15. Ceza Dairesi 2020/8691 E. , 2020/10686 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 30/01/2020 tarih ve 2019/250 Esas, 2020/16 Karar sayılı ilamı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan; TCK"nın 158/1-f, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne ilişkin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi"nin 23/03/2020 tarih ve 2020/1099 Esas, 2020/705 Karar sayılı ilamı ile İSTİNAF Başvurusunun Esastan Reddine
Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü hakkında, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmasından sonra, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi"nin istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmü, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"nın 318 ve 5271 sayılı CMK"nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK"nın 288. maddesinde ""Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır"" denilmesi ile aynı kanunun 294. maddesinde yer alan ""Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir"" hükmü ve aynı kanunun 301. maddesinde belirtilen ""Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar."" şeklindeki düzenlemeler gözetilerek; sanık müdafiinin “atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, sanığın uzun süredir tutuklu olması nedeniyle tahliyesine karar verilmesi gerektiğine”, katılan vekilinin “ suça konu haksız menfaat miktarının fazla olması nedenile en üst hadden ceza tayin edilmesi gerektiğine “ ilişkin temyiz taleplerinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılan şirket ... ile Ordu ilinde faaliyet gösteren .... San ve Tic. arasında fındık tedarik konusunda ticari ilişki olduğu, suç tarihinde katılan şirketin .... San ve Tic.’den 60 bin kg 384.000 Euro tutarında fındık satın aldığı, alım satıma ilişkin yazışmaları şirket yetkilisi ..."nin “...@gursoy.com.tr” isimli e-posta adresinden yaptıkları, katılan şirket yetkilisi ..."un “...@gursoy.com.tr” isimli e-mail adresine fındık alım satımına ilişkin anlaşmayı gönderdiği, karşı şirketten ise katılan şirketin mail hesabına 384.000 Euro"luk bir proforma fatura gönderildiği, firmalar arası yazışmanın hemen akabinde “...@gursoy.com.tr” isimli e-posta adresine benzer “....gursoy@outlook.com” hesabından gerçek proforma faturaya benzer bir şekilde düzenlenmiş sahte bir proforma fatura düzenlenerek katılan şirketin mail hesabına gönderildiği, 384.000 Euro fatura bedelinin sanığın yetkilisi olduğu .... San. ve Tic. Ltd. Şti isimli firmanın adına kayıtlı banka hesabına gönderilmesinin talep edildiği, katılan şirketin söz konusu mailin ..."nin mail adresi olduğunu düşünerek söz konusu parayı belirtilen hesaba gönderdiği, 384.000 Euro"nun 383.000 Euro"luk kısmının 01/02/2019 tarihinde şirket yetkilisi sanık tarafından Yapı Kredi Bankası/.... Şubesi’nden çekildiği, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık ve bilişim sistemine girme suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığın aşamalardaki çelişkili savunmaları, banka cevabi yazıları ve hesap dökümü, CD inceleme tutanağı, HTS kayıtları ile dosya kapsamı birlikte değerlendiriliğinde; sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafiinin atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, sanığın uzun süredir tutuklu olması nedeniyle tahliyesine karar verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin suça konu haksız menfaat miktarının fazla olması nedenile en üst hadden ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile kararın kesinleşmesi ve temyiz incelemeleri dışındaki tutukluluk süresi nazara alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddiyle, 5271 sayılı CMK"nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE, 26/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.