Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2162
Karar No: 2019/7605

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/2162 Esas 2019/7605 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2018/2162 E.  ,  2019/7605 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/12/2016 tarih ve 2007/312 E.- 2016/809 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi"nce verilen 22/02/2018 tarih ve 2017/477 E.- 2018/141 K. sayılı kararın Yargıtay"ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 26.11.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Nihat Kılıç dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, Toprakbank Anonim Şirketi’nin Bankacılık Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 30.11.2001 tarih 538 numaralı kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildiğini, daha sonra Bayındırbank Anonim Şirketi’nin bünyesinde birleştirildiğini, Toprakbank A.Ş Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 23.07.2002 tarih 11 sayılı raporunda, Örmeteks Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’ne kullandırılan kredinin ve bu kredi borcunu sona erdiren ibranamenin araştırma konusu yapıldığını, Toprakbank Anonim Şirketi Sanayi Mahallesi /4....Şubesi’nin Örmeteks Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ile 27.05.1997 tarihinde kredi ilişkisine girdiğini, nakit sıkıntısına düşen firmanın kredilerine tahakkuk ettirilen 30.09.1997 devre sonu faizlerini ödenmediğini, bunun üzerine, 10.10.1997 tarihinde firma ve kefiline 81.521.324.672.-TL ve 9.447.724.938.-TL üzerinden iki ayrı ihtarname keşide edildiğini, tahsilat yapılamadığından 22.10.1997 tarihinde yasal takip başlatıldığını, firma ile yapılan görüşmeler sonucunda toplam 483.698.- USD ve 13.883.815.390-TL olarak 27.03.1998 tarihli bir protokol imzalandığını, müfettişlik raporu uyarınca, anılan protokolde, 04.02.1998 tarihi itibariyle 51 günlük eksik hesaplama yapıldığını, 27.03.1998 tarihi itibariyle protokoldeki borcun 492.840,17 USD ve 14.101.986.303.- TL olması gerektiğini, firmanın protokol şartlarını yerine getirmediğini, 8 adet gayrimenkulünü bankaya devrettiğini, gayrimenkuller karşılığında 29.07.1998 tarihinde ibra edildiğini, gayrimenkullerin 31.07.1998 tarihinde 26.200.000.000.-TL bedelle devralındığını, ibra tarihi olan 29.07.1998 tarihinde referans faizleri ile firmanın borcunun 515.067,40.- USD ve 17.701.956.312.- TL olmak üzere toplamda 157.223.413.624.- TL olarak hesaplandığını, ibraname verildikten sonra 12.11.1998 tarihinde firmanın 450.000.- USD anapara ve 10.900.- USD faiz borcu ile 7.000.000.000.- TL anapara kredisinin sıfır faizli krediye dönüştürüldüğünü ve bu kredi hesabının bakiyesinin 145.600.000.000.- TL olduğunu, gayrimenkullerin devir bedeli 26.200.000.000.- TL tutarının repo ve vadeli mevduat olarak değerlendirilmesi sonucunda 20.09.1999 tarihinde 58.705.000.000.- TL tutarına ulaştığını, 145.600.000.000.- TL kredi hesabından mahsup edildiğinde 20.09.1999 tarihi itibariyle banka riskinin 86.895.000.000.- TL tutarına düştüğünü, firmanın ibra edilmesi nedeniyle bankanın 131.023.413.624.- TL tutarında zarara uğradığını ileri sürerek, davalıdan faizi ile tahsilini talep etmiştir.
    Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, dava konusu zararın oluştuğu öne sürülen ibranamenin davalı ... tarafından 29/07/1998 tarihinde imzalandığı, ibra kararını hükümsüz sayan 15/07/2002 tarihli Genel Kurul kararı geçerli kabul edilse bile TTK"nun 336/5 maddesi hükmünü ihlal ettiği tarihin 29/07/1998 tarihine karşılık geldiği, bu tarihten itibaren 5 yıllık süre eklendiğinde zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının en geç 23/07/2002 tarihli soruşturma raporunda zararı öğrendiği kabul edilse bile o tarihten itibaren de öğrenmeyle başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresi eklendiğinde zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü de belirtilerek zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Mahkemece, dava konusu zararın oluştuğu öne sürülen ibranamenin davalı ... tarafından 29/07/1998 tarihinde imzalandığı, ibra kararını hükümsüz sayan 15/07/2002 tarihli Genel Kurul kararı geçerli kabul edilse bile TTK"nın 336/5 maddesi hükmünü ihlal ettiği tarihin 29/07/1998 tarihine karşılık geldiği, bu tarihten itibaren 5 yıllık süre eklendiğinde zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının en geç 23/07/2002 tarihli soruşturma raporunda zararı öğrendiği kabul edilse bile o tarihten itibaren de öğrenmeyle başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresi eklendiğinde zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü de belirtilerek zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince, davalının sorumluluğunun kaynağı olarak gösterilen protokolün 29/07/1998 tarihli olduğu, davalının sorumluluğu açısından zamanaşımı süresinin bu tarihten sonra yürürlüğe giren mevzuat esas alınarak belirlenemeyeceği, davalının eylemi aynı zamanda ceza hukukunu ilgilendiren bir eylem olarak düşünülse bile davanın zamanaşımına uğradığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin ise yerinde olmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
    Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
    Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 28/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi