Taraflar arasındaki "Kamulaştırmasız Elatma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sarıyer 1.Asliye Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.03.2010 gün ve 2009/206 E.– 2010/56 K. sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5.Hukuk Dairesi’nin 16.02.2011 gün ve 2010/15926 E.–2011/2519 K. sayılı ilamı ile;
(...Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın husumetten reddine, Sarıyer Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davacı vekili ile davalılardan Sarıyer Belediye Başkanlığı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur.
Bu nedenle davalı Sarıyer Belediye Başkanlığının vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmaza yakın bölgede bulunan Sarıyer Adliye Binasının kamulaştırması nedeniyle Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/136 Esas, 2006/142 Karar sayılı dosyasında 2005 yılı Nisan ayında metrekaresine 2.300,00-TL takdir edilmiş ve bu miktar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir.
Dava konusu taşınmazın metrekaresine ise 2009 yılının Haziran ayında 1.000,00-TL değer biçilmiştir.
Yukarıda sözü edilen güçlü delil niteliğindeki miktardan ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 6.000,00-TL yer bedeli talep ettiği ve talebini ıslah da etmediği halde, mahkemece re"sen harç tamamlattırılmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi ve buna göre idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi,
b)Davacının ecrimisil istemini atiye bıraktığı gözetilerek, bu talep yönünden açılan davada karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine; Sarıyer Belediyesi yönünden davanın kısmen kabulüne, 428.800,00 TL kamulaştırmasız el koyma bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı Sarıyer Belediyesi’nden tahsiline, ..ada, .. parsel sayılı 428,80 m2 yüzölçümündeki arsa nitelikli taşınmazın davacı Mehmet oğlu Sefer Ekşi adına kayıtlı olan tapu kaydının iptaline ve Sarıyer Belediye Başkanlığı adına tapuya kayıt ve tesciline; kamulaştırmasız el koyma bedelinin bu miktarı aşan bölümü ile ecrimisile ilişkin talep yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı ve Sarıyer Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiş, Özel Daire"ce yukarıda yer alan gerekçe ile davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün davacı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkeme, Özel Daire bozma ilamının kabule göre ile başlayan 2/a bendinde belirtilen; “Davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 6.000,00-TL yer bedeli talep ettiği ve talebini ıslah da etmediği halde, mahkemece re"sen harç tamamlattırılmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi ve buna göre idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine” işaret eden bozma gerekçesine karşı direnilmiş, sair bozma nedenlerine uyulmuştur. Yeni hüküm, Davacı ve davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu"ndaki görüşme sırasında, işin esasının incelenmesinden önce, Özel Daire bozma kararının 2/a bendinde yer alan ve “kabule göre” başlığı altında gösterilen gerekçenin yanlış olduğu belirtilerek, bir bozma yapılmışsa da, kabule göre yapılan bozmaya karşı direnilme kararı verilmesinin mümkün olup olmadığı, buna bağlı olarak Yerel Mahkemece direnme olarak adlandırılan kararın temyiz incelemesinin, Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna mı yoksa Özel Daireye mi ait olacağı hususu, ön sorun olarak tartışılıp, değerlendirilmiştir.
Bilindiği üzere; bozma ilamlarında “ kabule göre de” veya “kaldı ki” gibi söz dizinleriyle başlayan, bozma sebebine göre inceleme sırası gelmemekle birlikte sadece mahkemenin hükmündeki hatanın varlığına işaret eden, hükmü o yönden eleştiren, mahkemenin aynı hataya düşmemesi için ona bir tavsiye ve yol gösterme amacına yönelik bulunan ifade ve açıklamalar; usul hukuku anlamında “bozma” niteliği taşımamaktadır.
Dolayısıyla, yerel mahkemelerin, bozma ilamında yer alan bu tür ifade ve açıklamalara ilişkin direnme ya da uyma kararı veremeyecekleri belirgindir. Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun. 27.04.2011 gün 2011/17-50 E., 2011/231 K. ve 28.09.2011 gün 2011/14–487 E, 2011/559 K. sayılı kararları).
Mahkemece, bozma ilamının 2/a bendinde yer alan ve “kabule göre” açıklamasıyla başlayan, tavsiye niteliğinde bulunan açıklamalar, bozma nedeni gibi kabul edilerek direnilmişse de, usuli anlamda bozma niteliği taşımayan bu hususlara karşı direnilmesi mümkün olmadığından, buna ilişkin kararın Hukuk Genel Kurulu"nca da incelenmesi olanaklı değildir.
Hal böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi, Hukuk Genel Kurulu’na değil, Özel Daireye aittir.
Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
S O N U Ç : Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı ve davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı vekillerinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 5.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı HUMK"un 440/I. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık
olmak üzere, 14.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.