
Esas No: 2020/4998
Karar No: 2020/5533
Karar Tarihi: 16.11.2020
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2020/4998 Esas 2020/5533 Karar Sayılı İlamı
16. Ceza Dairesi 2020/4998 E. , 2020/5533 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2018 tarih ve 2017/168-2018/241 sayılı kararı
Suç : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma 08.02.2017 (Diğer sanıklar yönünden)
Hüküm : Sanık ... hakkında; TCK"nın 314/2, 3713 sayılı TMK"nın 5/1, TCK"nın 58/9-6, 53/1-2-3, 63 maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis,
Sanıklar ..., ..hakkında; TCK"nın 314/2, 3713 sayılı TMK"nın 5/1, TCK"nın 62/1, 58/9-6, 53/1-2-3, 63 maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis,
Sanık ... hakkında;TCK"nın 314/2, 3713 sayılı TMK"nın 5/1, TCK"nın 221/4, 62/1, 58/9-6, 53/1-2-3, 63 maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, hükmüne yönelik istinaf talebinin esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK"nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK"nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
1-TCK"nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
2-Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5237 sayılı TCK"nın 58/6. maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların CMK’nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükümden TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK"nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi ve sanıklar hakkında verilen hükümlerin denetimli serbestilk uygulanmasına yönelik kısımlarından " 5237 Sayılı TCK nın 58/6. maddesi gereğince" ibaresinin çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-)Sanık ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih ve 2017/16.MD-956 Esas, 2017/370 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağının kabul edildiği gözetilerek;
1-Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile ilgili olarak;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin suçun sübutunun tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; sanık ile aynı dosyada birlikte yargılanan ..."e ait Bylock tespit değerlendirme tutanağının Roster bölümünün incelenmesinde 48173 ID numarasına "abdüssamed, abdullah, samed" şeklinde isimler verildiğinin anlaşılması karşısında öncelikle 48173 ID numaralı tespit değerlendirme tutanağı getirtilip sanık ..."e ait olup olmadığı, yine ilgili birimlerden sanık hakkında ayrıca ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile örgütlü suçlar soruşturma bürosu bilgi havuzundan sanık hakkında beyan ve ifade olup olmadığı da araştırılıp getirtilerek duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması ile tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildikten sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile ilgili olarak;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen, ancak kedisine ait olduğunu beyan ettiği kısa bir süre önce annesi tarafından kullanılmaya başlanan telefon cihazının 19.07.2017 tarihli EGM Materyal Teknik inceleme ve veri çıkarım raporuna göre ByLock kalıntılarına rastlanılan sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin suçun sübutunun tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilip ayrıca istinaf aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan kolluk ve savcılıktaki şüpheli ifade tutanakları ve fotoğraftan teşhis tutanaklarında sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin aleyhe bayanlarda bulunulduğu anlaşılan....."un, anılan beyan ve ifadelerin onaylı birer suretlerinin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde dosya içerisine alınarak, CMK"nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra, gerekirse tanık olarak ifadelerine başvurulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-)Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile ilgili olarak;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin suçun sübutunun tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile örgütlü suçlar soruşturma bürosu bilgi havuzundan sanık hakkında beyan ve ifade olup olmadığının araştırılıp varsa getirtilerek ve istinaf aşamasında dosyaya gelen 25.09.2019 tarihli araştırma tutanağında "sanığın Bayar Büfe isimli işyerine ait kontörlü telefonundan ardışık 13 şahıs ile örgütsel olarak aranan şahıslardan olduğunun" bildirilmesi karşısında bu hususta ardışık aramaya ilişkin tutanaklar ilgili birimlerden celp edilerek duruşmada sanık ve müdafiine okunup değerlendirilip diyecekleri de sorularak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-)Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile ilgili olarak;
a- ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin suçun sübutunun tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilip, örgütlü suçlar soruşturma bürosu bilgi havuzundan sanık hakkında beyan ve ifade olup olmadığının araştırılıp varsa duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-UYAP kayıtlarının incelenmesinden sanık hakkında Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/883 Esas sayılı dosyası ile silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından derdest dava bulunduğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu sanığın örgütsel faaliyetlerinin de aynı dönem kapsamında bulunma ihtimali gözetilerek anılan dosyanın aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip incelenerek imkân bulunduğu takdirde dava dosyaları birleştirilerek tüm deliller birlikte değerlendirmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
5-)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler ile ilgili olarak;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin suçun sübutunun tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile örgütlü suçlar soruşturma bürosu bilgi havuzundan sanıklar hakkında beyan ve ifade olup olmadığının araştırılıp, varsa getirtilerek duruşmada sanıklar ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
6-) Kabul ve uygulamaya göre de tüm sanıklar hakkında kurulan hükümler ile ilgili olarak;
a-TCK"nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
b-Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5237 sayılı TCK"nun 58/6. maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMK"nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.