
Esas No: 2019/16528
Karar No: 2022/6049
Karar Tarihi: 24.05.2022
Danıştay 6. Daire 2019/16528 Esas 2022/6049 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/16528 E. , 2022/6049 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/16528
Karar No : 2022/6049
TEMYİZ EDENLER : 1- (Davalı) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ....
2- (Davalı Yanında Müdahil) ... Gıda İnşaat Akaryakıt San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası (... Şubesi)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, .... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin .... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve .... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ..... tarih ve E:...., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ... Planlar Yapım Yönetmeliği gereğince yoğunluk artıran ve ulaşım sistemini etkileyen imar planı değişikliklerinde, teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınmasına yönelik analiz çalışmaları yapılması gerektiği halde taşınmazın özel sağlık alanından ticaret alanına çevrilmesinin çevresi ve ulaşım sistemi üzerindeki etkilerinin irdelenmediği, dava konusu nazım imar planı değişikliğinin gerekçesinin, ... Halk Sağlığı Müdürlüğünden 4 yıl öncesinde alınan ve taşınmaza ihtiyaçları olmadığından, sahiplerinin tasarrufuna bırakılmasının uygun olduğuna dair kurum görüşüne dayandırıldığı, ancak taşınmaza ilişkin bir önceki 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine esas olarak 4 yıl önce ve salt mülkiyet problemlerinin çözülmesi için alınan kurum görüşünün dava konusu nazım imar planı değişikliği için yeterli olmadığı, taşınmazdan tamamıyla kaldırılan sağlık alanına karşılık aynı hizmet etki alanı içerisinde eşdeğer alan ayrılmadığı, taşınmazın 18.07.1980 onay tarihli Batıkent 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları kapsamında kaldığı, bu planlarda 1 adet ana merkez, 4 adet semt merkezi ve muhtelif alt merkezler kurgulandığı, donatı alanlarının da bu kurguya göre planlandığı, taşınmazın semt merkezi olarak kurgulanan alanda yer aldığı, semt merkezlerinin açık yeşil alanlar ile sağlık, eğitim, ibadet gibi donatıları içeren, yaklaşık 50.000 kişiye hizmet vermesi düşünülen merkezler olduğu, bu nedenle dava konusu plan değişikliği ile plan kurgusunun, bütün-parça ilişkisinin bozulduğu, donatı ihtiyacın belirlenmesi için bölge bütünündeki tüm sosyal donatı ve teknik altyapı alanlarının yeniden değerlendirilmesi, bütüncül ve bilimsel gerekçelere dayalı plan değişikliği yapılması gerekirken, buna riayet edilmediği anlaşıldığından, dava konusu nazım imar planı değişikliğinin mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, ... Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile taşınmazın maliklerinin tasarrufuna bırakılmasının uygun olduğunun bildirildiği, dava konusu nazım imar planı değişikliğine esas jeolojik etüt raporunun ... İl Müdürlüğünce .. tarihinde onaylandığı, dava konusu işlemin hukuka, şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine ve kamu yararına uygun olduğu, ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil ... Gıda İnşaat Akaryakıt San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, 1994 yılı onaylı imar planlarında sağlık ocağı kullanımına ayrılan taşınmazda özel sağlık tesisi yapılmasına izin verilmesi istemiyle 11.01.2012 tarihinde Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan başvurunun Sağlık Bakanlığının 02.02.2012 tarihli işlemi ile reddedildiği, bunun üzerine taşınmazın kamulaştırılması istemiyle yeniden yapılan başvuru sonucunda, Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğünün 09.07.2013 tarih ve 32528 sayılı yazısı ile, taşınmaza ihtiyaç bulunmadığından plan değişikliği yapılmasına uygun görüş verildiğinin Yenimahalle Belediye Başkanlığına bildirildiği, dolayısıyla 1994 yılından bu yana taşınmazda sağlık alanı kullanımının hayata geçirilmediği, maliki tarafından taşınmazda özel sağlık kuruluşu yapılması talebini reddeden ve devamında sağlık alanının kaldırılmasına ilişkin plan değişikliğini uygun bulan yatırımcı kuruluştan yeniden uygun görüş alınmasına gerek bulunmadığı, diğer taraftan mahkemenin iptal gerekçesi uyarınca, taşınmaz maliki tarafından 31.03.2021 tarihinde yeniden Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan başvuruya cevaben, taşınmaz için özel hastane ön izni verilmesinin mümkün olmadığının ve taşınmazın sağlık tesisi amacıyla kullanılmasına ilişkin bir plan veya tasarruflarının bulunmadığının Sağlık Bakanlığının 21.06.2021 tarihli yazısı ile bildirildiği, bu bildirim gereğince taşınmazda özel sağlık tesisi yapılmasına zaten imkanı bulunmadığı, sağlık alanına ilişkin plan kararının hayata geçirilememesi ve taşınmazın kamulaştırılmaması sonucu mülkiyet hakkı süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından, plan değişikliği yapılmasını zorunlu kılan nesnel gerekçeler bulunduğu, taşınmaza 1 km'den daha yakın mesafede yer alan yaklaşık 60.000 m2 büyüklüğündeki 42129 ada, 3 parsel sayılı taşınmaza üzerinde Yenimahalle Devlet Hastanesinin hizmete başladığı, bölgede sağlık alanına ihtiyaç bulunmadığı, bu nedenle taşınmazdan kaldırılan sağlık alanına karşılık eşdeğer alan ayrılması gerekmediği, taşınmazın çevresinde çok sayıda donatı alanı bulunduğu, bu kapsamda bitişiğinde yer alan 16.799 m2 büyüklüğündeki ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın imar planında yeşil alan kullanımında olduğu, bölgede donatı ihtiyacı bulunmadığından, taşınmaza ticaret işlevi getirilmesinin kamu yararına uygun olduğu, dava konusu nazım imar planı değişikliğine esas jeolojik etüt raporunun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 29.09.2017 tarihinde onaylandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu taşınmaz toplam 10.956 m2 büyüklüğünde olup 07.03.1994 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "E:0.50, hmaks:serbest sağlık ocağı ve ana çocuk sağlığı alanı" kullanımına ayrılmıştır.
Taşınmazın müstakil maliki olan ... Sofrası Gıda İnşaat Akaryakıt San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 03.10.2012 tarihinde Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan başvuru ile, taşınmaza ilişkin plan kararlarının uzun yıllardır hayata geçirilmediği, bu suretle mülkiyet hakkının kısıtlandığı ileri sürülerek, taşınmazın kamulaştırılması, bunun mümkün olmaması halinde imar planı değişikliği yapılması için uygun görüş verilmesinin talep edilmesi üzerine ... Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından .... Belediye Başkanlığına yazılan ... tarih ve ... sayılı yazıda; anılan taşınmaza ihtiyaçları bulunmadığı, taşınmazın sağlık alanı kullanımdan çıkarılmasına yönelik imar planı değişikliği yapılarak maliklerinin tasarrufuna bırakılması gerektiği bildirilmiştir.
Bu doğrultuda Yenimahalle Belediye Meclisinin 05.12.2013 tarih ve 1090 sayılı kararı ile kabul edilen, ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile taşınmazın işlevi "E:0.50, hmaks:serbest yapılaşma koşullarında özel sağlık tesis alanına" çevrilmiştir.
Devam eden süreçte taşınmaz malikinin talebi doğrultusunda ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmaza "E:1.30, hmaks:serbest yapılaşma koşullarında ticaret alanı" işlevi getirilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından; dava konusu nazım imar planı değişikliğinin bilimsel ve nesnel gerekçelere dayanmadığı, parçacıl şekilde yapılan plan değişikliği ile taşınmaz maliki lehine ayrıcalıklı alan oluşturulduğu, getirilen yoğunluk artışının kentsel altyapıya etkilerinin araştırılmadığı, kullanıcı artışının getireceği trafik yükü ve altyapı ihtiyacının gözetilmediği, taşınmazın emsal değeri yaklaşık 3 kat artırılarak çevresi için olumsuz örnek oluşturulduğu ileri sürülerek bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, "Nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır." şeklinde tanımlanmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinin 3. fıkrasında; "İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:
a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır.
b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.
c) Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kullanılabilir. Ancak yol hariç düzenleme ortaklık payına tabi bir kullanımın kamu ortaklık payına tabi bir kullanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır." kuralına, aynı maddenin 4. fıkrasında; "Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır.
" kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, planlanan alanın özel niteliklerinin yanısıra plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, plan değişikliğinde kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Bu doğrultuda, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmazdan özel sağlık tesisi alanı işlevi tamamen kaldırılmakta, yerine E:1.30, hmaks:serbest yapılaşma koşullarında ticaret alanı işlevi getirilmekte olduğundan, plan değişikliğinin yargısal denetiminin, kaldırılan donatı alanına ve getirilen faydalı kullanım alanına yönelik olarak 2 aşamalı şekilde yapılması gerekmektedir.
Bu kapsamda, taşınmazdan özel sağlık tesis alanı işlevinin kaldırılmasına ilişkin olarak yapılan incelemede; 1994 yılı onaylı imar planında sağlık ocağı ve ana çocuk sağlığı alanı işlevine ayrılan taşınmazın özel sağlık alanı olarak kullanılmasına izin verilmesi istemiyle maliki tarafından 11.01.2012 tarihinde Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan başvurunun, özel sağlık kuruluşlarının sayısının çokluğu ve bunun tüm ülkede kamu ve özel sektör dağılımını ciddi ölçüde etkileyecek boyuta ulaştığı, Planlama ve İstihdam Komisyonunun çalışmaları tamamlandığında ihtiyaç bölgelerinin açıklanacağı, bu aşamada yeni yatırım taleplerinin değerlendirilemediği belirtilerek Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedildiği, bunun üzerine 1994 yılı onaylı imar planlarından bu yana kısıtlı halde bulunan taşınmazın ya kamulaştırılması ya da imar planı değişikliğine uygun görüş verilmesi istemiyle maliki tarafından 03.10.2012 tarihinde yeniden Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan başvuru üzerine, Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü İnşaat ve Onarım Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında anılan Bakanlığın hizmetleri için taşınmaza ihtiyaç bulunmadığı bildirildiğinden, taşınmazın imar planında sağlık alanından çıkarılarak sahiplerinin tasarrufuna bırakılmasının uygun görüldüğünün Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Yenimahalle Belediye Başkanlığına bildirildiği, bakılan davada, dava konusu işlemin iptal gerekçeleri arasında, ilgili yatırımcı kurumun güncel görüşü alınmadan taşınmazdan sağlık tesisi alanının kaldırılmasının mevzuata aykırı olduğu yolunda gerekçeye yer verilmesi üzerine, taşınmaz maliki tarafından 31.03.2021 tarihinde yeniden Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan başvuru ile taşınmazın sağlık tesisi amacıyla kullanılmasına yönelik tasarruflarının bulunup bulunmadığı, sağlık alanından çıkarılmasının uygun olduğuna dair kurum görüşünün devam edip etmediği husunda bilgi verilmesinin talep edildiği, bu başvuruya cevaben Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı yazısında, Ankara ili için özel hastane ön izni verilmesinin mümkün olmadığı, bu aşamada sadece mevcut özel hastanelerin taşınması işleminin yapıldığı, taşınmazın sağlık tesisi amacıyla kullanılmasına ilişkin bir plan veya tasarruflarının bulunmadığı şeklinde bildirim yapıldığı görülmektedir.
Bu doğrultuda, taşınmaza sağlık ocağı ve ana çocuk sağlığı işlevi getirilmesine ilişkin imar planlarının onaylandığı 1994 yılından, söz konusu işlevin özel sağlık tesisi alanına çevrilmesine ilişkin imar planı değişikliklerinin onaylandığı 2014 yılına kadar geçen 20 yıllık süreçte, anılan plan kararının hayata geçirilmesine yönelik kamulaştırma işlemleri yapılmadığı gibi ilerleyen dönemde de taşınmazın sağlık tesisi amacıyla kullanılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının herhangi bir tasarrufunun bulunmadığının açıkça beyan edildiği, yanı sıra taşınmazda özel sağlık tesisi yapılmasına izin verilmesi istemiyle maliki tarafından yapılan başvuruların da ilgili yatırımcı kuruluş tarafından defaatle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 1994 yılında bölgede ihtiyaç bulunduğu öngörüsü ile getirilen, ancak dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar geçen süreçte söz konusu ihtiyacın değişmesi nedeniyle kamu eliyle hayata geçirilmeyen, yetkili idarece ön izin verilmemesinden doğan hukuki imkansızlık nedeniyle özel şahıs eliyle de hayata geçirilemeyen sağlık tesisi işlevinin atıl kullanım haline geldiği, mevcut durumda bölgenin ihtiyaçlarından kaynaklanmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, uyuşmazlık konusu taşınmazdan sağlık ocağı ve ana çocuk sağlığı alanı işlevinin kaldırılmasının uygun olduğuna dair Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğünün 09.07.2013 tarih ve 32528 sayılı yazısında taşınmazın hitap ettiği hizmet etki alanı içerisinde sağlık alanına duyulan ilave bir ihtiyacın bildirilmemesi ve bölgenin onaylı planlarla gelişen kentsel yerleşik alan niteliği göz önünde bulundurulduğunda, kaldırılan donatı alanına karşılık eşdeğer yeni bir alan ayrılmasına gerek bulunmadığı tabiidir.
Diğer taraftan, dosyada düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu nazım imar planı değişikliğinin ağırlıklı olarak, taşınmazdan donatı alanının kaldırılması, yerine ticaret alanı işlevi getirilmesi yönüyle ele alınarak incelendiği, yoğunluk artıran ve ulaşım sistemini etkileyen plan değişikliklerinde, teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınmasına dair analiz çalışmaları yapılması gerekirken, taşınmazın ticaret alanına çevrilmesinin çevresi ve ulaşım sistemi üzerindeki etkilerinin irdelenmediği şeklinde genel bir değerlendirme dışında taşınmaza getirilen ticaret alanı işlevi ile yapılaşma koşullarına yönelik somut bir inceleme yapılmadığı görüldüğünden, bu haliyle eksik incelemeye dayalı şekilde düzenlenen yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, taşınmaza getirilen ticaret alanı işlevi ile "E:... hmaks:serbest" yapılaşma koşullarının yakın çevrenin ve bölgenin dokusu ile uyumlu olup olmadığının, mevcut ulaşım ve teknik altyapı sisteminin, taşınmazda oluşacak kullanıcı yoğunluğu artışını karşılayabilecek kapasiteye sahip olup olmadığının, taşınmazın büyüklüğünün ve konumunun anılan işlev açısından uygunluğunun, taşınmazın donatı alanından faydalı alan kullanımına çevrilmesinin plan ana kararlarının bütünlüğü ve sürekliliği üzerinde yaratacağı etkilerin araştırılması ve nihai olarak dava konusu nazım imar planı değişikliğinin imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama teknikleri, kamu kararı, bölgenin koşulları ve eşitlik ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda, bilirkişi heyetinden ek rapor alınması veya gerekli görülmesi halinde yeni bilirkişi heyeti oluşturularak mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle elde edilecek sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/05/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.