14. Hukuk Dairesi 2016/1228 E. , 2018/1031 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.09.1997 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 137 ada 270, 299, 267, 320, 322, 158; 129 ada 15; 138 ada 61; 193, 238 ve 216 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim, mümkün olmaması halinde satış yolu ile giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalı, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim yolu ile giderilmesini savunmuş olup; davalı ..., dava konusu 322 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan su deposu, samanlık ve ağaçların kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davacı ve bir kısım davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.02.2013 tarih ve 2013/1879 Esas, 2013/3105 Karar sayılı ilamı ile dava konusu 322 parsel dışındaki taşınmazlara ilişkin hükmün onanmasına; dava konusu 322 parsel sayılı taşınmaz yönelik olarak ise “Olayımıza gelince; Davaya konu 322 parselde bulunan samanlık, su deposu, ve ağaçların ortaklardan ...’ya ait olduğuna dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 1998/355 E, 2000/975 K. sayılı kesinleşmiş ilamı bulunmaktadır. Mahkeme bu ilamı dikkate alarak bu parsel için satış bedelinin %73 ünün muhdesat sahibi ...’ya verilmesine karar verilmiştir. Ancak kesinleşmiş bu ilamda belirtilen ağaçlar ile Mahkemece yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan ziraat bilirkişi raporundaki ağaçlar farklılık arzetmektedir. Çelişkinin giderilmesi maksadıyla gerekirse yeniden mahallinde keşif yapılarak kesinleşmiş mahkeme ilamındaki ağaçlarla karşılaştırma yapılarak alınacak rapora göre davalıya ait muhdesat yönünden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine; ... İli ... İlçesi, ... Köyü ... mevki 137 ada 322 parsel yönünden, satış bedelinden % 30,97’ne tekabül eden saman damı, havuz ve ağaçlara ilişkin bedelin muhdesat sahibi ..."ya verilmesine geriye kalan satış bedelinin paydaşlara tapu kayıtları veya veraset ilamında belirtilen oranlara göre verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalılar ..., ..., ..., ... temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Somut olaya gelince; mahkemece, hükme dayanak teşkil eden 29.05.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultunda muhdesat oranı %7.94 olarak belirlendiği halde yanılgılı değerlendirme ile muhdesat oranının %30.94 olduğu kabul edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.02.2013 tarih ve 2013/1879 Esas, 2013/3105 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilen dava konusu 322 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazlar yönünden yeniden hüküm kurulması da hatalıdır.
Belirtilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 13.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.