1. Hukuk Dairesi 2019/159 E. , 2019/2228 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, adına kayıtlı 1489 parsel sayılı taşınmazını, ...Belediye Başkanlığına, Belediye hizmet binası olarak yapılması için ve bu şartla bağışladığını, bununla ilgili encümen kararı alındığını, ancak davalı belediyenin dava konusu taşınmazda belediye hizmet binası yapmaktan vazgeçtiğini, Belediye Meclisinin 01/07/2013 tarih ve 18 sayılı kararı ile taşınmazın satışına karar verildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafın dava konusu taşınmazı yaklaşık 10 yıl önce şartsız olarak bağışladığını,davanın hak düşürücü süreye uğradığını, dava konsuu taşınmazla ilgili olarak davacıya verilmiş bir taahhütleri olmadığını belirterek haksız davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kayıtsız ve şartsız olarak ...Belediyesine bağışlandığı, bu bakımdan bağışın koşullu bağış olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 16.70.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.03.2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı Belediye Başkanlığının Belediye Hizmet binasına ihtiyacı olduğunu belirterek 1489 parsel sayılı taşınmazının bağışlanması konusunda ısrarcı olmaları üzerine, hizmet binası yapılması koşuluyla taşınmazını bağışladığını, aradan uzun zaman geçmesine rağmen Belediye Hizmet binası yapılmadığını, 2013 yılında hizmet binası yapılmasından vazgeçilerek imar planında değişiklik yapılıp, 01.07.2013 tarihli ...Belediye Meclisinin 18 sayılı kararıyla taşınmazın satışına karar verildiğini, bu durumda şartlı bağışlanan taşınmazın bağış şartının davalı tarafından kaldırılması nedeniyle taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Belediye, taşınmazın on yıl önce bağışlandığını, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, bağışın şartsız yapıldığını, bağıştan dönme koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, resmi satış sözleşmesinde davacının taşınmazı kayıtsız ve şartsız olarak Belediyeye bağışladığı, bağışın koşullu yapıldığının bir belge ile de kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
...Belediye Encümenin 29.11.2000 tarih, 92 sayılı kararında; ...’ın 27.11.2000 tarihli dilekçesiyle; 675 parsel sayılı taşınmazında 18. madde uygulaması talep ettiğinden, 675 parsel sayılı taşınmazın uygulama imar planında, kısmen yol, park, otopark, Belediye Hizmet Alanda geri kalan alanın ise konut alanında kaldığı, taşınmazda 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesine göre arsa ve arazi düzenlemesinin yapılabileceğine oy birliğiyle karar verildiği tespit edilmiştir.
...Belediye Encümeninin 06.12.2000 tarih, 96 sayılı kararında da; “675 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde bulunan alanın Maliye Hazinesi adına ihdası ve tescilinden sonra söz konusu parselle beraber 3194 sayılı İmar Kanunun 18. ve 39. maddelerine göre arsa ve arazi düzenlemesi yapılmasına, 13.616,11m2 lik alanın D.O.P olarak imar yolları, yeşil alan (park) ve otopark alanına terkininin yapılmasından sonra kalan 53.587,87m2 lik alanın resen ifrazının yapılmasına ve oluşacak “1,2,3,...118” ile gösterilen parsellerin imar parseli olarak ekli dağıtım cetvelinde gösterilen şekilde tescillerinin yapılmasına, 118 nolu parselin Belediye Hizmet alanı olarak Belediye adına bağışının yapılmasına” oy birliğiyle karar verilmiştir.
Dava konusu, 2.000,00m2 miktarlı, arsa nitelikli 1489 parsel sayılı taşınmaz davacı ... adına tapuya kayıtlı iken, 31.06.2001 tarihli resmi senetle “kayıtsız ve şartsız” olarak ...Belediyesine bağışlandığı saptanmıştır.
...Belediye Meclisinin 01.07.2013 tarih, 18 sayılı kararıyla; mülkiyeti Belediyeye ait 1489 parsel sayılı taşınmazın oy çokluğuyla satışına karar verilmiştir.
Somut olayda, her ne kadar resmi akitte, bağışın, “koşulsuz ve şartsız” bağış olduğu yazılmış ise de; bağışlama akdinde bağışlamanın tabi tutulduğu kayıtların koşul ve yükümlülük niteliğinde bulunup bulunmadığının belirlenmesinde, kullanılan sözler değil, bağışlayanın amacı göz önünde tutulmalıdır.(Y.HGK. 30.06.1975-13/687E-2453K) ...Belediye Encümenin 06.12.2000 tarih, 96 sayılı kararında, imar uygulamasında davacı adına tescil edilecek “118 nolu parselin Belediye Hizmet Alanı (B.H.A) olarak Belediye adına bağışının yapılmasına” şeklinde ki belirtme ile, resmi senedin dayanağı belgeden davacının bağıştaki amacının 118 parsel sayılı taşınmazda Belediye Hizmet alanı olarak kullanılması koşulunu taşıdığı açıktır. ...Belediye Encümeninin 01.07.2013 tarih, 18 sayılı kararıyla, 118 parsel sayılı taşınmazın özel mülke çevrilerek satışa çıkarıldığı, bu durumda Belediye Hizmet alanı olarak dolayısıyla kamu yararına kullanılamayacağı sabittir
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 2003/6489 Başvuru sayılı, Karaman-Türkiye kararında; kamu yararı için idareye bırakılan taşınmazda, her hangi bir kamu yararına kullanılmayan ve el atılan taşınmazın, kamu hizmetlerinde kullanılmamasının genel menfaatlerin gerektirdikleri ile bireysel hakların korunması zorunluluğu arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozduğu sonucuna vararak, başvurucular lehine tazminata hükmedilmiştir.
T.C Anayasa Mahkemesinin 09.03.2017 tarih 2014/11994 Başvuru numaralı ... ve ... kararında (benzer bir olayda) özetle “ ...başvurucuların maliki oldukları taşınmazı yol yapılması şartıyla Belediyeye bağışladıkları ancak Belediye tarafından yapılan imar planı değişiklikleriyle taşınmaz konut alanına dönüştürülmek suretiyle bağış vaadi sözleşmesinde belirtilen mükellefiyetin ihlal edildiği, ihlalin başvurucular açısından taşınmazın iadesi yönünde meşru beklenti yarattığı.. konut alanına dönüştürülen taşınmazın eski maliklerine iade edilmeyerek Belediyenin özel mülkü haline getirilmesi, amme menfaatlerinin gözetilmesindeki kamusal yarar ile bireyin mülkiyet hakkının korunmasındaki bireysel yarar arasında kurulması gereken makul dengenin malik aleyhine orantısız bir biçimde zedelenmesine yol açtığı, bu durumda başvurucuların mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olduğundan söz edilemeyeceği, açıklanan nedenlerle mülkiyet hakkının ihlal edildiği.” sonucuna varılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.10.1981 gün, 1/2343 Esas-691Karar sayılı kararında; Parselasyon yapılırken, kayıt malikinin bir kısım yerleri yol olarak terk etmesi bu yerlerin kamu malı sayılması için yeterli neden olarak kabul edilemez. Böyle bir yer ancak, imar planına uygun olarak yol haline getirmekle kamu malı niteliğini kazanabilir ve böyle bir mal artık özel mülkiyete konu olamaz. Dava konusu yerin yol haline getirilmediği ve terkinden sonraki imar planında ana arterle irtibatı kesilmek suretiyle sirkülasyon alanı haline dönüştürüldüğü, yol olmaktan çıkarıldığı ve muhtelif kişilerin yaptırmış oldukları binalar sebebiyle bu amacına uygun kullanılamayacağı ... saptanmış olmasına;...davacı bu taşınmazın tamamı ile ilişkisini kesmediğine göre; belediyenin aldığını geri vermesi ve hal böyle olunca da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Dairenin 05.12.2017 gün, 2015/2881 Esas, 2017/7079 sayılı kararında; “ özellikle, kamu yararı amacıyla park alanı olarak kullanılmak üzere Belediyeye bedelsiz terk edilen taşınmazın imar plan tadilatıyla özel mülkiyete konu edilip 3. kişilere satılması nedeniyle, Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan davacının mülkiyet hakkına aynı maddede düzenlenen meşru amaç (kamu yararı) unsuru gerçekleşmeden müdahale edildiği anlaşıldığı gerekçesiyle” mahkemenin, “ park alanına terk edilen taşınmazların Belediyeye mal edilmesinin yolsuz olduğu gerekçesiyle verilen tazminat kararı oy birliğiyle onanmıştır.
Yine Dairenin 03.04.2018 gün, 2015/9529 Esas, 2018/8665 Karar sayılı ilamında da; “ okul ve park alanı olarak Belediyeye terk edilen alanlarda, imar plan değişiklikleri tevhit ifraz işlemleri sonucu konut alanına çevrilen taşınmazlardan, Belediye adına kayıtlı payların tapu kayıtlarının iptaliyle davacı adına tesciline, üçüncü kişilere satılanların davacı payına isabet eden bedele hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle mahkeme kararı oy birliğiyle bozulmuştur.
Benzer bir olayla ilgili, Y.1.H.D. 2005/9169 Esas, 2005/10496 Karar sayılı kararında da; “kural olarak bu tür taşınmazların terkin amacına uygun kullanılması ve bunun sürdürülmesi asıldır. Davacılara terke zorlayan nedenin ortadan kalkması halinde, bağışlama niteliğindeki hukuki işlemin nedeninde var olan bağışlama koşulunun da gerçekleşmeyeceği, bir başka anlatımla taşınmazın artık yol olarak kullanılmayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda davalı belediyenin bedelsiz olarak aldığı taşınmazı bedelsiz olarak iade etmesi yükümlülüğü doğar.” denilmiştir.
Somut olgular, tapu kayıtları, Belediye encümeni ve meclis kararları, belirtilen Yargı kararları ışığında değerlendirildiğinde; Encümen kararındaki belirtmeye göre davacının, 118 parsel sayılı taşınmazı Belediye Hizmet alanı olarak kullanılmak üzere koşullu bağışladığı, davalı Belediye Meclisinin 01.07.2013 tarihli kararıyla 1489 (118) parsel özel mülke çevrilerek satışa çıkarıldığı, bu durumda, kamuya terk edilen Belediye Hizmet Alanı olarak kullanılması koşuluyla bağışlanan taşınmazın bu amaçla kullanılmasının mümkün olamayacağı, bağıştan dönme koşulunun gerçekleştiği saptandığından, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ve mahkeme kararının bozulmasını düşündüğümden, çoğunluğun davanın reddine ilişkin mahkeme kararının onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum.