Abaküs Yazılım
4. Daire
Esas No: 2018/5558
Karar No: 2022/3460
Karar Tarihi: 31.05.2022

Danıştay 4. Daire 2018/5558 Esas 2022/3460 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/5558 E.  ,  2022/3460 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    DÖRDÜNCÜ DAİRE
    Esas No : 2018/5558
    Karar No : 2022/3460

    TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
    VEKİLİ : Av. …
    2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem : Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu … Hayvancılık ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla taşınmazları üzerine konulan haciz işleminin kaldırılması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair 06/04/2016 tarih ve 11839 sayılı işlemin kaldırılması istenilmektedir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; haciz işlemine konu vergi ve cezalara ilişkin, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin, 15/03/2016 tarihinde düzenlendiği, davacının, şahsına 16/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, anılan ödeme emirlerinin ... Vergi Mahkemesinin E:… esasına kayıtlı dosyasında, dava konusu edildiği, yürütmenin durdurulması istemiyle açılan mezkur davada, Mahkemenin ''yürütmenin durdurulması isteminin reddine'' karar verdiği, anılan karara karşı davacının itirazda bulunduğu, … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi'nin Y.D. İtiraz No: … sayılı kararıyla, itirazının kabul edildiği ve ''yürütmenin durdurulmasına'' karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu edilip yürütmesi durdurulan ödeme emirleri dayanak alınan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın çözümü için, asıl borçlu şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatı nedeniyle davacının taşınmazlarına konulmuş olan hacizlerin kaldırılması isteminin reddedilmesinin hukuka uygun olup olmadığının, asıl borçlu şirketin, vergi borçlarının ilişkin olduğu dönemlerde, davacının kanuni temsilcisi sıfatı taşıyıp taşımadığına göre değerlendirilme yapılması gerektiği, 18/12/2008 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan 06/06/2008 tarihli olağan genel kurul kararıyla yönetim kurulu başkanı olan davacının, asıl borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, 05/11/2009 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazete'nde yayımlanan 21/10/2009 tarih ve 2009/5 sayılı yönetim kurulu kararıyla, yönetim kurulu başkanı olan davacının imza yetkisinin iptal edildiği ve şirket temsil ve ilzama şirket genel müdürü ...'ın imzası yanında yönetim kurulu üyelerinden ...ve ...'ın herhangi birinin müştereken yetkili kılındığından, davacının 21/10/2009 tarihinden itibaren kanuni temsilci sıfatının bulunmadığı, 02/07/2010, 27/10/2011 ve 27/12/2012 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilanlarda davacı yönetim kurulu başkanı yahut yönetim kurulu üyesi gösterilmiş ise de, 02/07/2010 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilanın, asıl borçlu şirketin temsil ve ilzamı konusuna ilişkin olmadığı, 27/10/2011 tarihli gazetede yayımlanan ilana göre, asıl borçlu şirketi, temsil ve ilzama şirket genel müdürü, ...'ın imzasının yanında yönetim kurulu üyelerinden, ...ve ...'dan herhangi birinin müştereken yetkili kılındığı, 27/12/2012 tarihli gazetede yayımlanan kararla ise, asıl borçlu şirketi temsil ve ilzama yönetim kurulu başkanı vekili ...'ın tek başına yetkili kılındığı, davacının ise, asıl borçlu şirketi temsile yetkili olmadığı, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …,…,… sayılı ödeme emirleri içeriğindeki asıl borçlu şirketin vergi borçlarının ise, 2008 takvim yılının 8. dönemi ile 2010 ila 2014 yılının muhtelif vergilendirme dönemlerine ait olduğu, davacının, 2008/8. döneminde asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğundan, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen bu döneme ait vergi ve bağlı alacakların tahsili için taşınmazlarına haciz uygulanmasında ve hacizlerin kaldırılması için yapılan başvurunun reddinde, bu dönem yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, asıl borçlu şirketin, 2010 ila 2014 yıllarının muhtelif vergilendirme dönemlerine ait borçlarının, borçların ait olduğu vergilendirme dönemi, beyan ve vade tarihlerinde, kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacıdan tahsil yoluna gidilmesi hukuka aykırı olduğundan, davacının başvurusunun, kanuni temsilci olmadığı 2010 ila 2014 vergilendirme dönemine ait borçlar yönünden kabul edilmesi gerekirken, yönetim kurulu başkanı olduğundan bahisle reddinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelere, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulüne, Mahkeme kararının, 2008/8. dönemi borçlara ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, 2010 ila 2014 vergilendirme dönemi borçlarına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, asıl borçlu şirketin, amme alacakları nedeniyle olan borçlarından, şirket ortaklarının, salt hisse sahibi olmaları nedeniyle herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinin, ... olduğu, kanuni temsilci olarak anılan şahsın sorumluluğunun bulunduğu, şahsının 2009 yılından itibaren imza yetkisinin olmadığı, 20/03/2013 tarihinden itibaren de şirket ortaklığından ayrıldığı, davaya konu vergi borçlarının muhtelif tarihlerde kısım kısım ödenerek borcun sona erdirilmiş olduğu ileri sürülmektedir.

    TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu haciz işlemine esas vergi borçlarının bazılarının, şirketin kendi beyanlarına ilişkin tahakkuk eden vergi borçları, bazılarının ise, asıl borçlu şirketin idarelerine ibraz ettiği sözleşmelere istinaden vergi ziyaı cezalı damga vergileri, tutanağa istinaden kesilen özel usulsüzlük cezaları ile asıl borçlu şirketin kanuni süresinden sonra verdiği düzeltme beyanlarına istinaden kesilen vergi ziyaı cezaları olduğu, asıl borçlu şirketin vergi borçlarının davacıdan tahsili amacıyla … tarihli …, …, … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, davacı tarafından ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda davanın reddine karar verildiği, dairelerince tesis edilen işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülmektedir.

    DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

    DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

    TETKİK HÂKİMİ : …
    DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının işbu temyiz dilekçesindeki adli yardım talebi, … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesince, … tarih E:… sayılı kararı ile kabul edildiği görüldüğünden, adli yardım istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, işin gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE :
    Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
    2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
    3. 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca davacının adli yardım istemi kabul edilmesine karşın, temyiz isteminin reddine karar verildiğinden temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
    4. Davalı idare tarafından da temyiz isteminde bulunulduğundan ve davalı idarenin de temyiz isteminin reddine karar verildiğinden temyiz giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
    4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
    5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

    (X) KARŞI OY :

    Davacı tarafından, kanuni temsilcisi olduğu … Hayvancılık ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla taşınmazları üzerine konulan haciz işleminin kaldırılması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın, istinaf kanun yolu incelemesi neticesinde, Vergi Dava Dairesinin, davalı idarenin istinaf istemin kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararı taraflarca temyiz edilmiştir.
    Dosyanın incelenmesinden, davacının taşınmazlarına konulan haciz işleminin dayanağı olarak, davacı adına asıl borçlu şirketin, kanuni temsilcisi olduğundan bahisle … tarih ve …, …, … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, davacı tarafından anılan ödeme emirlerine karşı dava açıldığı, ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile ''davanın reddine'' karar verildiği, söz konusu karar, itiraz ve temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşıldığından, davacının taşınmazlarına konulan haciz işlemine karşı yapmış olduğu başvurunun reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü, davacının ise temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi