Abaküs Yazılım
10. Daire
Esas No: 2017/2469
Karar No: 2022/2692
Karar Tarihi: 24.05.2022

Danıştay 10. Daire 2017/2469 Esas 2022/2692 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/2469 E.  ,  2022/2692 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    ONUNCU DAİRE
    Esas No : 2017/2469
    Karar No : 2022/2692

    TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
    VEKİLİ : Av. …

    KARŞI TARAF (DAVACI) : …
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN_KONUSU : (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının (... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının) davalı idare tarafından kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ankara ili, … ilçesi, … nci Mknz. P. Tug. Loj. Des. Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken, 11/03/2013 tarihinde, birlik içinde erzak yükleme görevi kapsamında depo önüne park edilen aracın geriye doğru hareket etmesi sonucu depo ile araç arasına sıkışarak yaralandığından ve zarara uğradığından bahisle, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 2.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonucu 16.412,00 TL) ve 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının yaralanmasının bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği, görülmekte olan hizmetle doğrudan doğruya ilgili olduğu göz önüne alındığında hizmetle zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağının mevcut olduğu, illiyet bağını kesecek başka bir olgunun bulunmadığı, şoförün aracın el frenini çekmemesi ve vitese takmaması sebebiyle dikkatsiz ve tedbirsiz hareketleri sonucunda kazanın meydana geldiği, davacının yaralanmasına asli kusurlu olarak sebebiyet veren araç şoförünün idarenin ajanı olup, onun kasıtlı veya taksirli hareketleri idareden soyutlanamayacağı gibi düzenli bir idarenin sunduğu kamu hizmeti sırasında kendi ajanları da dahil, kimsenin zarar görmemesini sağlayacak şekilde gerekli önemleri alması gerektiği halde yeterli tedbirin alındığından bahsedilemeyeceği, bu olay nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın hizmet kusuru ilkesi uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği, GATA Hastanesince düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile davacının çalışma gücü kayıp oranının %2,1 olduğu yönünde kanaat bildirilmesi üzerine Mahkemelerince yaptırılan bilirkişisi incelemesi sonucu hazırlanan ek bilirkişi raporunda, davacının maddi tazminat hakedişinin 16.412,00 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne, 16.412,00 TL maddi tazminatın davacının yeniden gelir elde etmeye başlayacağı varsayılan 22/07/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden ise davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

    TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, manevi tazminata karar tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

    KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

    DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
    DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 1. maddesi hükmü gereğince, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin kapatılmasıyla Danıştay'a ve idare mahkemelerine gönderilen dosyalara ilişkin uyuşmazlıkların çözümünün, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na tabi olması nedeniyle işin gereği görüşüldü:

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
    İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen kararın, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihlerine ilişkin kısımları dışındaki maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne manevi tazminat istemi yönünden ise davanın kısmen kabulüne ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    Temyiz istemine konu kararın, hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının yeniden gelir elde etmeye başlayacağı varsayılan 22/07/2013 tarihinden itibaren, manevi tazminat miktarına ise olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısımlarının incelenmesi:
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
    Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi itibarıyla yasal faiz uygulanması Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
    Uyuşmazlıkta, davacı tarafından davalı idareye 20/05/2014 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunulduğu, altmış günlük yasal süre içerisinde cevap verilmeyerek başvurunun reddedildiği, davacının idareye yaptığı başvuru tarihinde idarenin temerrüde düştüğü kabul edilerek maddi ve manevi tazminat tutarına başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği açıktır.
    Bu durumda, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "3. Hükmolunan maddi tazminat miktarına davacının yeniden gelir elde etmeye başlayacağı varsayılan 22.07.2013 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 yasal faiz yürütülmesine" ibaresinin 3. "Hükmolunan maddi tazminat miktarına idareye başvuru tarihi olan 20/05/2014 tarihinden, ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine," şeklinde, "4. Hükmolunan manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 11.03.2013 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 (YÜZDEDOKUZ) yasal faiz yürütülmesine" ibaresinin de "4. Hükmolunan manevi tazminat miktarlarına idareye başvuru tarihi olan 20/05/2014 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

    KARAR SONUCU :

    Açıklanan nedenlerle;
    1. Davalı idarenin temyiz isteminin esas yönünden REDDİNE, hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihleri yönünden KABULÜNE,
    2. (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının (... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının) temyize konu kabule ilişkin kısmının yukarıda açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    3. Dosyanın davanın görüm ve çözümünde yetkili olan Ankara 6. İdare Mahkemesine gönderilmesine,
    4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/05/2022 tarihinde esas yönünden oy birliği, yasal faizin başlangıç tarihi yönünden oy çokluğuyla karar verildi.


    (X)-KARŞI OY :
    Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, kabul edilen maddi ve manevi tazminatın, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, kabul edilen maddi tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihinin davacının yeniden gelir elde etmeye başlayacağı varsayılan 22/07/2013 tarihi, manevi tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihinin ise olay tarihi olan 11/03/2013 tarihi olarak belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
    Bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında olmayan, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil ettiğinden, temyize konu kararın bu kısmının, ilgili Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla düzelterek onama yolundaki Daire kararına bu yönden katılmıyorum.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi