1. Hukuk Dairesi 2015/3326 E. , 2018/3143 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.02.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... Halisçelik geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, davalı tarafından aleyhine ... 4. İcra Müdürlüğünün 2009/10179 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak takip dayanağı senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, maliki ve paydaşı olduğu 168 ada 66 parsel sayılı taşınmazdaki A blok 1 ve 2, C blok 2 nolu bağımsız bölümlerin yapılan açık artırma sonucu alacağa mahsuben alacaklı davalıya temlik edildiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, takip dayanağı senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davalının, davacı aleyhine 11.12.2009 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu icra takibi başlattığı, takip dayanağının 06.04.2009 tanzim, 25.07.2009 vade tarihli 83.000-TL bedelli bono olduğu, davacının maliki ve paydaşı olduğu çekişme konusu taşınmazların 03.07.2012 tarihli ihaleyle alacağa mahsuben davalıya satışlarının yapıldığı ve 20.07.2012 tarihinde davalı adına tescil edildiği, eldeki davada bonodaki imzanın aidiyetine ilişkin yapılan inceleme kapsamında ... ...Dairesi alınan 24.09.2014 tarihli raporda icra takibine konu bonodaki imzanın davacı eli ürünü olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, taşınmazın usulsüz takip ve buna bağlı olarak yapılan ihale ile elinden çıktığını iddia eden taraf, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 134. maddesi hükmüne göre ihalenin feshini isteyebileceği gibi ihale sonucu edinilen mülkiyete dayalı tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açmasın da yasal bir engel bulunmamaktadır.
Böyle bir davada, takibe esas teşkil eden borç ilişkisinin doğru olup olmadığı, buna dayalı takibin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve davalının değinilen aşamalarda usul ve yasaya aykırı bir davranışının bulunup bulunmadığının araştırılmasında zorunluluk vardır.
Ne var ki, mahkemece ileri sürülen hukuki ihtilafın çözümüne yönelik, takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda ... Kurumundan rapor alınması haricinde değinilen hususlarda bir araştırmanın yapıldığını söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delillerin toplanması, icra dosyasındaki tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.12.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.630.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.