1. Hukuk Dairesi 2016/7810 E. , 2019/2422 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Davacılar, ... ve ... parsel numaralı taşınmazların ...-... ve ... adına 1/3"er paylarla kadastroca tespit edildiğini, tespite itiraz edilmesi üzerine ... Kadastro Mahkemesinde 1957/14 Esas sayılı davaya konu olduğunu, tespite itiraz davası sürerken ... isimli kişinin tespit maliklerinden pay satın aldığını, murisleri ..."in de ..."dan 50/1287 pay satın aldığını, Kadastro Mahkemesince anılan parsellerin tespit malikleri adına tesciline karar verildiğini, ... payının mirasçılarına intikalinden sonra davalı ..."na devredildiğini, tapu görevlilerinin sorumluluktan kurtulmak adına mirasbırakanlarını çağırıp taşınmazları önce ona, daha sonra aynı gün davalıya devredildiği şeklinde işlem gerçekleştirdiklerini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline olmadığı takdirde taşınmazların bedelinin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların mirasbırakanı ... ile herhangi bir taşınmaz alımı ve satımı işlemi yapmadığını, ya ..."a verdiği satım yetkisi olmayan vekalet ile işlem yapıldığını ya da işlemin sahte olduğunu, davacıların mirasbırakanı ...’in de aralarında taşınmaz alımı ve satımı olmadığını söylediğini, ... ve ...’in Tapu Müdürlüğüne çağrıldıklarını ve sehven yapılan bir yanlışlığın düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile kendilerine imza attırıldığını beyan ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1951 tarih ve 15 sıra numarasında tapuya kayıtlı taşınmazın 1956 yılında tapulamaya tabi tutulduğu, 1/3’er paylarla ..., ... ve ... adlarına tespit edildiği, tespite itiraz üzerine ... Kadastro Mahkemesinde 1957/14 esas sayılı tespite itiraz davası açıldığı, kadastro mahkemesinde dava sürerken tespit maliklerinden ...’in tespit dayanağı tapudaki 1/3 payının cebri icra yoluyla ...’a geçtiği, ...’ın edindiği paydan 5000/128700 payını davacıların mirasbırakanı ...’e 22.04.1993 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği ve bunun tapu kütüğüne işlendiği, ancak 3402 sayılı Kanunun 40. maddesi uyarınca bu hususların Kadastro Müdürlüğüne bildirilmesi gerekirken bu bildirimlerin yapılmadığı, dolayısıyla bu kayıtların tespite itiraz dosyasına da girmediği, tespite itiraz davasının 2005 yılında sonuçlandığı ve tespit gibi tescil kararı üzerine 33 ve 34 parsel sayılı taşınmazların 1/3’er paylarla ..., ... ve ... adına tescil edildiği, 1/3 pay maliki İbrahim ...’in payının ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, diğer mirasçıların paylarını 18.10.2006 tarihinde mirasçılardan ...’e temlik ettikleri, ...’in 20.10.2006 tarihinde ...’a, ...’in 14.11.2006 tarihinde ...’e, ...’ın 28.11.2006 tarihinde ...’na temlik ettiği, ihale alıcısı ... mirasçıları tarafından ... aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2007/241 esas sayılı davanın iyi niyetli olduğu gerekçesi ile ret ile sonuçlanıp kararın kesinleştiği, eldeki davada davalı olarak görünen ...’in payını ...’den değil ... mirasçılarından satın aldığı, dolayısıyla davalının payının davacının satıcısı ... ve ...’in satıcısı ... ile bir ilgisi olmadığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı “...’in 22.04.1993 tarih ve 18 sıra numarası ile zabıt kaydı üzerinden 5000/128700 hisse satın aldığı halde halen bu hissenin ... adına kayıtlı olduğu” yönünde bir saptamaya yer vermişse de bunun dosya içeriğine uymadığı açıktır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.