Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/3893
Karar No: 2018/1023
Karar Tarihi: 13.02.2018

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2017/3893 Esas 2018/1023 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2017/3893 E.  ,  2018/1023 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.12.2013 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 25.04.2017 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.02.2018 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    KA R A R
    Davacı vekili   25.12.2013    tarihli  dilekçesi ile  1732 nolu parselde (48.500 m2 tarla)  80/560 hisse ile hissedar olduğunu, davalının 04/04/2012 tarihinde bu yerde 80/560 hisseyi (6.928,57 m2)  700.000,00 TL bedelle satın aldığını, bu işlemin 24/12/2013 tarihinde öğrenildiğini, TMK.nun 732. maddesi gereğince şufa hakkına dayalı iptal ve tescil istemiştir.
    Mahkemenin 08/07/2014 tarih 2013/529 E.- 2014/479 K. sayılı kararı ile; "dava sırasında 29.05.2014 tarihinde ifrazen oluşan parseller anlamında davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ve 1732 nolu parselde davalı adına 1/7 hissenin iptali ile davacı adına tesciline, şufa bedelinin davalıya ödenmesine, bakiye kalan bedelin yazım hatası yapılmışsa da aslen davacıya iadesine" karar verilmiş; bu karar  davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dairemizin 03/03/2015 tarih 2014/14585 E.- 2015/2290 K. sayılı kararı ile; dava konusu 1732 nolu parselin bir kısmında imar uygulaması yapılması sonucu 63522 ada 1 parsel ve 63527 ada 3 parselin oluştuğundan, davacının istemi 1 ve 3 nolu imar parselleri yönünden davanın reddedildiğinden, 1732 nolu parsel yönünden davanın kabul edildiğinden,
    davacı isteminin bir kısmı hakkında kabul kararı olmasına rağmen yargılama giderlerinin tamamından davalının sorumlu tutulduğundan, HMK 326/2. maddesi gereği kısmen haklılık halinde haklılık oranına göre giderlerin paylaştırılacağından, davacı yararına kabul edilen bölüm üzerinden vekalet ücreti taktir edilmesi gerektiğinden, kabul edilen kısım üzerinden harcın hesaplanmasının uygun olacağından, iadesi gereken bedelin eksik belirlendiğinden" bahisle bozulmuştur.
    Bozmaya uyularak verilen  11/02/2016 tarihli karar bu kez Dairemizce "bozmaya uyularak tesis edilen hükümde tüm istekleri karşılar şekilde yeniden karar oluşturulması gerektiğinden" bahisle bozulmuştur.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, dava konusu  1732 nolu parselin dava sırasında imar sebebi ile ifraz edildiği, ifrazen oluşan 63522 ada 1 parsel ve 63527 ada 3 parselde tarafların müşterek malikliklerinin sona erdiği, davacının bu parsellerde malik sıfatı kalmadığı anlaşıldığından; bu parseller anlamında davanın reddine, 1732 nolu parselin ifraz sonucu 21602 m² olarak tescil edildiği anlaşıldığından; burada bulunan davalı hissesi için davanın KABULÜ İLE ; dava konusu yerde davalının 1/7 hissesinin İPTALİNE, davacı adına tapuya TESCİLİNE, bankaya yatırılan 316.998,28 TL"nin tüm ferileri ile birlikte karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine, bakiye 394.714,22 TL"nin tüm ferileri ile birlikte karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 24.969,90 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  29.632,85 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 25.04.2017 tarihinde karar verilmiştir.
    Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
    1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
    2-Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
    Somut olayda, yargılama sürecinde 29.05.2014 tarihinde dava konusu 48.500 metrekare yüzölçümündeki 1732 parsel sayılı taşınmazın bir kısmında imar uygulaması yapılmıştır. İmar işlemi sonrası 1732 parsel 21.602 metrekare yüzölçümlü 1732 parsel ile 63522 ada 1 ve 63527 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar oluşmuştur. Davacının istemi 1 ve 3 sayılı imar parselleri yönünden reddedilmiş, 1732 parsel yönünden kabul edilmiştir. 6100 sayılı HMK"nın 326.
    maddesi uyarınca yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Somut olayda, yargılama sürecinde 29.05.2014
    tarihinde dava konusu 48.500 metrekare yüzölçümündeki 1732 parsel sayılı taşınmazın bir kısmında imar uygulaması yapılmıştır. İmar işlemi sonrası 1732 parsel 21.602 metrekare yüzölçümlü 1732 parsel ile 63522 ada 1 ve 63527 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar oluşmuştur. Davacının istemi 1 ve 3 sayılı imar parselleri yönünden bu parsellerde davacının müşterek malikliği bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmiş, 1732 parsel yönünden kabul edilmiştir. Görülüyor ki, dava sırasında imar planı geçmiş olmakla davacı aleyhine reddedilen kısım için davacının davada kusuru bulunmadığından ve davaya sebebiyet vermediğinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.630TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi