21. Hukuk Dairesi 2016/927 E. , 2017/3536 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ve davalı ... Ve Tic A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve özellikle davacı ..."in adının karar başlığında yazılmamasının mahallinde her zaman düzeltilebileceğinin mümkün bulunmasına göre; taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı ..."in maddi tazminat talebinin reddine, ölen kazalı işçinin annesi ... için 15.000 TL manevi tazminat, kardeşleri için 2.000,00"er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 27.000 TL manevi tazminatın 20/09/2007 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Davacılar birden çok olsa da aynı uyuşmazlığa ve hukuki sebebe dayalı olarak ve tek bir başvurma harcı ile dava açılmıştır.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nde birlikte dava açan ve tek vekille temsil edilen davacıların davasının kabulüne veya kısmen kabulüne karar verilmesi halinde, vekalet ücretinin ne şeklilde tayin edilmesi gerektiği noktasında bir düzenleme bulunmamakla birlikte, tarifenin 3/1.maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına hakim olan ilke gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gibi davalı taraf lehine de tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, yerel mahkemece kabul edilen manevi tazminat taleplerinin toplamı üzerinden davacılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalaı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir davacı bakımından reddedilen miktar üzerinde ayrı ayrı hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK"nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hüküm fıkrasının vekalet ücretlerine ilişkin tüm bentlerin tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere, “ Manevi tazminatın kabulü yönünden 3.240,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, maddi tazminatın reddi bakımından 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, manevi tazminatın reddi yönünden 3.240,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... A.Ş"ne iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 13.07.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.