Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1964
Karar No: 2019/2056
Karar Tarihi: 20.03.2019

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2018/1964 Esas 2019/2056 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2018/1964 E.  ,  2019/2056 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının davalılar tarafından istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Davacılar, kök mirasbırakan ...’nın, maliki olduğu 1166 ve 1169 parsel sayılı taşınmazları 01.12.1971 tarihinde müteveffa oğlu ...’ya, 1224 ve 1226 parsel sayılı taşınmazları 11.03.1986 tarihinde davalı torunu ...’ya satış yolu ile temlik ettiğini, temlik tarihinde davalı ...’in henüz 13 yaşında olduğunu, mirasbırakanın 1227 parsel sayılı taşınmazı 11.03.1986 tarihinde dava dışı kızı Semiha Armutçuoğlu’na, adı geçenin de bu taşınmazı 14.07.1987 tarihli satış işlemiyle eşinin asker arkadaşı olan dava dışı Durmuş Ali Şener’e, onun da 24.05.1989 tarihinde tekrar Semiha’ya, Semiha’nın da en son 17.02.2004 tarihinde davalı oğlu ...’na satış yolu ile temlik ettiğini, ara malik Durmuş Ali’nin taşınmazı hiç kullanmadığını, mirasbırakanın, mirastan mal kaçırma amacıyla hareket edip çocukları... ve Semiha’ya ayrıcalıklı davrandığını, temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu 1224, 1226, 1227 parsel ile 1166 ve 1169 parsel sayılı toplam beş parça taşınmazın davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
    Davalılar, zamanaşımı süresinin geçtiğini, mirasbırakanın dava konusu taşınmazları ihtiyacı nedeniyle sattığını, alım güçleri bulunduğunu ve taşınmazların yabancıya gitmemesi için satın aldıklarını, uzunca bir süre geçtikten sonra açılan davanın dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
    ./..

    İlk Derece Mahkemesince, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davalı yanın istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 1917 doğumlu mirasbırakan ...’nın 22.03.1986 tarihinde ölümü üzerine çocukları ...,...,... ve ...’nin kaldıkları,...’nin mirasbırakandan sonra ölümü üzerine davalı eşi ..., davalı çocukları ... ve...’nun kaldıkları, ...’nin mirasbırakandan sonra ölümü üzerine kardeşleri ve yeğenlerinin kaldığı, ...’in mirasbırakandan sonra 18.01.2014 tarihinde ölümü üzerine davacı eşi ... ve davacı çocukları ..., ...,...’in kaldıkları, davalılardan ...’nun ise mirasbırakanın dava dışı kızı ...’nın oğlu olduğu, mirasbırakan ...’nın dava konusu 1224 ve 1226 parsel sayılı taşınmazları 11.03.1986 tarihinde davalı torunu ...’ya, 1166 ve 1169 parsel (582 parselin ifrazı ile oluşan) sayılı taşınmazları 01.12.1971 tarihinde bir kısım davalının mirasbırakanı olan oğlu ...’ya satış yolu ile temlik ettiği, yine mirasbırakan ...’nın dava konusu 1227 parsel sayılı taşınmazı 11.03.1986 tarihinde dava dışı kızı ...’na, onun da 14.07.1987 tarihinde dava dışı ...’e, onun da 24.05.1989 tarihinde tekrar ...’ya, onun da 17.02.2004 tarihinde davalı oğlu ...’na satış yolu ile temlik ettikleri, davalılardan Diledim’in 1973 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu"nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu"nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu"nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ile durumun aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Diğer yandan, muris muvazaasından söz edebilmek ve 1.4.1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararını uygulayabilmek için temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığının kanıtlanması zorunlu olup; sırf bedelsizlik ya da alıcının yaşının küçük olması mirasbırakanın mal kaçırmayı amaçlamadığı durumlarda önem arz etmez.
    Somut olayda, dinlenen davacı tanıkları mirasbırakanın çocuklarıyla problemi olmadığını ve çocukları arasında ayrım yapmadığını ifade etmişlerdir. Öte yandan, davacılardan ...’nin eşi, diğer davacıların da annesi olan ve 2014 yılında öldüğü anlaşılan ...’in temliki bilmemesi hayatın olağan akışına ters düşer. Temliki bildiği halde yaşadığı sürece dava açmamıştır. Bütün bu somut olgular yukardaki ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde muvazaa iddiasının kanıtlandığından söz edilemez.
    Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Davalıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.03.2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
    (Muhalif)

    -KARŞI OY-

    Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre hükmün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi