
Esas No: 2020/402
Karar No: 2020/2654
Karar Tarihi: 24.02.2020
Hırsızlık - Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2020/402 Esas 2020/2654 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf isteminin esastan reddi
Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/134 Esas ve 2019/459 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı, sanığın CMK"nın 272 ve müteakip maddeleri uyarınca İstinaf kanun yoluna başvurması üzerine; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 01.07.2019 gün, 2019/1817 Esas ve 2019/1160 Karar sayılı "Esastan Red" kararına karşı, sanık tarafından usulüne uygun olarak açılan temyiz davası incelenip görüşüldü:
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/10/2018 tarihli, 2017/1-842 Esas ve 2018/457 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, "İncelenen dosya kapsamından; Yerel Mahkemenin direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün sanık müdafisi ile katılan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesinden sonra, sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığına hitaben "...Dosyamda lehe olacak durum var ise lehime uygulanmasını, şartlı tahliye, kefaletli tahliye, adli kontrollü tahliye, kelepçeli tahliye olabilir. Aksi karar çıkacaksa dosyamın bir an önce tasdik edilip gönderilmesini arz ve rica ederim" şeklinde 03.05.2016 tarihli; "...Dosyamın incelenip karara varılmasını rica ediyorum. Yarı açık hakkım doldu geçti, dosyam tasdiklenirse hiç değilse açık cezaevinde çoluğuma çocuğuma daha çok destek olurum. Başkanlığınızdan dosyamın incelenmesini mağduriyetimin giderilmesini, karara bağlanmasını saygılarımla arz ve rica ederim" şeklinde 03.05.2016 tarihli ve "...Tarafınızca uygun görüldüğü takdirde dosyamın onaylanmasını istiyorum. Bu konuda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim" şeklinde 15.08.2017 tarihli dilekçeler gönderdiği anlaşılmaktadır." hususu, "Ceza miktarı yönünden resen temyize tabi olmayan Yerel Mahkeme direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün, sanık ve müdafisi tarafından süresinde temyiz edilmesinden sonra sanığın cezaevinden göndermiş olduğu dilekçelerde "...Dosyamda lehime olacak durum var ise lehime uygulanmasını,...Aksi karar çıkacaksa dosyamın bir an önce tasdik edilip gönderilmesini arz ve rica ederim", "...Dosyamın incelenip karara varılmasını rica ediyorum. Yarı açık hakkım doldu geçti...Mağduriyetimin giderilmesini, karara bağlanmasını saygılarımla arz ve rica ederim" "...Tarafınızca uygun görüldüğü takdirde dosyamın onaylanmasını istiyorum." şeklinde taleplerde bulunduğu anlaşılmış ise de, sanığın dilekçelerinin tamamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de açık ceza infaz kurumuna geçiş yapmak, daha fazla görüş ve izin hakkı elde edebilmek için dosyanın bir an önce sonuçlanmasına yönelik olduğu, dilekçelerinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibareyazmadığı gibi müdafisinin de bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinin, katılan vekili ile sanık ve müdafisinin temyiz istemlerine istinaden yapılması gerektiği kabul edilmelidir.”. Buna göre; sanığın 24.07.2019 tarihli dilekçesi ile cezasının onanmasını istediği, 25.07.2019 tarihli dilekçesi ile de hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla sanığın 24/07/2019 tarihli “Cezamın onanmasını” talep eden dilekçesi eklenerek sanıktan dilekçesine konu istemin feragat niteliğinde olup olmadığı hususu sorulup açıklattırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi için, incelenmeyen dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 24.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.