14. Hukuk Dairesi 2015/10988 E. , 2018/1042 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.07.2012 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 661 ada 13 parsel lehine ve davalıya ait 20 parsel aleyhine geçit hakkı kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.05.2014 tarih ve 2014/2869 Esas, 2014/6975 Karar sayılı ilamı ile "davacının taşınmazının mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu açıktır. Bilirkişi raporunda belirlenen 4 ayrı güzergahtan taşınmazın bütünlüğünü bozmayan tek güzergah duvarın olduğu kısımdan geçen 4 no"lu güzergahtır. Ancak bu güzergahtaki duvarın yıkılması gerekmekte olup davalı tarafından da evi ile mesafesi nedeniyle bu güzergah kabul edilmektedir. İnşaatçı bilirkişi tarafından bu duvarın yeniden yapılmasının maliyeti çıkarılmış ve mahkemece kabul edilen 3 no"lu güzergah ile 4 no"lu güzergah bedelleri karşılaştırıldığında davacının sübjektif arzularına göre belirlenen güzergah seçiminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle komşuluk hukuku ilkeleri ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince bilirkişi raporunda belirlenen 4 no"lu güzergahtan geçit hakkı kurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile; ... İli ... İlçesi, ... Mahallesi 661 ada 20 nolu parsel sayılı taşınmaz üzerinde fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 10.06.2013 tarihli bilirkişi raporuna ekli ek 4 başlıklı krokisinde A harfi ile turuncu renkte gösterilen 20.76 m2"lik kısmında ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 661 ada 13 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı tesisi ile tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK’nun 297.maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Somut olayda, hüküm sonucunda 661 ada 13 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit tesisine karar verilmiş ise de tesis edilecek geçitin genişliğinin kaç metre olacağı infaza elverişli şekilde hükümde gösterilmemiştir. Mahkemece, belirtilen husus gözetilmeksizin infazda terdeddüte neden olacak şekilde yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.