Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/13265
Karar No: 2017/3390
Karar Tarihi: 29.05.2017

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/13265 Esas 2017/3390 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2016/13265 E.  ,  2017/3390 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 30/05/2016 gün ve 2015/7883 - 2016/7143 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine ve aynı kanunun 442/3. ve 4421 sayılı Kanunun 2. ve 4/b-1. maddeleri gereğince takdiren 271,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine ve aşağıda yazılı ret karar harcının karar düzeltme isteyene yükletilmesine 29/05/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

    (M) (M)

    KARŞI OY YAZISI

    Davacı dava dilekçesinde; TMSF başkanı ve Fon Kurulu üyelerini davalı göstererek ... 29. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/10/2011 tarihli kararına istinaden borçlu kurum hakkında ... 31. İcra Müdürlüğünün 2012/5223 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını; borçlu kurumun söz konusu mahkeme karanının Yargıtay tarafından onanmasına rağmen gereğini yerine getirmediğini, kararda belirtilen ödemeyi yapmadığını, İYUK"un 28/4. maddesi uyarınca mahkeme kararını yerine getirmeyen davalıların şahsen sorumlu olduklarını iddia ederek ilave talep, tazminat, dava ve şikayet haklarını saklı tutarak 500.000 TL"nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
    Davalı gerçek kişiler cevaplarında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu"nun 127/4. maddesi uyarınca davada husumetin TMSF"ye yöneltilmesi gerektiğinden bahisle husumet itirazında bulunmuşlar; mahkemece 21/01/2014 günlü ön inceleme duruşmasında verilen ara kararında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu"nun 127/4 maddesi gereğince davanın TMSF aleyhine açılmış sayılmasına karar verilmiş, karar gereğince dava dilekçesi ve tensip zaptı TMSF"ye tebliğ edilmiştir.
    TMSF cevabında, adli yargı kararlarının yerine getirilmediği iddiasıyla İYUK 28/4. maddesi uyarınca tazminat davası açılmayacağını, davacının tazminat davası olarak açsa da takip konusu borcun ana parası olan 500.000 TL"nin talep edildiğini, bu yönüyle davanın reddi gerektiğini, kaldı ki dava tarihinde ödeme yapılmamasının nedeninin icra müdürlüğünden mehil vesikası alınması olduğunu, ilam alacaklıları ile takip alacaklısının aynı olmadığını, ilam alacaklılarının temlikinin adi yazılı şekilde olup Fondan mal kaçırmaya yönelik olduğunu, davacının Fonun ve Fon yöneticilerinin icra emrini kasten yerine getirmediklerini ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, icra takibine konu borcun 23/08/2013 gününde ödendiği, icra dosyasından gönderilen 17/06/2013 tarihli muhtıranın TMSF"ye henüz tebliğ edilmeden ve ödeme süresi beklenmeden 18/06/2013"de bu davanın açıldığı görülmekle kasten mahkeme kararının uygulanmadığı iddiası sabit olmadığından TMSF hakkındaki davanın esastan reddine; gerçek kişi davacılar hakkındaki davanın da 5411 sayılı Kanun"un 127. maddesi uyarınca husumetten reddine ve 33.400 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine karar verilmiştir. Davacının temyizi üzerine karar, Dairemizce “Davacının diğer itirazları reddedilerek, davalı TMSF"nin alacaklı-davacının gönderdiği ödeme ihtarlarına rağmen borcu ödemeyerek iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve dava konusu alacağın da yargılama sırasında ödendiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu olduğu; davalı gerçek kişiler yönünden de davanın husumetten reddi nedeniyle maktu yerine nispi vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığı” nedenlerinden bozulmuştur. Davalıların karar düzeltme istekleri üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
    Dosya kapsamından; dava dışı kişiler tarafından TMSF aleyhine ... 29. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2011/37 esas, 2011/33 karar sayılı istirdat davası sonucunda 500.000 TL"nin 06/12/2005"den itibaren yürütülerek avans faizi ile birlikte TMSF"den tahsiline dair verilen 26/10/2011 günlü kararın, TMFS"nin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından 05/02/2013 tarihinde onanıp, TMSF"nin karar düzeltme isteğinin 19/09/2013"de reddedilerek kesinleştiği, eldeki dava davacısı tarafından söz konusu ilama
    dayanılarak ... 31. İcra Müdürlüğünün 2012/5223 esas sayılı dosyasında 22/03/2012"de ilamlı takibe girişilip, 500.000,00 TL asıl alacak işlemiş faizi ile birlikte toplam 1.246,086,84 TL tahsili için işlemler başlatılmıştır. Bu haliyle ... 29. Asliye Ticaret Mahkemesinin hüküm altına aldığı 500.000,00 TL asıl alacak için eldeki davadan önce başlatılmış ve yasal süreci devam eden bir icra takibi olup, talep edilen 500.000,00 TL de tazminat adı altında söz konusu ilama bağlanmış ve icra takibine konu edilmiş asıl alacak miktarı olup Dairenin bozma kararının 1. bendinde takibe konu alacağın ödenmesiyle davanın konusuz kaldığı kabulünün de eldeki dava konusunun icra takibindeki asıl alacak olduğunu göstermiştir. Kaldı ki adli yargı kararlarının yerine getirilmemesi iddiasıyla da İYUK"un 28/4. maddesine dayalı dava açılamaz.
    Şu durumda, davacının dava açmakta, dava tarihi itibariyle hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu haliyle, HMK"nın 114/1-h bendinde sayılan dava şartı yokluğundan 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddi ile davalı TMSF yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekir.
    Açıklanan nedenle, davalı TMSF"nin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 2015/7833 esas – 2016/7143 karar sayılı ve 30/05/2016 günlü bozma ilamının 1. bendinin kaldırılmak suretiyle yerel mahkeme kararının değişik gerekçesiyle bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.29/05/2017















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi