Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/12422
Karar No: 2017/3443
Karar Tarihi: 30.05.2017

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/12422 Esas 2017/3443 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2015/12422 E.  ,  2017/3443 K.

    "İçtihat Metni"


    Davacı ... vekili tarafından, davalı ... aleyhine 11/10/2013 gününde verilen dilekçe ile araç mülkiyetinin tespiti istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece açılan davanın reddine dair verilen 30/04/2015 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 30/05/2017 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili gelmedi, karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
    2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
    Dava, araç mülkiyetinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı, oto kiralama işinin olduğunu 30/08/2013 tarihinde kendisine ait bulunan model beyaz renkli mercedes marka aracını adlı şahsa kiraladığını, yaklaşık bir hafta sonra sigorta şirketinin kendisini araması ile aracın davalıya satıldığını öğrendiğini, dava dışı şahısların sahte kimlik kullanarak araç mülkiyetini davalıya devrettiklerini, yapılan satışın geçerli olmadığını iddia ederek, aracın davalıdan alınarak davacıya teslimi ve davalı adına bulunan trafik kaydının iptali ile davacı adına tescili isteminde bulunmuştur.
    Davalı, aracı noter vasıtasıyla satın aldıklarını, davacının herhangi bir oto kiralama sözleşmesi ve rent a car kaskosu yaptırmadan aracı kiraladığını bu durumdan davacının sorumlu olduğunu, kendisinin bu olayda iyi niyetli üçüncü şahıs konumunda olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece, davacı tarafa araç satış bedeli olan 78.000,00 TL"yi yatırmak için 10/03/2015 tarihli celsede süre verilmiş, 30/04/2015 tarihli duruşmada davacı vekilinin araç bedelini yatırmayacaklarını beyan etmesi üzerine de araç bedelinin davalıya ödenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Türk Medeni Kanunu 988. maddesi; bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyi niyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur hükmünü öngörmektedir.

    Bir malın zilyedi, onu başkasına emanet etmiş olmayıp, çaldırma, gasp, unutma gibi bir sebeple elinden çıkarmış bulunuyorsa, üçüncü şahıs böyle bir malı iyi niyetle iktisap etmiş olsa dahi onun iktisabı geçerli değildir. Gerçekten Medeni Kanun"un 989. maddesi bu hususta gayet açıktır. Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir.
    Görülüyor ki kanun iyi niyetin korunması hususunda, emaneten bırakılan mallarla, sahibinin elinden rızası olmadan çıkan mallar hususunda bir ayırım yapmıştır. Bu ayırım şu düşünceye dayanmaktadır; malı başkasına emaneten bırakan kimse az çok risk altına girmiş ve emaneten verdiği şeyin alan tarafından başkasına geçirilmesi tehlikesini göze almış sayılabilir. Oysa bir malı rızası olmadan elinden çıkaran kimsenin böyle bir riske önceden katlandığı söylenemez. Böyle olunca, bir malı iyi niyetle iktisap eden üçüncü şahsın menfaati, malı emaneten veren kimsenin menfaatine tercih edilmekte, rızası olmadan malını elinden çıkaran kimsenin menfaatine ise feda edilmemektedir. Sahibinin elinden rızası olmadan çıkan bir şeyi, iyi niyetli üçüncü şahıs bir açık artırmadan, pazardan veya bu gibi eşyayı satan bir kimseden iktisap ederse asıl mal sahibinin gerek bu şahıs, gerekse daha sonraki müktesipler aleyhinde açacağı iade davasını kazanabilmesi şöyle bir şarta bağlanmıştır. Böyle hallerde, iyi niyetli üçüncü şahsın bu malı iktisap etmesi için verdiği bedel, iadeyi isteyen davacı, yani asıl mal sahibi tarafından ona iade edilmelidir. Eğer bu şart yerine getir sayılı ilamında da aynı hususlara değinildiği görünmektedir.
    Dosyadaki bilgi ve belgelerden; oto kiralama işi yapan davacıya ait model beyaz renkli mercedes marka aracın, kendisini olarak tanıtan dava dışı kişiye 30/08/2013 gününde kiralandığı, kira süresinin belli olmadığı, kiralayana dair tek bilginin, araç kiralama sözleşmesine yazılan T.C. Kimlik numarası, ismi ve kimliğin veriliş tarihi ile şahsın doğum tarihi olduğu, sonrasında aracın yevmiye numaralı noter satış sözleşmesi ile kendisini araç maliki ... olarak tanıtan kişi tarafından sahte kimlik kullanılarak davalıya devrinin gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
    Davacı ..., adına kayıtlı aracı, kendisin olarak tanıtan bir şahsa oto kiralama sözleşmesi ile teslim etmiş, dolayısıyla araç, malikinin elinden rıza ile çıkmıştır. O halde emin sıfatı ile zilyetten araç iktisap eden davalı ..."ın iyi niyetli olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerekir. Gerek savcılık soruşturması, gerek mahkemenin kabulüne göre davalının kendini olarak tanıtan kişi ile birlikte ve davacıyı zarara uğratmak maksadı ile hareket ettiğine dair herhangi bir delil ve kanaat verici emare bulunmamaktadır.
    Şu halde; davacı ancak davalının aracı satın almak için ödediği bedeli kendisine iade ederek aracını teslim alabilecektir. Mahkemenin araç bedelini belirlerken davalının ödemiş olduğu gerçek bedeli esas alması gerekir. sayılı soruşturma dosyasında düzenlenen 2014/957 no"lu iddianamede davalının soruşturma aşamasında aracı kendisini ... olarak tanıtan şahıstan 57.000,00 TL bedelle satın aldığını beyan ettiği belirtilmiştir. Araç bedeli olarak bu bedelin esas alınması gerekirken mahkemece davalının ödediği gerçek bedel yerine aracın noter satışı aşamasında esas alınan kasko bedelinin ödenmesi gerektiği yönündeki tespiti dosya kapsamına uygun olmamıştır.

    He ne kadar adli yargıda tescile karar verilmesi mümkün değilse de; mahkemece araç bedeli davalıya ödendiği takdirde araç mülkiyetinin davacı adına tespit ve teslimine dair karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davacıya araç bedelini ödemesi için kesin süre verilmesi, bu süre içerisinde bedel ödenmediği gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) no"lu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.













    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi