Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/1190
Karar No: 2010/3580
Karar Tarihi: 29.06.2010

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2010/1190 Esas 2010/3580 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2010/1190 E.  ,  2010/3580 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı, katılma alacağı, tapu iptali ve tescil

    Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... (...) aralarındaki katkı payı alacağı, katılma alacağı, tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen mahkemenin görevsizliğine ve kısmen de tefrikine dair ...Aile Mahkemesinden verilen 14.07.2009 gün ve 803/962 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay"ca incelenmesi davalı-karşı davacı ... (...) Yıldırım vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.05.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı-karşı davacı vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı-karşı davalı vekili Avukat ...geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı- karşı davalı ... vekili, evlilik birliği içinde satın alınarak taraflar adına paylı mülkiyet hükümleri uyarınca tapuya kayıtlanan 780 ada 6 parsel sayılı arsa üzerine, daha sonra vekil edeni tarafından ev yapıldığını, yapılan bu evin değerinin arsanın değerinin en az on katı olduğunu ileri sürerek, TMK.nun 724 ve takip eden maddeleri uyarınca 780 ada 6 parselde ...’ye ait bulunan arsa payının bedeli karşılığında iptali ile bu payın vekil edeni adına tapuya tesciline, bu istekleri kabul edilmez ise evin rayiç değerinin tespiti ile vekil edeninin eve yaptığı katkı karşılığında fazlaya ilişen hakları saklı kalmak kaydıyla 50000 TL tazminatın davalı ...’den tahsiline karar verilmesini istemiş, 22.5.2009 hakim havale tarihli harçlandırılmış dilekçe ile de; dava konusu 780 ada 6 parselin arsa değerinin 120000 TL olduğunun belirlendiğini, dolayısı ile davalı ...’ye ait pay değerinin 60000 TL olduğunu, taşınmaz üzerindeki evin tamamının vekil edeni tarafından yapılması nedeniyle, davalı ...’ye ait paya ilişkin tapu kaydının, bedelinin ödenmesi karşılığında TMK.nun 226. maddesi uyarınca iptal edilerek üstün hak sahibi olan vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istediklerini, dava dilekçesindeki iptal tescile ilişkin isteklerini bu şekilde ıslah ettiklerini bildirmiştir.
    Davalı-karşı davacı ... vekili, tarafların 17.9.1994 tarihinde evlendiklerini, evlilik birliği içinde edinilerek davalı ... adına kayıtlanan pek çok taşınır ve taşınmaz mal varlığı ile banka mevduatı olduğunu ve ayrıca ...’ın ortağı olduğu şirket nedeniyle elde ettiği kar payı bulunduğunu, ...’ın bunların dışında vekil edeninin katılma alacağını azaltmak için vekil edeninin rızasını almaksızın yaptığı karşılıksız kazandırmalar olduğunu açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.1.2002 tarihinden önce edinilerek davalı adına kayıtlanan mallara karşılık toplam 20000 TL katkı payı alacağı ile 1.1.2002 tarihinden sonra edinilen mal varlığı için toplam 20000 TL katılma payı alacağının faizleri ile birlikte davalı ...’dan alınarak vekil edenine verilmesini ve 780 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde vekil edenine ait katkı payı alacağı ve katılma alacağı olması ve vekil edeninin üstün hak sahibi bulunması nedeniyle TMK.nun 226. maddesi hükümleri uyarınca davalı ..."ın payına ait tapu kaydının, değerinin ödenmesi karşılığında iptali ile taşınmazın bölünmeden vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini, eğer 780 ada 6 parsele ilişkin TMK.nun 226. maddesine dayalı bu istekleri kabul edilmez ise 780 ada 6 parselde bulunan mesken nedeniyle 20000 TL katılma alacağının faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak vekil edenine verilmesini istemiş; bilahare ıslahla dava konusu taşınmazlardan 2272 parsele ait katılma alacağına ilişkin isteklerini 71250 TL’ye, 780 ada 6 parsel üzerinde bulunan meskene ait katılma alacağına ilişkin isteklerini de 63107 TL’ye çıkartmıştır.
    Mahkemece; “ Davalı- karşı davacı ...’nin açtığı; ...İli ... İlçesi 1193 ada 2, ... İlçesi 2280 ve 2331 parsel, ...780 ada 6 parsel sayılı taşınmazlara yönelik katkı payı davasının reddine; ... Ltd. Şirketi, bankadaki para ve karşılıksız kazandırmayla ilgili davaların reddine; davalı – karşı davacı ...’nin ...780 ada 6 parselle ilgili katılma alacağının kısmen kabulüne, karar tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte 23964 TL" nin davacı- karşı davalı ...’dan alınıp davalı – karşı davacı ...’ye verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine; davalı-karşı davacı ...’nin ... 2272 parsel sayılı taşınmazla ilgili katılma alacağı davasının kabulüne; taleple bağlı kalınarak 71.250 TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalı ...’dan alınıp ...’ye verilmesine;... plakalı araç ile ilgili katılma alacağı davasının kabulüne; taleple bağlı kalınarak 1075 TL"nin karar tarihinden işleyecek yasal faizi ile davacı-karşı davalı ...’dan alınarak davalı-karşı davacı ...’ye verilmesine; 06 H 3333 plakalı araç için açılan katılma alacağı davasının reddine; davacı-karşı davalı ...’ın açtığı ...780 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tescil istemi ile ilgili davada mahkemenin görevsizliğine; davacı - karşı davalı ...’ın açtığı terditli katkı payı davasının bu dosyadan ayrılmasına ve mahkemenin başka bir esasına kaydedilmesine ....” karar verilmesi üzerine; hükmün ( 06 H 3333 plaka sayılı araç için açılan katılma alacağı davasının reddine ilişkin hüküm bölümü hariç) redde ilişkin bölümleri ile davacı- karşı davalı ... tarafından açılan davaya ilişkin olarak verilen hüküm bölümleri davalı- karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Taraflar 17.9.1994 tarihinde evlenmişler, 22.04.2005 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle 14.2.2006 tarihinde boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM.170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202, 225/son). Davalı-karşı davacı ... tarafından dava konusu yapılan katkı payı alacağı isteğine konu, 1193 ada 2 , 2280 ve 2331 parsel sayılı taşınmazlar ile 780 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ve bu taşınmaz üzerinde bulunan meskenin kaba inşaat kısmı 743 sayılı TKM’nin 170. maddesine göre eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmişlerdir. Bu durumda bu taşınmazlara ilişkin taraflar arasındaki uyuşmazlığın Borçlar
    Kanununun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekir. Katkı payı karşılığında bir tazminat istenebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması ve bunun kanıtlanması gerekmektedir. (TMK.m.6, 222/1) Eşlerden birinin edindiği mala diğer eşin doğrudan maddi bir katkısı yoksa, bu talep kabul edilemez. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, ziynet eşyalarını vermek, düzenli aile yardımı almak, 780 ada 6 parsel üzerinde bulunan meskenin kaba inşaatına davalı- karşı davacı ...’nin babası tarafından inşaat malzemesi temin edilmek şeklinde var olduğu ileri sürülen katkıların soyut, denetimden uzak, başka delillerle desteklenmeyen tanık ifadeleriyle kanıtlanabildiğinden söz edilemeyeceğine, 2280 ve 2331 parsellerin alımına katkısı olduğu ileri sürülen davalı-karşı davacı ...’ye ait 06 ZEE 06 plaka sayılı aracın dava konusu her iki taşınmazın alımından sonraki bir tarihte satılması nedeniyle iddia edilen katkıyı sağlayamayacağının doğru bir biçimde değerlendirilmiş bulunmasına ve davacı- karşı davalı ...’ın, ...’nin katılma alacağını azaltmak amacıyla karşılıksız kazandırmalarda bulunduğu ileri sürülmüş ise de, ileri sürülen bu karşılıksız kazandırmaların ne olduğu, kime ve ne zaman yapıldığı ve ne şekilde yapıldığı gibi açık, araştırılıp değerlendirilebilir bir iddia içermediği anlaşıldığına göre, mahkemece davalı-karşı davacı ... tarafından 1193 ada 2, 2280, 2331 ve 780 ada 6 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak açılan katkı payı alacağı davası ile karşılıksız kazandırmaya ilişkin olarak açılan davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Davalı- karşı davacı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyizi açıklanan nedenlerle yerinde olmadığından reddi ile hükmün; ...İli ... İlçesi 1193 ada 2 parsel, ... İlçesi 2280 ve 2331 parsel, ...780 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden katkı payı davasının reddine ilişkin hüküm bölümü ile karşılıksız kazanımla ilgili davanın reddine yönelik hüküm fıkralarının ONANMASINA,
    Davalı- karşı davacı ... görülmekte olan dava ile; 10.5.1999 tarihinde satın alma nedenine dayanarak taraflar adına paylı mülkiyet hükümleri uyarınca ve arsa niteliği ile tapuda kayıtlı bulunan 780 ada 6 parsel üzerinde, kaba inşaatı 1.1.2002 tarihinden önce, kalan kısmı ise 1.1.2002 tarihinden sonra davacı- karşı davalı ... tarafından yapılıp bitirildiği anlaşılan villanın 1.1.2002 tarihinden sonra yapılan kısmı nedeniyle edinilmiş mallara katılma rejimi gereğince 63.107 TL katılma alacağı isteğinde bulunmuştur. Dava konusu villanın kaba inşaat kısmı hariç kalan kısmı 1.1.2002 tarihinden sonra yapılıp bitirildiğine göre, taraflar arasında bu konuda var olan uyuşmazlığın edinilmiş mallara katılma rejimi ilkeleri gereğince çözüme kavuşturulması gerekmektedir. TMK.nun 222/son fıkrası uyarınca bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Davalı bu villanın çalışmasının karşılığı olan edinimlerle yapıldığını ileri sürdüğüne ve TMK.nun 219. madde hükmünce çalışma karşılığı olan edinimler edinilmiş mal bulunduğuna göre; dava konusu villanın 1.1.2002 tarihinden sonra yapılan kısmının (TMK.nun 235/1.fıkrası) tasfiye anındaki değerinin yani karar tarihine en yakın tarihte tespit edilecek sürüm değerinin ½ sinin davalı –karşı davacı ...’ye ait olacağı hususunda duraksamamak gerekir. Dosya arasında bulunan inşaat mühendisi bilirkişi Necmettin Beyter tarafından düzenlenen 12.5.2008 günlü raporda, 780 ada 6 parselin arsa değerinin 120000 TL olduğu açıklandıktan sonra üzerinde bulunan villanın 1.1.2002 tarihinden sonra yapılan inşaat değerinin, bahçe dizaynı dahil 331.425 TL olup dolayısı ile toplam değerin 451380 TL bulunduğu bildirilmiş, villanın 1.1.2002 tarihinden önce yapıldığı anlaşılan kaba inşaat değerinin ise ayrıca 78.952 lira olduğu açıklanmıştır. Davalı- karşı davacı ... vekili aynı taşınmaza ilişkin olarak ...Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesine ilişkin 2008/364 Esas sayılı dava dosyasında yapılan incelemede dava konusu taşınmazın arsa değeri, çevre düzenlemesi ve üzerindeki villanın değeri dikkate alındığında toplam olarak 679.544,80 TL değere sahip olduğunun belirlendiğini her iki rapor arasında ciddi farklılık bulunduğunu ileri sürerek rapora itiraz etmiş ancak bu itiraz dikkate alınmamıştır. Mahkemece bilirkişi raporuna gerekçeli biçimde yapılan itiraz dikkate alınmadan ve dava konusu villanın 1.1.2002 tarihinden sonra yapılan kısmına isabet eden gerçek sürüm değeri bulunmadan ve bulunacak değerin ½ sinin ...’ye ait olacağı düşünülmeden, yazılı şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
    Bundan ayrı; davacı- karşı davalı ... dava konusu 780 ada 6 parsel bakımından önce, TMK’nun 724 ve devamı maddeleri uyarınca tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuş ise de daha sonra tapu iptal ve tescil isteğine dayanak yaptığı hukuki nedeni değiştirerek TMK.nun 226/2 maddesi uyarınca iptal tescil isteğinde bulunmuş yani davanın hukuki sebebini ıslah etmiştir. TMK.nun 226/2 maddesindeki düzenleme; eşler arasında paylı mülkiyete tabii bir malın belli şartlar altında eşlerden birine bölünmeden verilmesini sağlayan ayni hakka ilişkin bir düzenleme olup, TMK.nun edinilmiş mallara katılmayı düzenleyen kısmında kaleme alınmıştır. TMK.nun 226/2 maddesine dayanılan böyle bir davada genel mahkemelerin görevli olduğu düşünülemez. Kaldı ki, davacı-karşı davalı ... 780 ada 6 parsele ilişkin tapu iptal ve tescil istekleri kabul edilmez ise; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu taşınmaz için katkı bedeline karşılık 50.000 TL tazminat isteğinde bulunmuştur. ...’ın istekleri terditli istekler olduğuna göre; aynı mahkeme tarafından ve ayrıca davalı- karşı davacı ...’nin aynı taşınmaza yönelik olarak açtığı katılma alacağı isteği ile birlikte yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece ... tarafından açılan terditli davanın tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin bulunan kısmının dayanağı olan hukuki sebebin usulüne uygun şekilde ıslah edildiği hususunun göz ardı edilmesiyle verilen görevsizliğe ve tefrike ilişkin kararlarında da dolayısı ile isabet bulunmamaktadır.
    Dosya arasında bulunan bilgi, belge ve davalı adına olan banka kayıtlarına göre, davalı-karşı davacı ..."nin katılma alacağı isteğine konu ettiği, davalı ...’a ait ...Bank GOP Şubesinde kayıtlı 9510-165111-25 nolu hesapta bulunan 88000 TL nin 24.5.2005 tarihinde, aynı bankanın 9510-165111-5 nolu hesabında bulunan 2721 Euronun 25.4.2005 tarihinde ve gene aynı bankanın 9510-165111-12 nolu hesabında bulunan 20000 ABD dolarının da 20.4.2005 tarihinde çekildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu bu banka hesaplarındaki hareketler 1.1.2002 tarihinden sonraki döneme ilişkin olup taraflar arasındaki mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihte var olan değerlerdir. Davalı ... bu tasarrufların kaynağının kişisel malları olduğu ileri sürüp ispatlayamadığına göre; 1.1.2002 tarihinden sonra yapılan bu tasarrufların TMK.nun 219. maddesi hükmü uyarınca edinilmiş mal olduğu ve bu durumda dava konusu bu tasarrufların oluşmasında davacı ...’nin katkısı olsun veya olmasın aynı yasanın 236. maddesi hükmü uyarınca yarısı üzerinde hak sahibi olduğu açık iken, ...’nin banka mevduatına yönelik katılma alacağı isteğinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
    Tüm bunlardan ayrı; davalı-karşı davacı ...; ... Limited Şirketinde %20 hisse sahibi olan davalı ...’ın 1.1.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen döneme ilişkin olarak edindiği kar payına yönelik olarak da katılma alacağı isteğinde bulunmuştur. Mahkemece bu istek “ 1.1.2002 - 22.4.2005 tarihleri arasında şirket tarafından davalı kocaya payı dikkate alınarak temettü verildiğinin ve kar payı verilmemiş ise şirkete ayın olarak ilave yapıldığı ... tarafından ispatlanamadığı” gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de; dosya arasında bulunan mali müşavir Osman Peker tarafından düzenlenen 1.12.2008 günlü raporda; anılan şirkette ..."nun %20 hisse ile ortak olduğu, şirket hesaplarının usulüne uygun ve düzgün tutulmaması nedeniyle kesin bir değerlendirme yapılmasının mümkün bulunmadığı açıklandıktan sonra bulunan bazı defter ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda şirketin 2002 yılında 976,52 TL, 2003 yılında 4218,52 TL ve 2004 yılında 1449,44 TL net karı olduğunu, 31.12.2004 sonu itibariyle geçmiş yıllar karlarının 176.808.380.443 TL olarak hesaplandığını, güncel miktarın 176.808,38 YTL olduğu, henüz ortaklara kar dağıtımının yapıldığı yolunda bir kaydın bulunmadığını açıkladıktan sonra anılan şirketin 1.1.2005- 31.3.2005 tarihleri arasındaki 1. dönem zararının 3311,89 YTL; 1.4.2005-30.6.2006 tarihleri arasındaki 2. dönem zararının da 6329,51 YTL olduğu açıklanmıştır. Bilirkişi raporunda, dağıtıldığına dair bilgi bulunmadığı açıklanan kar payının ne olduğu ve ne gibi bir işleme tabii tutulduğu hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Mevcut bir kar payı varsa bunun dağıtılmamış olması, olmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları dikkate alınarak yeniden şirket hesaplarını değerlendirebilecek niteliğe sahip bir hukukçu bilirkişi ile iki mali müşavir bilirkişiye durumun ve şirket hesaplarının inceletilerek 1.1.2002 tarihinden taraflar arasındaki mal rejiminin sona erdiği 22.4.2005 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak şirket net karının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının belirlenmesi, belirlenen kar ortaklara dağıtılmamış ise şirkete ayın olarak ilave edilip edilmediğinin açıklığa kavuşturulması, bilirkişilerden denetime açık rapor sunmaları sağlanmalı ve alınacak uzman bilirkişi rapor ya da raporları ile yukarıda belirtilen kanun maddeleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak uyuşmazlık hakkında karar verilmelidir. Yetersiz inceleme ve değerlendirme ile karar verilemez.
    Davalı- karşı davacı ... (...) vekilinin yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün temyiz ve onama kapsamı dışında kalan davalı- karşı davacı ... tarafından açılan davaya ilişkin olan ... Ltd Şirketi, bankadaki para ve ...780 ada 6 parselle ilgili katılma alacağına ilişkin bölümleri ile davacı- karşı davalı ... tarafından açılan dava ile ilgili olarak verilen görevsizlik ve tefrik kararlarına ilişkin bölümlerinin HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 750 TL avukatlık ücretinin davacı- karşı davalı ...’ndan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı- karşı davacı ... (...)’ a verilmesine ve 34,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine 29.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi