlığına tevdii itirazen saygıyla arz ve talep olunur. ” şeklinde istemde bulunulması üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
    İTİRAZIN KAPSAMI;
    Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin süre yönünden reddine ve lehe bozmanın suça sürüklenen çocuk ...’ye de sirayet ettirilmesine karar verildikten sonra bozmaya uyularak verilen hükmü, katılan vekilinin suça sürüklenen çocuk ... yönünden temyiz edemeyeceği gerekçesi ile katılan vekilinin temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen hüküm yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden düzeltilerek onama kararının kaldırılması talep edilmiştir.
    KARAR;
    Birlikte işlenen suçlarda suçun sübutu ya da nitelemesi yönünden sanıkların aleyhine olarak ancak iddianameye uygun, duruşma savcısının mütalaasına uygun, Cumhuriyet savcısının katılmadığı dosyada temyiz edip etmediği yönünden inceleyen Cumhuriyet savcısının düşüncesine uygun ve katılanın iddia ve taleplerini karşılayan bir kararın verilmesi sebebi ile temyiz etmemeleri halinde bu kararın, bir kısım sanıkların temyizleri üzerine incelenerek, incelenen sanıklar yönünden lehe bozulduğunda CMK 306 maddesi gereği temyizen incelenmeyen sanıklara da sirayet ettirilmesi üzerine, hakkında bozma kararı verilenler yönünden verilecek kararda olduğu gibi sirayet üzerine verilecek kararı da bu kararı kendi talep, iddia ve düşüncelerine aykırı gören katılan ve Cumhuriyet savcılarının temyiz hakkını ortadan kaldıran bir yasal düzenleme bulunmaması karşısında temyizlerinin incelenmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Açıklanan nedenle, Dairemizin anılan kararında usul ve Yasa"ya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/11/2019 Tarih ve 2019/35590 sayılı itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE,
    Dairemizin 26.09.2019 Tarih, 2019/8495 Esas ve 2019/11746 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA YER OLMADIĞINA, itirazın incelenmesi için dosyanın 5271 sayılı CMK’nın 308/2. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 16.12.2019 gününde Daire üyeleri Sn. ... ve Sn. ..."ın katılan vekilinin suça sürüklenen çocuk ... aleyhine yaptığı temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde karşı oyları ile oy çokluğuyla karar verildi.






    MUHALEFET ŞERHİ


    Suça sürüklenen çocuklar hakkında, açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Gaziantep 3. Çocuk Mahkemesi tarafından, 24/11/2014 tarihli karar ile, hırsızlık suçundan, TCK"nın 142/1-a, 143. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiş, karar suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce 26/06/2018 tarihli karar ile, SSÇ ... müdafiinin temyiz isteminin reddine, olay saatinin gece vakti sayılamayacağı ve olayda TCK"nın 143. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığından, suça sürüklenen çocuklar ... hakkındaki hükmün bozulmasına, bozmanın yasal süresinde yapılmadığından temyiz istemi reddedilen suça sürüklenen çocuk ..."ye sirayetine karar verilmiştir.
    Bozma kararına uyan mahkeme tarafından, iş bu temyiz davasına konu 17/01/2019 tarih ve 2019/27 sayılı karar ile, suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki bozmanın sirayeti ile, suça sürüklenen çocuk ... hakkında TCK"nın 142/1-a, 31/3. maddeleri uygulanmak suretiyle ceza indirimi yapıldığı, bu kez kararın ilk hükmü temyiz etmeyen katılan vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemizce 26/09/2019 tarih ve 2019/11746 karar sayılı karar ile ve oyçokluğu ile, kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiği, bu karara Yargıtay C.Başsavcılığı tarafından, 06/11/2019 tarih ve 2019/35590 sayı ile itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
    İş bu temyiz davasında, sirayet gereği verilen kararın katılan vekili tarafından temyizinin olanaklı olup olmadığı hususunda, heyetimizde görüş ayrılığı oluşmuştur.
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kimi kararlarında da belirtildiği üzere, sirayet 1412 sayılı CMUK"nın 325., 5271 sayılı CMK"nın 306. maddelerinde düzenlenmiş olup, benzer hükümler içermektedir. Bu hükümler kararı temyiz etmeyen, ya da temyiz istemi reddedilen sanıkların, kararın lehe bozulması halinde, temyiz edenden daha ağır ceza ile cezalandırılmaları sonucu doğacak adaletsizliği ortadan kaldırmak, ceza adaletini sağlamak amacıyla kabul edilmiştir. Bozmanın sirayeti ile, yerel mahkeme hükmü, hükmü temyiz etmeyen, ya da temyiz istemi reddedilen sanık yönünden bozulmamakta, sadece sirayet ile ilgili yasal düzenlemeler uyarınca sanık lehe bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır.
    Bu durumda, katılan vekilinin, hakkındaki hüküm bozulmamış ve kesinleşmiş olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında, sirayet üzerine verilmiş olan kararı temyiz hakkının bulunmadığı ve katılan vekilinin bu suça sürüklenen çocuk açısından temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla Yargıtay C.Başsavcılığının, 06/11/2019 tarih ve 2019/35590 sayılı itirazının kabulü ile, suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki kararın düzeltilerek onanması kararının kaldırılarak, aleyhine olan temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun, itirazın reddi yönündeki görüşüne katılmıyoruz. 16/12/2019















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi