
Esas No: 2020/4766
Karar No: 2022/3589
Karar Tarihi: 31.05.2022
Danıştay 8. Daire 2020/4766 Esas 2022/3589 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Danıştay 8. Dairesi, davacıların, destekçileri olan kişinin bir yol yapım çalışması sırasında yüklenici firma çalışanı tarafından kullanılan greyderin çarpması sonucu hayatını kaybetmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla açtığı tazminat davasının, trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının adli yargının görevi olduğu gerekçesiyle reddedilmesine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır. Kararda, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir. Kanunlar olarak ise, idari dava türleri arasında sayılan \"idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası\" kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağı, davalı idarenin meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak davaların görüm ve çözümünün
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4766
Karar No : 2022/3589
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
8- ...
9- ...
10- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; destekçileri olan ...'in, 13/10/2013 tarihinde ... Birliği tarafından yaptırılan Yeşilyurt Köyü yol yapım çalışması sırasında yüklenici firma çalışanı ... 'in kullandığı greyderin çarpması sonucu hayatını kaybetmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, oluştuğu iddia olunan 1.000,00-TL maddi ve 275.000,00-TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin 26/12/2013 tarih ve K.2013/165 sayılı kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; nitekim, benzer bir yol yapım çalışması nedeniyle meydana gelen kaza sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle açılan davada Uyuşmazlık Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna hükmedildiği gerekçesiyle davanın 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesinde "idari dava türleri" arasında sayılan "idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası" kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağı, idarenin aynı plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak davaların görüm ve çözümünün, iptal ve tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu, davanın trafik kazasından değil, davalı idarenin kamu hizmetini yürüttüğü sıradaki eyleminden doğan zararın giderilmesi için davanın açıldığı, sorumluların yargılandığı ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesi düzenlenen bilirkişi raporunda, ... Birliği tarafından atanan yapı denetim görevlileri ... ., ... ve ...'nin işin devamı süresince şantiye sahasında bulunma zorunluluğu bulunmamakla birlikte işin yer teslimi, geçici-kesin kabul dönemleri ve rutin kontrollerin gerçekleşmesi amacıyla şantiye sahasında bulunmaları gerektiği ancak şantiye sahasında kaza, zarar ve kayıpların meydana gelmesini önlemek amacıyla tüm tedbirlerin alınması için gerekli talimatların ve eksik görülen kısımların yükleniciye yazılı olarak bildirilmesinin zorunlu olduğu, yapı denetim görevlilerince bu hususlar yazılı olarak yükleniciye bildirilmediğinden tali kusurlu olduklarının tespit edildiği, yapı denetim görevlileri ...., ... ve ... 'nin ağır hizmet kusuru sebebi ile vefat eden ...'in vefatı sebebi ile davacılar tarafından idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısal denetiminin idari yargı yerlerince yapılacağı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..,K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 31/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.