Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/11906
Karar No: 2016/5303
Karar Tarihi: 24.03.2016

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/11906 Esas 2016/5303 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, müvekkileri tarafından davalı ile yapılan ticari ilişki nedeniyle 1.000.000 TL limitli kefaletin bulunduğunu ve taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini belirterek, kefaletin iptaline ve ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. Ancak mahkeme, dava konusu ipotek resmi senedinde kefaletin teminatı olarak verilmediği için davanın reddine karar vermiştir. Temyize gidilen davada, kefalet sözleşmesine ilişkin şekil şartlarına ilişkin Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi ve eşlerden birinin kefil olabilmesine ilişkin 584. maddesi incelenmiştir. Mahkeme, davacının kefalete ilişkin rızasının bulunmadığı gerekçesiyle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve dolayısıyla davacının borçlu olmadığını tespit ederek hükmün bozulmasına karar vermiştir. Kararda yer alan kanun maddeleri; Türk Borçlar Kanunu'nun 583. ve 584. maddeleridir.
19. Hukuk Dairesi         2015/11906 E.  ,  2016/5303 K.
"İçtihat Metni"


MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2014
NUMARASI : 2013/480-2014/1152


Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacılar vekili, müvekkili ..."nin davalı ile dava dışı ... arasındaki ticari ilişki nedeniyle 1.000.000 TL limitli kefaletinin bulunduğunu, kefaletin teminatı olarakta taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, kefaletin geçerlilik koşulları oluşmadığından yok hükmünde olduğunu, müvekkili ..."nin eşi olan diğer müvekkilinin de kefalete muvafakatının bulunmadığını belirterek, kefaletin iptaline ve ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu ipotek resmi senedinde ipoteğin kefaletin teminatı olarak verilmediği, kefalet geçersiz kabul edilse dahi davacının vermiş olduğu ipotek nedeniyle ipotek hükümleri doğrultusunda borçlu olmaya devam edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı ..."nin müteselsil kefalete ilişkin hüküm de içeren, ipotek veren sıfatı ile imzaladığı 24.12.2012 tarihli ipotek akdinin kefalete ilişkin şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı yönünde toplanmaktadır.
Dava konusu kefalet hükmü de içeren ipotek akit tarihinde yürürlükte bulunan TBK"nun 583. maddesi ;
“Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir.
TBK"nun 584. maddesi ise;
“Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.” hükmünü içermektedir.
Belirtilen yasa hükümleri karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu 24.12.2012 tarihli ipotek akdi ile, davacı ..."nin taşınmazı üzerinde, davacının ortağı olduğu dava dışı ..."nin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını oluşturmak üzere davalı lehine ipotek tesis edildiği, resmi senedin 14. maddesinde, ipoteğin davacı ... tarafından müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla verildiğinin düzenlendiği, kefalet miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olunduğunun anılan davacılardan tarafından el yazısıyla yazılı olmadığı, davacılardan ..."nin diğer davacı ..."nin eşi olduğu, şirket ortağının şirket lehine imzalayacağı kefalet sözleşmesinde eşin rızasının gerekli olmadığına ilişkin TBK"nun 584/3. maddesinin 28.03.2013 tarihinde yürürlüğe girmesi, dava konusu ipoteğin ise bu yasal değişiklikten önce 24.12.2012 tarihinde tesis edilmiş olması nedeniyle, kefalet sözleşmesi niteliği de taşıyan ipotek akdinde davacı ..."nin kefalete ilişkin rızası bulunması gerekirken bulunmadığı da dosya içeriğiyle sabit olduğundan mahkemece, ipotek akdinde yer alan davacı ..."nin kefaletine ilişkin açıklamaların, TBK"nun 583. ve 584. maddelerinde yer alan kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşımadığı gözetilerek kefalet sözleşmesi nedeniyle davacı ..."nin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 24/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.





Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi