Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/3994
Karar No: 2021/1968
Karar Tarihi: 21.01.2021

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/3994 Esas 2021/1968 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2020/3994 E.  ,  2021/1968 K.

    "İçtihat Metni"

    BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ: ... 8. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ: ALACAK


    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin çalışma döneminde 11, 12, 13, 14, 1 ,2, 3, 4 ve 5. dönem Toplu İş Sözleşmeleri’nin ve 2005 ve 2007 Kamu Tis Çerçeve Anlaşma Protokollerinin eksik uygulandığını öne sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının ücretinin doğru olarak belirlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
    İlk Derece Mahkemesince, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    İstinaf Başvurusu:
    İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
    Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Temyiz Başvurusu:
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    Gerekçe: Taraflar arasında 11, 12, 13, 14, 1 ,2, 3, 4 ve 5. dönem TİS’ lerin ve 2005 ve 2007 Kamu Tis Çerçeve Anlaşma Protokollerinin uygulanarak ücretin tespiti ve buna bağlı olarak talep edilen fark alacakların bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
    6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-a bendine göre hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanması bozma sebebidir. Bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince dosyada aldırılan kök hesap raporu ve eklerine itibar edilmiş ise de; raporların TİS ve Protokollerin doğru uygulanıp uygulanmadığı konusunda hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmektedir. Şöyle ki;
    1-İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda, davacının ücreti 31.12.1996 tarihindeki yevmiyeye 1.1.1997 tarihinden itibaren 11. dönem TİS uygulanmak suretiyle hesaplanmıştır. Davacının ilk işe giriş tarihi 2.6.1994 olup davacı, 11,12,13 ve 14. dönem TİS’lerin ücretine eksik ve hatalı uygulandığı ileri sürmektedir. Ne var ki; dosya içerisinde bulunan üye kayıt fişine göre, davacının sözü edilen TİS’lerin tarafı Türkiye Orman İşçileri Sendikasına üyelik kabul tarihi 6.10.1999’dur. Davacının TİS’lerden yararlanma hakkı bulunup bulunmadığı, yararlanacaksa hangi tarihten itibaren yararlanabileceği değerlendirilmeden doğrudan 11. dönem TİS’in yürürlük başlangıç tarihinden itibaren hesaplama yapılması hatalıdır.
    2- Bilirkişi raporunda, kıdem terfi primi eklenmek suretiyle hesaplamaya gidildiği görülmektedir.
    Davacı işçi önce geçici işçi olarak çalışmaya başlamış ve 06.02.2001 tarihinde daimi kadroya alınmıştır. 1.1.2008-31.12.2010 tarihleri arasında yürürlükte bulunan 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’ne kadar, istek konusu toplu iş sözleşmelerinin tamamında kıdem terfii 33. maddede “Daimi işçilerin Kıymetlendirme Fişlerine Dayalı Kıdem Terfii” başlığı ile düzenlenmiş olup, madde içeriğinden de sözü edilen terfi için daimi işçi olarak çalışılması gerektiği açıktır. Toplu iş sözleşmesinin 35. maddesinde, sendika üyesi olan işçilerin üyeliğin sendikaya bildirilmesinden itibaren daimi işçiler gibi toplu iş sözleşmesinden yararlanacakları yönünde kurala yer verilmiş ise de; sözü edilen hükmün ücret artışı ile diğer sosyal hakları ilgilendirdiği kabul edilmelidir. Zira Toplu iş sözleşmesinin 25. maddesinde daimi işçi ile mevsimlik işçi tanımları yapılmış ve 33. maddede kıdem terfi sadece daimi işçiler için öngörülmüştür. Mevsimlik işçinin üyeliğin bildirildiği andan itibaren toplu iş sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanabileceği kabul edildiğinde, toplu iş sözleşmesinde öngörülen daimi işçi ile mevsimlik işçi arasındaki ayrımın sebebi ortadan kalkar. Toplu iş sözleşmesinde açıkça daimi işçilerle mevsimlik işçilere ait tanıma yer verilmesi ve 33. maddede açıkça daimi işçilere kıdem terfii öngörülmesi sebebiyle düzenlemenin amaçsal yorumu yapıldığında, mevsimlik işçilerin kıdem terfi haklarının olmadığı kabul edilmelidir. Toplu iş sözleşmesinin 35. maddesi hükmü, açıkça daimi işçilere sağlanan haklar dışında kalan hükümler bakımından sonuç doğurur. 1.1.2008-31.12.2010 tarihleri arasında yürürlükte bulunan 2. dönem Toplu İş Sözleşmesi ile birlikte 33. maddede daimi işçi-mevsimlik işçi ayrımı kaldırıldığından mevsimlik işçilerin kıdem terfiiden yararlanması ancak 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile birlikte mümkün hale gelmiştir. Yapılan bu açıklamalar ışığında; davacı işçi yönünden kadroya alındığı 06.02.2001 tarihi öncesi dönem için kıdem terfi hesabı yapılması hatalıdır.
    3- Hükme esas alınan raporun hesap tablosu incelendiğinde; 1.1.2005-07.08.2005 ve 1.1.2007-31.08.2007 tarihleri arası dönem için ücret zammı uygulanmadığı, dolayısıyla; 01.01.2005-31.12.2007 tarihleri arasındaki dönem için Çerçeve Protokol hükümlerinin esas alındığı görülmektedir. 2.3.2009 tarihinde imzalanan ve 1.1.2005-31.12.2007 tarihleri arası için geçerliliği bulunan 1. dönem Toplu İş Sözleşmesi yerine, bu dönemde Çerçeve Protokol hükümlerinin uygulanabilmesi için, davacının 1. dönem Toplu İş Sözleşmesin’den yararlanma hakkının bulunmaması gerekmektedir.Yasal düzenlemeye göre, sözü edilen Toplu İş Sözleşmesi tarafı sendikaya imza tarihi olan itibariyle üye olmayanlar dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanabilir. Ne var ki; dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma durumu talep tarihinden itibaren geçerli olduğundan yürürlük süresi biten bir toplu iş sözleşmesinden yararlanma söz konusu olamaz. 1. dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin imza tarihi yürürlük süresinin bitiminden sonra olduğundan işçiler açısından 1. dönem Toplu İş Sözleşmesin’den dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda 2.3.2009 imza tarihli 1. dönem Toplu İş Sözleşmesin’den yararlanma hakkı sadece imza tarihinde Toplu İş Sözleşmesi tarafı sendikaya üye olunmasına ya da toplu iş sözleşmesi gereği taraf sendika olan Öz Orman İş Sendikası’nın muvafakatına bağlıdır. Somut uyuşmazlıkta; davacı, 20.07.2004 tarihinde Tarım Orman İş Sendikası’na üye olmuştur. 1. dönem Toplu İş Sözleşmesi tarafı Öz Orman İş Sendikası 15.4.2008 tarihinde kurulmuş olup 3 Mayıs 2008 tarihinde Tarım Orman İş Sendikası, Öz Orman İş Sendikasına katılma kararı almıştır. Dolayısıyla 1. dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin imza tarihi olan 2.3.2009 tarihinde davacının Tarım Orman İş sendikasına halen üyeliğinin devam ettiğinin tespiti halinde Toplu İş Sözleşmesi tarafı sendika üyesi olduğunun ve 1. dönem Toplu İş Sözleşmesin’den faydalanma hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Her ne kadar; davacının bu yönden bir kanun yolu başvurusu bulunmamakta ise de; iş bu dava ile birlikte çalışmaya devam etmekte olan işçinin ileride alacağı ücretin miktarı da etkilenecek şekilde ücret tespiti yapıldığından, dava tarihi itibariyle ücretin doğru ve gerçeğe uygun olarak belirlenmesi esastır. Zira, açılmış bir davada belirlenen ücret miktarı, kararın kesinleşmesi halinde taraflar arasında bağlayıcı olacaktır. Öte yandan; raporda da açıkça 1. dönem Toplu İş Sözleşmesi yerine Çerçeve Protokol hükümlerinin uygulandığı açıklanmış değildir. Açıklanan sebeplerle, davacının 2.3.2009 tarihinde Tarım Orman İş sendikasına halen üyeliğinin devam edip etmediği araştırılmalı sonucuna göre 1. dönem Toplu İş Sözleşmesin’den yararlanma hakkı olup olmadığı belirlenmelidir.
    4- Yine raporun hesap tablosu incelendiğinde; 1.1.2008-31.12.2010 tarihleri arasında yürürlükte bulunan 2. dönem Toplu İş Sözleşmesi"nin ücret zammına ilişkin 38. madde hükmünün uygulanmasında hataya düşüldüğü görülmektedir. Bu dönem TİS’in 38. maddesinde, birinci yıl birinci altı ay ücret zammı 1.1.2008 tarihinde %3 olarak, birinci yıl ikinci altı ay ücret zammı 1.7.2008 tarihi itibariyle %6 olarak belirlenmiştir. Oysa bilirkişi raporunda 2008 yılı için önce %6, sonra %3 oranında ücret zammı uygulandığı gibi Toplu İş Sözleşmesin’de 2008 yılı için sadece iki kere ücret zammı yapılması öngörülmesine karşın 1.7.2008-31.12.2008 tarihleri arası dönem için bir kez daha %3 zam oranı uygulandığı görülmektedir. Ücret zammının Toplu İş Sözleşmesin’de öngörülen sıraya ve sayıya uygun olarak yapılmaması hatalıdır.Yukarıda açıklanan hesaplama hataları dikkate alındığında; İlk Derece Mahkemesince davacının 1. dönem TİS’den yararlanma hakkı bulunup bulunmadığı noktasındaki eksiklik giderilerek, konusunda uzman bir bilirkişiden yeniden, yukarıda belirtilen hataları da giderecek ve denetime elverişli olacak şekilde açıklamalı ve detaylı tablo dökümlü hesap raporu aldırılmalı, buna göre dava tarihi itibariyle davacının ücreti belirlenmeli, bundan sonra hüküm altına alınacak fark alacak miktarları bakımından davacının hükmü temyiz etmemesi sebebiyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmelidir.
    Belirtilen hususlar gözetilmeden karar verilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi