7. Hukuk Dairesi 2013/12186 E. , 2014/1320 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 16/12/2011
Numarası : 2007/108-2011/186
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalının B.. işletmesinde 01/06/1996 ile 14/10/2004 yılları arasında orman ve ağaçlandırma alanlarının saha bekçiliği ile diğer işlerinde çalıştığını, kesintisiz en az 8 yıllık fiili çalışması bulunmasına rağmen SSK"ya eksik bildirim yapıldığını, ücretlerinin eksik ödendiğini, bu durumun düzeltilmesini talep ettiğini ancak bir sonuç alamadığını, hakkında açılan bir davadan mahkum olması nedeniyle işine son verildiğini, davalı kurumun bir kısım işçilerin çalışma günlerini SKK"ya bildirmediğinin (1700 gün) ve kaçak çalıştırdığının Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/47 E sayılı ilamı ile hüküm altına alındığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili, ilave tediye ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının kurumlarında saha bekçisi olarak 27/06/1996 ile 14/10/2004 tarihleri arasında mevsimlik işçi olarak çalıştığını, kesintisiz ve sürekli olarak değil iş akdinin askıya alındığı sürelerin dışında görev yaptığını, davacının herhangi bir dönemde idarelerinde sigortasız olarak çalışmadığını, sigorta kapsamında olan çalışma sürelerinin SSK"ya bildirildiğini, davacının Bozdoğan Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/4 E sayılı dosyası ile 15 yaşından küçük Birine Zorla Irza Tasaddide bulunmak suçundan ceza alması üzerine işine son verildiğini, davacının sendika ve TİS"den yararlandığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı idarenin B.."daki işletmesinde 27/06/1996-18/04/2005 tarihleri arasında daimi işçi statüsünde çalıştığı, davacının B.. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/4 E. 2004/139 K. sayılı dosyasında yargılanarak hapis cezası alması nedeniyle iş akdinin feshedildiği, o tarihte mahkeme kararı kesinleşmediğinden feshin haksız ve ihbarsız olduğu, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı istemekte haklı olduğu gerekçesiyle isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçi iş sözleşmesinin askıya alındığı dönemlerde ara vermeksizin işyerinde değişik işlerde çalışmaya devam ettiğini ileri sürmüş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanları, vizite kağıdı ve sağlık belgeleri ile işin niteliğine göre aralıksız çalışma esasına göre hesaplamalara gidilmiştir. Davalı tanıkları ise, mevsim dışında zaman zaman vahidi fiyatla değişik işlerde çalıştıklarını açıklamışlardır. Bilirkişi raporunda ücret hesaplamalarında, davacıya vahidi fiyatla çalıştığı dönemlerle ilgili olarak yapılan ödemeler de düşülmüştür.
Mahkemece, davacı işçinin 27.06.1996-18.04.2005 tarihleri arasında sürekli çalıştığı kabul edilerek davacının talepleri ile ilgili hüküm kurulmuştur. Davalı işveren kamu kurumu olup, vahidi fiyatla çalışma şeklinde dahi yapılan ödemeler kayda dayanmak zorundadır. Davacının sigortasız olarak çalıştığı iddia edilen döneme ait varsa tanık beyanlarında geçen puantaj kayıtları getirtilmeli, aynı dönemde davacıya vahidi fiyatla günlük ücret ödenmesine dair kayıtlar istenmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacının işyerinde çalışmasının olmadığı dönemde işveren kayıtlarına göre bir çalışmasının belirlenmesi durumunda salt bu günler için sigortaya bildirilmeyen çalışmaların varlığı kabul edilmeli ve resmi kayıtlarla yer alan çalışma sürelerine göre hesaplamaya gidilmelidir.
Davacının yazılı delillerle kanıtlanan çalışma sürelerine göre hak kazanma ve hesap noktasında yeniden bir değerlendirmeye gidilerek davaya konu isteklerle ilgili bir karar verilmelidir.
3-Taraflar arasında iş sözleşmesinin hangi tarihte hangi tarafça feshedildiği, feshin haklı olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık vardır.
Davacı dava dilekçesi ile iş sözleşmesinin 14.10.2004 tarihinde feshedildiğini iddia etmiş, oysa Mahkemece 18.04.2005 tarihinde feshedildiği kabul edilerek yapılan bilirkişi hesabına itibarla hüküm kurulmuştur. Bu husus HMK’nın 26.maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Ayrıca davacı vekili 26.12.2008 havale tarihli dilekçesi ile iş sözleşmesini davacı tarafından sigorta primlerinin eksik yatırılması nedeni ile haklı nedenle feshedildiğini iddia etmektedir. Kararımızın 2 numaralı bendinde yazılı araştırma yapıldıktan sonra eğer gerçekten davacının çalışıp da bildirilmeyen günü varsa iş sözleşmesinin 14.10.2004 tarihinde işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek kıdem tazminatı isteği kabul edilmeli, ancak haklı nedenle de olsa iş sözleşmesini fesheden tarafın ihbar tazminatı alamayacağı da göz önünde bulundurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.