Abaküs Yazılım
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/18510
Karar No: 2014/1337
Karar Tarihi: 30.01.2014

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/18510 Esas 2014/1337 Karar Sayılı İlamı

7. Hukuk Dairesi         2013/18510 E.  ,  2014/1337 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi
    (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
    Tarihi : 13/03/2013
    Numarası : 2011/239-2013/91

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay"ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
    Davacı, çalışmakta olduğu Dörtdivan Sosyal Yardımlaşma Vakfının 23/06/2011 tarihli toplantısında, müdürlük görevinin makamının gereklerini yerine getirmemesi sebebiyle alınmasına, büro memuru olarak görevlendirilmesine ve maaşının net 1.880,00 TL den 1,100,00 TL ye indirilmesine karar verildiğini, kadrosunun halen boş olmasına rağmen büro memuru olarak görevlendirilmesinin mümkün olmadığını, soruşturmalar neticesinde herhangi bir cezaya çarptırılmadığını ileri sürerek Dörtdivan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı mütevelli heyetinin 23/06/2011 tarihli 1 nolu ara kararının iptali ile davacının müdürlük görevine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı, davanın idari nitelikte olduğunu, mahkemenin bu sebeple görevsiz olduğunu, İş Kanunun 18. maddesi gereği işe iade için 30"dan fazla çalışanın olması gerektiğini, davacı hakkında ön inceleme raporu hazırlandığını, bu rapora göre davacının tarafsızlığına gölge düştüğünü, bu sebeple bulunduğu görevde çalıştırılmasının mümkün olmadığını, kendi isteği ile bir alt görevde çalışmaya başladığını, davacının eski mevkiine yükseltilmesinin mümkün olmadığını, eğer istiyor ise işten ayrılabileceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının Sosyal yardımlaşmaya ait malların yüklüce bir kısmının kaybolmasından sorumlu tutulduğu, buna istinaden alınan karar sonrası bir alt göreve indirildiği, oysaki işçinin çalışmış olduğu kısımdan daha alt bir alanda çalıştırılmasının mümkün olmadığı, davacının bu göreve alınmasına sebep olan olayın gerçekle ilgisinin olmadığı, her ne kadar tanıklar davacının kendilerine kötü davrandığından, kötü niyetli olarak aleyhlerine karar verildiğinden bahsetmiş olsa da bunun davanın esasına ilişkin olmadığı, davalı tarafından davacının kendi isteği ile bu sözleşmeyi imzaladığı ileri sürülmüş ise de işini kaybetme korkusu içinde olan birinin farklı şekilde davranmasını beklemenin mümkün olmadığı, olayda her ne kadar rıza ile imzalama görüntüsü var ise de bu durumun "mefruz cebir" olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile kurum işleminin iptali ile davacının müdürlük görevine iadesine karar verilmiştir.
    Uyuşmazlık, işverenin vakıf müdürü olan davacının büro memuru olarak görevlendirilmesi işleminin geçerli olup olmadığı noktasındadır.
    Borçlar Hukuku’nun hizmet akti hükümlerinde ve gerekse 4857 sayılı İş Kanunu’nda, işverenin yönetim hakkı kapsamında işçinin işini değiştirmesi durumunda, bu işlemin iptali için öngörülmüş bir dava türü bulunmamaktadır. Bu konuda tek hüküm sendika işyeri temsilcileri ile ilgili 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 30/3 maddesidir. Bu hükme göre “İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri temsilcisinin çalıştığı işyerini değiştiremez veya işinde esaslı bir tarzda değişiklik yapamaz. Aksi halde değişiklik geçersiz sayılır”. 4857 sayılı İş Kanunu’nda bu konu ile ilgili getirilen düzenleme ise 22. madde de belirtilmiş olup, buna göre “işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir”. Bu düzenlemede de işçinin esaslı değişiklik şeklinde olan daha alt bir işte görevlendirme işlemini kabul etmeme olanağı bulunmakta, bu işlemin iptali için dava yolu bulunmamaktadır. Yargı yoluna başvurma ancak değişikliğin kabul edilmemesi üzerine işveren tarafından gerçekleştirilecek fesih nedeni ile olanaklıdır.
    Somut uyuşmazlıkta, davacının, davalıya ait işyerinde vakıf müdürü olarak hizmet akdine dayalı olarak çalışmakta iken görevinden alınarak büro memuru olarak çalışmak üzere görevlendirildiği, iş sözleşmesinin sona ermediği, davacının görev değişikliği alanında işyeri sendika temsilcisinin görevinde olmadığı bu nedenle 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 30. maddesinden yararlanamayacağı, davacının tek dayanağının, esaslı değişiklik olarak niteleyebileceği bu başka işte görevlendirme işlemini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca kabul etmemekten ibaret olduğu, sendika işyeri temsilcisi olmayan davacı işçinin bu görevlendirme işleminin iptali için yargı yoluna başvurma olanağının bulunmadığı, davacı işçinin dava açıldığında iş ilişkisi kapsamında çalıştığı, davadan önce iş ilişkisi nedeni ile işverenin yönetim hakkı kapsamında büro memuru olarak görevlendirilmesi nedeni ile bu işlemin iptalini isteme olanağı olmadığı, İş hukukunda işverence alınan karar ve yapılan işlemlerin iptaline ilişkin bir uygulama bulunmadığı, davacının müdürlük görevinden alınarak büro memuru olarak görevlendirilmesinden dolayı iş şartlarının aleyhe değişikliği sebebiyle sözleşmeyi bozma hakkını kullanmadığı ve büro memuru olarak çalışmaya başladığı, işverence de sözleşmenin feshine yönelik bir işlem yapılmadığı dikkate alınarak, mahkemece işvereni işlem yapmaya zorlayacak şekilde karar verilemeyeceğinden işveren iradesi yerine geçecek şekilde hüküm kurulmasının mümkün olmadığı da gözetilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı yorum ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi