Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2012/11-1654
Karar No: 2013/837
Karar Tarihi: 14.06.2013

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012/11-1654 Esas 2013/837 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2012/11-1654 E.  ,  2013/837 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 16/06/2011
    NUMARASI : 2011/37-2011/115

    Taraflar arasındaki “marka hükümsüzlüğü” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 1. FSHH Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 17.04.2008 gün ve 2007/257 E., 2008/93 K sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 03.06.2010 gün ve 2008/11619 E., 2010/6339  K sayılı onama ilamına karşı karar düzeltme talep etmesi üzerine 03.12.2010 gün ve 12491/12431 E., K. sayılı ilamı ile;
    (...Davacı vekili, müvekkilinin İtalyan menşeli bir firma olup uzun yıllardır pilavlık pirinç ürün imalatı ile iştigal ettiğini, 2000 yılından beri Türkiye"de faaliyet gösterdiğini ve ürünleri üzerinde H.işaretini kullandığını, müvekkilinin tam H. şeklini İtalya"da 1973 yılında ve yarım horoz şeklini ise Danimarka"da  1985 yılında tescil ettirdiğini, anılan ibare üzerinde 556 sayılı KHK"nin 8/3 ve 8/5. maddeleri uyarınca öncelik ve telif hakkı sahipliği bulunduğunu, davalının kötüniyetli olarak tescil ettirdiği 1986/92015, 1991/130594, 130595, 130596 ve 130597 sayılı markalarda müvekkiline ait yarım horoz şeklinin kopyasının ve benzerinin kullanıldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, dava konusu markaların tescilinden itibaren 15 yılı aşkın süre geçtiği, davalının kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı, aradan geçen uzunca bir süre boyunca davalı kullanımına sessiz kalındıktan sonra dava açılmasının MK"nun 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanımı niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce onanmıştır.
    Davacı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
    2-Ancak, dava dilekçesinde dava konusu 1986/92015 sayılı markanın esaslı unsurlarından birisini oluşturan "yarım horoz şekli"nin davacı  tarafından 1982 yılından itibaren menşe ülke İtalya"da ve 1985 yılında Danimarka"da marka olarak tescil ettirilerek yaygın bir şekilde kullanılan grafik çizimin kopyası olduğu, söz konusu şeklin dava dışı İtalyan uyruklu sanatçı tarafından meydana getirilen bir güzel sanat eseri olup, eser üzerindeki mali hakların eser sahibi sanatçı tarafından davacıya devredildiği iddia edilerek, 556 sayılı KHK"nin 8/5 ve 42/1-(b) maddesine dayalı olarak da hükümsüzlüğe karar verilmesi istenilmiştir.
    Dava konusu 1986/92015 sayılı markada yer alan "yarım horoz şekli"nin davacı tarafından 1982 tarihinden itibaren yurt dışında marka olarak kullanılan işaret ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu dosyada mevcut delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının kullandığı sözkonusu işaretin 5846 sayılı FSEK"nun 4. maddesi uyarınca güzel sanat eseri olup olmadığının ve davacının eser sahibinden mali hakların devralındığına dair iddiası ve delillerinin de işbu davada 5846 sayılı FSEK hükümleri ve 556 sayılı KHK"nin 8/5. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gereklidir. Çünkü, davacı tarafın dayandığı işaretin 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre eser olduğunun belirlenmesi halinde, eser üzerindeki aynı Kanun"dan kaynaklanan mali ve manevi haklar eser sahibine ait olacağından; yabancı uyruklu bir eser sahibinin malik olduğu ve mutlak nitelikteki mali ve manevi haklar 5846 sayılı FSEK"nun 27. maddesiyle tanınan koruma süresi boyunca ve herhangi bir tescil mecburiyeti bulunmaksızın Bern ve TRIPS sözleşmeleri ile 5846 sayılı FSEK"nun Ek 2. maddesiyle dava tarihinde yürürlükteki 88. maddesine göre Türkiye"de de korunacaktır. Aynı koruma, eser sahibinden mali hakları devralan kişiler yönünden de devraldıkları mali haklarla sınırlı olarak geçerlidir.
    MK"nun 2. maddesi, marka sahibinin önceki kullanıma karşı sessiz kalınmış olmakla birlikte; hak sahibinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen kullanımın dava tarihinden sonrası için de eser sahibinin 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre sahip olduğu mali hakların marka sahibine devredilmiş sayılacağı sonucunu doğuracak  şekilde eser sahibi veya eser sahibinden mali hakları devralan kişiler aleyhine ve bu kişilerin sahip olduğu mutlak nitelikli haklarını ortadan kaldıracak biçimde yorumlanamayacağı gibi, Kanun"un koyduğu geçerlilik şartına dayanan bir kimsenin 5846 sayılı KHK"nin 27. maddesindeki koruma süreleri içerisinde dava açması da hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilemez. Nitekim, Dairemizin 04.12.1975 tarih 4967/7001 ve 14.05.2010 tarih 4406/5379 sayılı kararlarında da aynı görüş benimsenmiştir.
    O halde, mahkemece davacının 556 sayılı KHK"nin 8/5. fıkrasına dayalı iddiasının da dikkate alınarak, bu hususa ilişkin inceleme yapılması ve davacının yurtdışı kullanımı ve eser sahibinden mali hakların devralındığına ilişkin olarak dayanılan  02.10.2006 tarihli belgenin birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir sonuca varılması gerekirken, kararda yazılı gerekçelerle dava konusu 1986/92015 sayılı markayla ilgili hükümsüzlük davasının da reddi isabetli olmamakla birlikte kararın Dairemizce de onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin dava konusu 1986/92010 sayılı markaya ilişkin olarak kabulüyle Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir...)
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

     

    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava, davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın  reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Daire"ce yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.
    Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davacı vekili getirmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 42.maddesi ile belirlenen 5 yıllık sürede davanın açılmamış bulunmasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
    SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 1086 sayılı HUMK’nın 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.


     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi