Abaküs Yazılım
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No: 2021/3601
Karar No: 2022/1899
Karar Tarihi: 30.05.2022

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/3601 Esas 2022/1899 Karar Sayılı İlamı

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3601 E.  ,  2022/1899 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
    Esas No : 2021/3601
    Karar No : 2022/1899

    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
    VEKİLİ : Av. …

    KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/4508, K:2021/2288 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarılan davacı tarafından, 6087 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi kapsamında meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle yapılan 20/01/2011 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 29/06/2016 tarih ve E:2016/6673, K:2016/5624 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinden bahisle 07/10/1991 ile 20/01/2011 tarihleri arasında mahrum kalınan parasal haklarının ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 24/07/2017 tarih ve 25602 sayılı işlemin iptali ile mahrum kalınan parasal haklarının şimdilik 5.000,00-TL'sinin kanuni faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
    Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/4508, K:2021/2288 sayılı kararıyla;
    Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş,
    6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun "Hakkında Meslekten Çıkarma Kararı Verilmiş Olanların Durumu" başlıklı geçici 3. maddesine yer verilerek,
    İdari işlemin, idari makamların, kamu gücünü kullanarak tesis ettikleri ve bireyler hakkında tek taraflı hukuki sonuç doğuran işlemler olduğu; bir idari işlemin, işlemi yapan idarece sona erdirilmesinin; geri alma, kaldırma, değiştirme ve düzeltme gibi farklı şekillerde gerçekleşebileceği; kaldırmanın, idarece tesis edilen bir idari işlemin, yine idarenin alacağı bir kararla -yetkide paralellik ilkesi uyarınca- geleceğe yönelik olarak uygulanmasına son verilmesi olduğu; kaldırma işleminin, hukuka aykırı işlemlere ilişkin olabileceği gibi hukuka uygun işlemlere ilişkin de olabileceği ve geri alma işleminden farklı olarak geleceğe yönelik olarak sonuç doğurduğu; geri alma işleminin ise; sadece hukuka aykırı işlemler açısından söz konusu olduğu ve işlemin geri alınmasıyla birlikte işlem hiç gerçekleşmemiş gibi ilk tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kalktığı, başka bir ifadeyle geçmişe yönelik sonuç doğurduğu; hukuki kapsam ve sonuç itibariyle kaldırmanın, geri almadan farklı olduğu; zira geri almanın sonuç olarak geriye yürür olmasına karşılık kaldırmanın sonucunun gelecek için hüküm ifade ettiği,
    İdarenin, kural olarak bir hizmetin niteliğini dikkate alarak koşulları her zaman değiştirip, yeni koşullar getirebileceğinde ve daha önceki düzenlemeler ile yaratılmış olan hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip bulunduğunda kuşku bulunmadığı; bu kapsamda idarelerin kamu görevlilerinin statülerine ilişkin yeni kurallar koyabileceği ya da var olan kuralları değiştirebilecekleri,
    Bu doğrultuda, 18/12/2010 tarih ve 27789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun geçici 3. maddesi hükmü ile 2461 sayılı Kanun ile kurulan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, haklarında meslekten çıkarma cezası verilen hâkim ve savcıların, bu cezanın kaldırılması için idarî dava açmadan önce, 6087 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde Kurula başvurmaları gerektiğinin belirtildiği ve başvurunun kabulü halinde önceki kararın kaldırılmasına karar verileceğinin düzenlendiği,
    Olayda, Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 12/02/1990 tarih ve 1990/13 sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacının yeniden inceleme talebi ve itirazının reddedilerek anılan kararın 07/10/1991 tarihinde kesinleştiği; davacı tarafından, 6087 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi kapsamında meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle yapılan 20/01/2011 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 29/06/2016 tarih ve E:2016/6673, K:2016/5624 sayılı kararıyla anılan işlemin iptaline karar verilmesi üzerine davacının 65 yaşından büyük olması nedeniyle tekrar ataması yapılamamış ise de, davacıya meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle yaptığı başvuru tarihi olan 20/01/2011 tarihi ile davacının 65 yaşını doldurduğu tarih olan 01/07/2012 tarihleri arası döneme ilişkin parasal ve özlük haklarının ödendiği,
    Bakılan davada, davacı tarafından, 07/10/1991 ile 20/01/2011 tarihleri arası döneme ilişkin maaşlarının ödenmediği belirtilerek anılan döneme ilişkin yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi talep edilmekte ise de, davacının 6087 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi kapsamında meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle yaptığı 20/01/2011 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 29/06/2016 tarih ve E:2016/6673, K:2016/5624 sayılı kararıyla anılan işlemin iptali üzerine hakkındaki meslekten çıkarma cezasının kaldırılmasına yönelik işlemin nitelik itibarıyla bir kaldırma işlemi olarak kabulü gerektiğinden, tesis edildiği tarihten itibaren sonuç doğuracağı ve davacı hakkında yalnızca ileriye yönelik olarak uygulanabileceği sonucuna varıldığından davacının 07/10/1991 ile 20/01/2011 tarihleri arası döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi isteminin reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
    Açıklanan nedenlerle, 6087 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi kapsamı dışında kaldığından, davacının 07/10/1991 ile 20/01/2011 tarihleri arası döneme ilişkin mahrum kalınan parasal haklarının şimdilik 5.000,00-TL'sinin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinde yasal ve hukuki dayanak bulunmadığı gerekçesiyle,
    davanın reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, meslekten çıkarma cezasının kaldırılması için yaptığı başvurunun idarece reddedildiği fakat bu işlemin yargı kararıyla iptal edildiği; başvurunun idarenin kendi aldığı bir kararla kabul edilmemesi sebebiyle işlemin kaldırılması yahut geri alınması hususlarının tartışılamayacağı; idari işlem yargı kararıyla iptal edildiğinden tesis edildiği tarihten itibaren hukuk aleminden silindiği; buna göre maddi kayıplarının 07/10/1991 tarihi nazara alınarak hesaplanması gerektiği; hakkındaki idari işlemin iptal edilmesinin hukuki bir neticesi olarak bu işlemden kaynaklanan zararlarının tazmin edilmesi gerektiği; bu yükümlülüğün hem milli hem de milletlerarası hukuk tarafından düzenlendiği; konuyla ilgili emsal kararlar bulunduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
    "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
    b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
    c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1.Davacının temyiz isteminin reddine,
    2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/06/2021 tarih ve E:2018/4508, K:2021/2288 sayılı kararının ONANMASINA,
    3. Kesin olarak, 30/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi