Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/451
Karar No: 2020/1312

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2020/451 Esas 2020/1312 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilen bir dava sonucunda, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca yapılan orman kadastrosu sırasında tespit ve tescil edilen taşınmaz üzerindeki tapu kaydının iptali ile tesciline ilişkindir. Mahkeme, davanın kısmen kabulü ile taşınmazın bir bölümünün davacılar lehine tesciline karar vermiştir. Ancak alınan ek fen bilirkişi raporuna göre, mahkeme tarafından taşınmazın orman içi açıklık niteliği değerlendirilmemiştir. Bu nedenle, dosyanın incelenerek, taşınmazın orman içi açıklık vasfında olup olmadığının belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anılan madde kapsamında orman içi açıklık vasfında olan yerler zilyetlik yoluyla edinilemez. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesi ise, orman içi açıklıkların, orman bütünlüğünün korunması amacıyla orman olarak tescil edilmeleri gerektiğini belirtmektedir. Bu nedenle, mahkemece dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde tarif edilen orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek, tarafların toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Kar
20. Hukuk Dairesi         2020/451 E.  ,  2020/1312 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kadastro sırasında ... köyü, 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir.
    Davacılar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/402 E. - 1971/353 K. sayılı dava dosyasına dayanarak taşınmazın kendilerine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
    Mahkemece davacıların tapu kaydına dayanmadıklarından davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.11.2014 tarihli, 2014/4895 E. - 2014/9116 K. sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; ‘‘Anayasa Mahkemesi tarafından 22.05.2013 tarih, 2012/108 E. - 2013/64 K. sayılı ilâm ile 31.08.1956 günlü 6831 sayılı Orman Kanununun, 05.11.2003 tarihli, 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının “Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir.” biçimindeki üçüncü ve dördüncü cümlelerinin Anayasanın 13, 35 ve 36. maddelerine aykırı görülerek iptallerine karar verilmiştir. Karar 12.07.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanmış, yayımdan itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği düzenlenmiş olup, 13.01.2014 günü itibariyle yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve mahkemenin ret kararından sonra 26.02.2014 tarihli ve 6527 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 01.03.2014 tarih ve 28928 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve 6527 sayılı Kanunla, 31/08/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 11. maddesinin somut davayı ilgilendiren birinci fıkrası, “Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilân edilir. Bu ilân ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlân süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” şeklinde değiştirilmiştir.
    Getirilen bu yeni düzenlemeye göre, tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık süre içerisinde tapuya dayalı olsun veya olmasın kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak dava açılabilecektir.
    Eldeki dava, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucu orman olarak tescil edilen taşınmaza karşı on yıllık süre içerisinde açılmış olup, kanundaki değişikliğin derdest davalarda da uygulanması gerektiğinden tapu kaydı koşulu aranmaksızın işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesinin temini için temyiz isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.’’ gereğine değinilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile, ... ilçesi, ... köyü 104 ada 1 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 27749,27 m2"lik bölümünün ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
    Mahkemece davanın kısmen kabulü ile ... köyü 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya kanaat verir nitelikte değildir. Çünkü geri çevirme kararı üzerine hazırlanan 03.01.2020 tarihli ek fen bilirkişi raporuna göre davaya konu taşınmazın dört tarafı orman ile çevrili olduğu halde mahkemece taşınmazın orman içi açıklık niteliği değerlendirilmemiştir.
    Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümünde 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gözetilerek, taşınmazın orman içi açıklık vasfında olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Anılan maddede belirtildiği üzere orman içi açıklıklar orman sayılmasa da, orman bütünlüğünün korunması amacıyla orman olarak tescil edilmeleri zorunlu olup, yasa koyucu tarafından böyle bir yerin zilyetlikle edinim olanağı engellenmiştir. Taşınmazın anılan madde kapsamında orman içi açıklık vasfında olması için de; tapulu bir taşınmaz olmaması ve kural olarak dört tarafının ormanla çevrili olması, bu nedenle ediniminin orman bütünlüğünü bozması gerekir.
    Dosya kapsamından yörede 2006 yılında 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında 104 ada 1 nolu parselin belgesizden orman olarak tespit ve tescil edildiği ve davacı tarafın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığı anlaşılmaktadır.
    Hal böyle olunca mahkemece dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde tarif edilen orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek, orman içi açıklık niteliğinde olduğunun belirlenmesi durumunda bu tür yerlerin zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği gözetilmeli, tarafların toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
    Mahkemece bu yön gözardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 11/03/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi