Taraflar arasındaki “ tazminat ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 18.İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.12.2011 gün ve 2010/116 E., 2011/1214 K. Sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili ve davalı OYK A.Ş. vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi’nin 26.06.2012 gün ve 2012/6278-12190 sayılı ilamı ile;
(...Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacıların tüm ,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacılar murisi Z.E."ın 19.01.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu öldüğü,olayda kazalı murisin % 20 oranında , davalı işverenliğin % 80 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
B.K"nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı çocuklar M. ve D.yararına hükmedilen 60.000.00-"ar-TL manevi tazminat ile davacı eş Z. yararına hükmedilen 80.000.00- TL manevi tazminatların fazla takdir edildiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davalı şirketin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...)
gerekçesi ile bozulmasına karar verilerek dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı OYK vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, iş kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin miras bırakanlarının davalılara ait iş yerinde iş kazası sonucu ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacılar lehine maddi tazminatın yanı sıra, davacı çocuklar M.ve D. yararına 60.000.00"ar-TL manevi tazminat ile davacı eş Z. yararına 80.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacılar vekili ve davalı OYK A.Ş. vekilince temyizi üzerine verilen, hüküm Özel Dairece başlık bölümüne metni aynen alınan gerekçe ile bozulmuş; Yerel Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Direnme kararını temyize davalı OYK vekili getirmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fazla olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içeriği ,toplanan delillere göre ve özellikle Özel Daire bozma ilamında belirtilen gerekçelerle, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen bozma ilamına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
S O N U Ç: Davalı OYK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"na eklenen "Geçici Madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 5521 sayılı Kanunun 8/son maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.