Abaküs Yazılım
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No: 2021/1705
Karar No: 2022/2142
Karar Tarihi: 13.06.2022

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/1705 Esas 2022/2142 Karar Sayılı İlamı

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1705 E.  ,  2022/2142 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
    Esas No : 2021/1705
    Karar No : 2022/2142

    TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ...Odası
    VEKİLİ : Av. ...

    2- (DAVALI) : ...Bakanlığı
    VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

    İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 01/02/2021 tarih ve E:2017/4211, K:2021/817 sayılı kararının esas yönünden davacı tarafından, vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden ise davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 57 ve 66. maddelerinin eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmiştir.
    Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 01/02/2021 tarih ve E:2017/4211, K:2021/817 sayılı kararıyla;
    Dava konusu Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 57. maddesi yönünden;
    Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 57.maddesinde tanımlanan mimari projenin, yapılacak inşaat için ruhsat alınma aşamasında mimarlar tarafından hazırlanan ve yapının vaziyet planı, bodrum katlar dahil tüm kat planlarını, çatı planı ile bunlara ilişkin en az iki kesit ve yeteri sayıda görünüşü, gerektiğinde sistem kesitleri ve nokta detaylarını içeren avan ve tatbikat projelerini ifade ettiği,
    İçmimarlar tarafından hazırlanan içmimarlık projelerinin ise, mimari proje ile tasarlanmış olan bir mekanın içinde kullanıcılara işlevsel, yapısal ve estetik ölçütlere göre en uygun tasarımın hazırlanıp sunulmasına yönelik olduğu, dolayısıyla mimari projenin içerisinde iç mekan tasarımlarının yer alamayacağı, içmimari projelerinin, İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikler kapsamında ruhsata tabi olan işlemler arasında bulunmadığının anlaşıldığı,
    Bu durumda, dava konusu Yönetmelik hükmü ile tanımlanan mimari proje ile içmimarlık projelerinin farklı hizmet alanlarına yönelik olması ve farklı disiplin alanlarında uzmanlaşmış kişilerce hazırlanmalarının gerekmesi nedeniyle, dava konusu düzenlemenin içmimarlık hizmetlerinin mimarlar tarafından yapılmasına olanak sağlamadığı, dolayısıyla içmimarlık mesleğinin kısıtlanmadığı sonucuna ulaşıldığından, düzenlemede mevzuata ve hukuka aykırılık görülmediği,
    Dava konusu Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 66. maddesi yönünden;
    Davacı tarafından, hiçbir mimarlık dersi almayan inşaat mühendislerine yer verilmiş olmasına karşın içmimarların mimari estetik komisyonlarında bulunmamalarının hukuka aykırı olduğu ifade edilmekte ise de, davalı idarenin savunmasında, Yönetmelik Taslağının ...tarih ve ...sayılı yazı ile kurum ve kuruluşlara gönderildiği, İçmimarlar Odasının ...tarih ve ...sayılı yazılarında mimari estetik komisyonlarına içmimarların eklenmesi hususunda bir görüşün sunulmadığının belirtildiği,
    Dava konusu Yönetmeliğin 66. maddesine ilişkin uyuşmazlığın, içmimarların mimari estetik komiyonunda yer alıp alamayacaklarına ilişkin olduğu,
    Madde metninde, komisyonda en az bir mimarın yer alması gerektiği belirtildiğinden, mimari estetik komisyonunun teşekkülünde içmimarların yer almasına dair hukuki bir engelin bulunmadığı, gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ancak davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

    TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
    Davacı tarafından, içmimarların yapı üretim aşamasında da görevinin bulunduğu, mimari projedeki mekanların oluşturulabilmesinin içmimarlık meslek alanında kabul edilen, içmimari donanımlarından olan tefriş elemanlarını kullanmaktan geçtiği, aynı zamanda kullanıcılara işlevsel, yapısal ve estetik ölçütlere göre en uygun tasarımın hazırlanmasının içmimarlık faaliyeti olduğu, dava konularından 57. maddenin, içmimarların iştigal alanının mimarların ifa etmesine imkan sağlaması nedeniyle hukuka aykırı olduğu, ayrıca 66. maddede mimari estetik komisyonunun teşekkülü ile ilgili, uygulamayı yönlendirebilmek amacıyla içmimarların da sayılması gerektiği, Daire kararında bahsi geçen görüş yazısının Odalarına ulaşmadığı, Daire kararında yer verilen gerekçenin içmimarların mimari estetik komisyonlarında görev alabilmelerini sağlayamayacağı, bu nedenlerle Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
    Davalı idare tarafından, hukuk müşaviri ile takip edilen ve idareleri lehine sonuçlanan davada idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenle Daire kararının vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
    Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın esas yönünden usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının esas yönünden onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Davacının temyiz istemi yönünden;
    Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
    "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
    b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
    c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",
    sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen kararın esasa yönelik kısımları usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda, Danıştayın; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik ve yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
    Öte yandan, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinde, "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir." düzenlemesi yer almaktadır.
    Dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 01/02/2021 tarih ve E:2017/4211, K:2021/817 sayılı kararı ile "ret" ile sonuçlanan davada, davalı idarenin hukuk müşaviri ile temsil edilmesine karşın, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
    Bu durumda; davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik söz konusu eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca, temyize konu Daire kararının hüküm fıkrasına, "karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresi eklenerek, kararın düzeltilerek onanması gerekmektedir.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE;
    2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 01/02/2021 tarih ve E:2017/4211, K:2021/817 sayılı kararının esas yönünden ONANMASINA, oybirliği ile,
    3. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE;
    4. Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 01/02/2021 tarih ve E:2017/4211, K:2021/817 sayılı kararının, hüküm fıkrasının 2. sırasının sonuna "karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, oyçokluğu ile,
    5. Kesin olarak, 13/06/2022 tarihinde karar verildi.


    KARŞI OY
    X- Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu kararı ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm fıkrasında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu, 326. maddesinde ise, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükümleri yer almıştır.
    659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinde ise, "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekâlet ücreti takdir edilir. " hükmüne yer verilmiştir.
    Dosyanın incelenmesinden, davanın hukuk müşaviri ile temsil edilen davalı idarenin lehine olacak şekilde ret ile sonuçlanması nedeniyle, anılan idarenin vekalet ücretine hak kazandığı, kararda lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde yukarıda aktarılan mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
    Ayrıca, yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti hakkında esas hükümle birlikte karar verilmesi, bu haliyle vekalet ücretine de esas hakkında kararı veren Dairece hükmedilmesi gerekmektedir.
    Her ne kadar 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmamış olmasının maddi hata kapsamında değerlendirilebilecek bir husus olmadığı, Daire kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi