15. Ceza Dairesi 2019/12044 E. , 2020/10682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- TCK"nın 158/1-f-son, 62/1, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
2- TCK"nın 204/1, 62/1, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ...’in yargılama aşamasında vefat eden katılan ...’dan 190 ton patates satın alarak, karşılığında sanık ... tarafından 09/12/2009 keşide tarihli 12.300 TL bedelli keşidecisinin ..... San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu çeki, sanık ... tarafından 10/02/2010 ve 05/01/2010 keşide tarihli 11.500 TL ve 6000 TL’lik keşidecisinin müşteki ... olduğu 2 adet çek verildiği; çeklerin bankaya ibrazında sahte olduklarının anlaşıldığı, bu şekilde sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
1- Sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıkların suça konu çeklerin kendileri tarafından patates alışverişi karşılığında katılan ...’a verildiğine dair savunmaları, alınan ekspertiz raaporunda; çeklerin orijinal başka çeklerden yararlanılmak suretiyle renkli fotokopi yöntemiyle tümden sahte olarak üretildikleri, iğfal kabiliyetini haiz oldukları, çeklerin ön yüzlerindeki tanzimle ilgili bir kısım yazı ve rakamlar ile arka yüzlerinde bulunan ciranta isimleri ve imzalarının sanıkların eli ürünü oldukları, diğer yazı ve rakamların müştekiler ..., ... eli ürünü olduğuna ilişkin yeterli bulgu olmadığı yönünde görüş ve kanaatin bildirilmesi, katılan ve müştekilerin beyanları, tanık anlatımları, banka cevabi yazıları ve dosya kapsamı birlikte değerlendiriliğinde; sanıkların resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin 1, 2 ve 4. numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlayarak yürürlüğe girdiğinden koşulların oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ..."ın bir nedene dayanmayan, sanık ... müdafiinin, sanığın atılı suçu işlemediği gerekçesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanık ...’in savunmalarında bu çeki ... isimli şahıstan aldığını belirtmesine rağmen, ... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini açıklayamaması, çeki hangi hukuki ilişki karşılığında aldığına dair fatura yada herhangi bir delil sunamaması, sanık ... savunmalarında, 11,500 TL ve 6,000 TL bedelli çekleri ... isimli şahıstan aldığını, ..."ın bacanağı olan ..."nın Hatay ilindeki ortağı olduğunu, söz konusu iki adet çekin ön yüzündeki bilgilerin kendisi aldığı zaman doldurulmuş vaziyette olduğunu ve kimin tarafından doldurulduğunu bilmediğini ifade etmesine rağmen, soruşturma aşamasında beyanı alınan ...’nın sözkonusu çeklerden sadece 6.000 TL. bedelli çeki sanık ...’dan satın aldığı patates karşılığında verdiğini, başkaca bir çek vermediğini, ... isimli kişiyi tanımadığını beyan etmesi, yapılan araştırmada ... isimli şahsın açık kimlik bilgilerinin tespit edilememesi, katılan ve müştekilerin sanıkları tanımadıkları ve çeklerin kendileri tarafından düzenlenmediğini belirtmeleri, tanık anlatımları, ekspretiz raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin 1, 2 ve 4. numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlayarak yürürlüğe girdiğinden koşulların oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ... ve sanık ... müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ... savunmalarında ismi geçen ve soruşturma aşamasında beyanı alınan ...’nın sözkonusu çeklerden 6.000 TL bedelli çeki sanık ...’dan satın aldığı patates karşılığında kendisinin verdiğini beyan etmesi karşısında; sanıkların 12.300 TL ve 11.500 TL çekler karşılığında toplamda 23.500 TL haksız menfaat temin ettiklerinin kabulü gerektiği halde; yazılı şekilde 6.000 TL çek bedeli de hesaplanmak suretiyle sanıklar hakkında fazla adli para cezası tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükümler fıkrasında yer alan; adli para cezasına ilişkin sırasıyla “2.980 gün”, “2483 gün” ve “49.660 TL” ibareleri çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “2.350 gün”, “1.958 gün” ve “39.160 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.