23. Hukuk Dairesi 2016/337 E. , 2016/1116 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif yönetim kurulu kararının iptali, üyeliğin tespiti ve alacak davalarının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen davada davacı ... ve vekili avukat ... gelmiş olup, diğer taraflardan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğ
-K A R A R-
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin müteahhitlik hizmetini yürüten firma olan birleşen dava davalısı ..."den bir daireyi bedelini peşin ödeyerek satın aldığını, müteahhit şirket ile kooperatif arasındaki sözleşme gereğince satın alınan dairedeki müteahhit hak ve hissesinin müvekkiline devri için davalı kooperatifçe 03.11.2008 tarihli kararın alındığını ve müvekkilinin kooperatife üye olarak kabul edildiğini, davalı kooperatif yönetimince 17.02.2010 tarihinde dairenin kooperatife ait olduğunun anlaşıldığından bahisle sehven alınan 03.11.2008 tarihli kararın iptali ile dairede oturan müvekkilinin bir ay içerisinde tahliyesine ilişkin ihtarat gönderildiğini, bu kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline teslim edilen dairenin üyelere isabet eden daire olmadığını, yapımcı şirkete verilen bir daire olduğunu ileri sürerek, asıl davada davalı kooperatif yönetim kurulu kararının iptali ile müvekkilinin davalı kooperatife üye olduğunun ve kooperatifin yaptırdığı ... tapuda adına tesciline hak kazandığının tespitine, birleşen davada ise davacının anılan dairede hak sahibi olduğunun tespitine, mümkün olmaması halinde daire bedeli karşılığı şimdilik 50.000,00 TL"nin temerrüt faiziyle davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne dair verilen karar, davalı kooperatif vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 14.09.2012 tarih ve 2012/843 E., 2995 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı kooperatifin ortağı olmadığı, davaya konu dairenin davalı kooperatif ile birleşen davada davalı şirket
arasındaki eser sözleşmesi kapsamında yüklenici şirkete verilecek dairelerden olmadığı, davalı şirket davacıya daireyi teslim etmiş ise de, şirketin hak sahibi olmadığı daireyi davacıya tesliminin davacıyı hak sahibi yapmayacağı, davalı şirket yetkilisinin diğer davalı kooperatifin ortağı olduğu ve hissesini davacıya devrettiği belirtilmiş ise de, bu yönde genel kurul kararı bulunmadığı gibi, şirket yetkilisi ..."nin kooperatif ortaklığının devam ettiği, davaya konu daire için birleşen davada davalı şirkete 50.000,00 TL ödendiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada ise, terditli taleplerden ikincisinin kabulü ile 50.000,00 TL"nin temerrüt faiziyle davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.