22. Hukuk Dairesi 2019/7758 E. , 2019/20339 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davacının 27.05.2007 tarihinde davalı işyerinde boya operatörü olarak çalışmaya başladığını, işi dolayısıyla sürekli toz ve dumana maruz kaldığını, bu nedenle bir takım sağlık sorunları yaşayan davacının astım ve bronşit hastalığına yakalandığını, aldığı sağlık raporlarına göre tozsuz ve dumansız ortamlarda çalışması gerektiğini, yakalanmış olduğu bu hastalık yüzünden başka işlerde dahi çalışamaz duruma geldiğini belirterek iş akdinin 28.06.2013 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini ileri sürüp maddi tazminat, manevi tazminat ve kıdem tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde işyerindeki çalışma koşullarının işçi sağlığı ve güvenliğine uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü hakkında verilen 30.10.2014 tarihli ilk karar, davalı tarafın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 23.05.2016 tarihli 2015/2322 esas 2016/10988 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davacının hastalığının meslek hastalığı olmadığına karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından sağlık sebepleri nedeniyle haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında toplanmaktadır
4857 sayılı İş Kanunu"nun 24. maddesinin (I) numaralı bendinin (a) alt bendinde “İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması” halinde işçinin derhal fesih hakkının olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda, davacı boya operatörü olarak çalıştığını, çalıştığı işyerinde sürekli toz ve dumana maruz kaldığından astım bronşit hastalığına yakalandığını, tozsuz dumansız ortamlarda çalışması gerektiğini iddia etmiş, davalı iş koşullarının işçi sağlığı ve güvenliğine uygun olduğunu savunmuş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 23.05.2016 tarihli bozma ilamı ile “Davacı ve tanıkları yeniden dinlenerek davacının sevkiyat bölümünde çalışıp çalışmadığı belirlenip, çalıştığının anlaşılması halinde sevkiyat bölümündeki çalışma koşullarının davacının sağlık durumuna uygun olup olmadığının yerinde keşif yapılarak değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleriyle bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmakla birlikte bozma ilamı doğrultusunda yargılama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur. (09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) Mahkemece yapılan değerlendirmede davacının meslek hastalığına yakalanmadığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç tarafların iddia ve savunmalarıyla ve dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Davacının iddiası çalışma koşullarının sağlığına uygun olmadığı ve bu nedenle hastalığa yakalandığı ve hastalığının giderek ağırlaştığı yönündedir. Davacının hastalığının meslek hastalığı niteliğinde olmaması işyerindeki çalışma koşullarının işçi sağlığına uygun olması gerekliliğini değiştirmemektedir. Nitekim bozma ilamında da bu husus vurgulanmış ve davacının yeni görevlendirildiği bölümdeki çalışma koşullarının sağlığına uygun olup olmadığı konusunda yerinde keşif yapılarak araştırma yapılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulması sonrası dinlenilen tanıklar da davacının görev yaptığı birimin sağlığına uygun olmadığını, yoğun şekilde radyasyona maruz kaldıklarını, davalı işyerinde gerekli koruyucu tedbirlerin alınmadığını ifade etmişlerdir. Buna rağmen Mahkemece bozma kararı gerekleri yerine getirilmeksizin, mahallinde keşif yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; davalı işyerinde keşif yapılmak suretiyle davalı işyerinde görevlendirildiği birimlerdeki çalışma koşullarının davacının sağlık durumuna uygun olup olmadığının belirlenlenmesi ve tüm deliller bir arada yeniden değerlendirilerek oluşacak sonuca ve dosya kapsamına göre bir karar verilmesidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, bozma ilamının gereklilikleri yerine getirilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.