Abaküs Yazılım
4. Daire
Esas No: 2018/2837
Karar No: 2022/3433
Karar Tarihi: 31.05.2022

Danıştay 4. Daire 2018/2837 Esas 2022/3433 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/2837 E.  ,  2022/3433 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    DÖRDÜNCÜ DAİRE
    Esas No : 2018/2837
    Karar No : 2022/3433

    TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
    (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
    VEKİLİ : Av. ...
    KARŞI TARAF (DAVACI) :... Reklam Hizmetleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
    VEKİLİ : Av. ...

    İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle 2011/4-5-6-7-11 dönemleri hesaplarının katma değer vergisi yönünden sınırlı incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporuna istinaden 2011/4-5-6-7-11 dönemleri için tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca 2012/7 dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının fatura aldığı ... Reklam Ajans Model Prod. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporunun incelenmesinden; söz konusu mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal alımına dayanmadığı hususunda yeterli bir tespit bulunmadığından bu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

    TETKİK HÂKİMİ : ...
    DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE :
    Davalı idarenin kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
    Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirim hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
    Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
    Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
    Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
    Davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen Kocamustafapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi ... Reklam Ajans Model Prod. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunun incelenmesinden; mükellef kurumun 05/04/2010 tarihinde şirket ana sözleşmesinde belirtilen işlerle iştigal etmek üzere kurulduğu, 28/02/2014 tarihi itibariyle de mükellefiyetinin res'en terkin edildiği, 21/04/2010 tarihinde şirket işyerinde yapılan yoklamada, 05/04/2010 tarihinde işe başladığı, işyerinin tahmini 90 metrekare olduğu, şirket sermayesinin 20.000,00 TL olduğu, faaliyet konusunun reklam ajansı ve insan kaynakları hizmetleri olduğu, muhtelif büro malzemesi bulunduğu, 27/11/2010 tarihli yoklamada bir önceki yoklamadaki tespitlerin yanında şubesinin bulunmadığı, işyerinde 3 çalışan olduğu, reklam kampanyalarının tasarlanması gerçekleştirilmesi ve pano yapımı faaliyetlerinin devam ettiği, herhangi bir aracı bulunmadığı, 31/03/2011 tarihli yoklamada şirket ortaklarının ... ve ... olduğu,120 metrekare büyüklüğünde işyeri olduğu, 3 çalışan olduğu, şube ve deposunun olmadığı, reklam işlerinin fason yaptırıldığı, herhangi bir aracı bulunmadığı, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, 03/01/2012 tarihli yoklamada faaliyetinin devam ettiği, işyerinde 2 çalışan olduğu, 15/02/2013 tarihinde yapılan yoklamada, işyerinin açık olduğu, faaliyetin devam ettiği, şirkete ait herhangi bir reklam ve tabelanın olmadığı, faaliyet türünün tedarikçi olduğu, işyerinde 3 çalışanın bulunduğu, işyerinde muhtelif ofis malzemelerinin bulunduğu, bunun dışında makine parkı veya taşıtının bulunmadığı, şube ve deposunun bulunmadığı, 05/06/2013 tarihli yoklamada adreste faaliyetine devam ettiği, çalışan 3 personelin bulunduğu, mevcut demirbaş makine parkı ve aracı bulunmadığı, pos cihazı bulunmadığı, faaliyet konusu ile ilgili üretim faaliyeti bulunmadığı, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, 10/12/2013 işyeri adresinin kapalı olduğu, çevreden yapılan araştırmaya göre mükellefin faaliyetini sonlandırdığının öğrenildiği, 20/01/2014 tarihinde mükellefin işyeri adresine gidildiğinde işyerinin kapalı olduğu ve işyerinin camlarında kiralık tabelasının asılı olduğu, 05/02/2014 tarihli mükellefin adres değişikliği yaparak ... Mah.... Cad.... İşmerkeziNo:... Fatih İstanbul adresinde faaliyet göstermeye başladığı, ... ve ... 'nin şirket ortakları olduğu, işyerinin 30 metrekare olduğu, mükellefin 2010 yılında; Bs formu ile 879.779,00 TL tutarında satış bildirdiği, karşı mükelleflerin ise Ba bildirim formu ile 612.780,00 TL tutarında alış bildirdikleri, aynı yılda mükellefin Ba bildirim formu ile 896.965,00 TL alış bildirdiği, karşı mükelleflerin ise hiç satış bildirmediği, 2011 yılında; Bs formu ile 3.129.835,00 TL tutarında satış bildirdiği, karşı mükelleflerin ise Ba bildirim formu ile 2.587.118,00 TL tutarında alış bildirdikleri, aynı yılda mükellefin Ba bildirim formu ile 3.119.746,00 TL alış bildirdiği, karşı mükelleflerin ise hiç satış bildirmediği, 2012 yılında; Bs formu ile 5.197.668,00 TL tutarında satış bildirdiği, karşı mükelleflerin ise Ba bildirim formu ile 4.079.524,00 TL tutarında alış bildirdikleri, aynı yılda mükellefin Ba bildirim formu ile 5.196.596,00 TL alış bildirdiği, karşı mükelleflerin ise hiç satış bildirmediği, 2013 yılında; Bs formu ile 5.696.975,00 TL tutarında satış bildirdiği, karşı mükelleflerin ise Ba bildirim formu ile 5.670.099,00 TL tutarında alış bildirdikleri, aynı yılda mükellefin Ba bildirim formu ile 5.666.652,00 TL alış bildirdiği, karşı mükelleflerin ise 226.310,00 TL Bs formu ile satış bildirdikleri, KDV matrah toplamları yıllara göre sırasıyla, 2010/4-12 dönemi 915.977,06 TL, 2011 dönemi 3.159.491,80 TL, 2012 dönemi 5.226.849,03 TL, 2013 dönemi 5.711.630,00 TL olduğu, mal aldığı firmalardan 2010, 2011, 2012 yıllarında %100ü, 2013 yılında %96 sı hakkında ya sahte belge düzenlemekten rapor bulunduğu ya da özel esaslara tabi olduğu, ortakların ortaklığı bulunduğu başka şirketlerin terk/resen terk durumunda olduğu, tüm bu tespitlerden mükellef kurumun 05/04/2010 tarihinden itibaren ticari bir faaliyetinin olmadığı, beyanlarının ve mali tablolarının gerçeği yansıtmadığı, faaliyetinin tamamen paravan ve komsiyon karşılığı sahte belge düzenlemek olduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
    Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, yapılan yoklamalarda şirketin faaliyetinin olmasına karşın, mükellefin Ba-Bs bildirimleri ile karşı mükelleflerin Ba-Bs bildirimlerinin tutarsız olması, mal aldığı firmaların satış bildiriminde bulunmaması, bu mükellefin bildirdiği firmaların da neredeyse tamamı hakkında ya sahte belge düzenlemekten rapor bulunması ya da özel esaslara tabi olması, ortakların ortaklığı bulunduğu başka şirketlerin terk/resen terk durumunda olması, araç gereçleriyle mevcut sermaye ve bildirilen hasılatı gerçekleştirebilecek ticari kapasitesinin bulunmaması hususları göz önüne alındığında bu mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varıldığından, temyize konu kararın buna ilişkin kısmında isabet görülmemiştir.
    Öte yandan; vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin yeniden bir karar verileceği tabiidir.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
    2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının oy birliği ile ONANMASINA,
    3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının vergi ziyaı cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının, ... ve ...'ın karşı oyları ile oyçokluğuyla BOZULMASINA,
    4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 31/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

    (X) KARŞI OY :
    Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi