21. Hukuk Dairesi 2016/14378 E. , 2017/4598 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, iş kazası kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.02.2007 tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacının miasçılarına verilmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davalı ... tarafından yapılması planlanan inşaatın kaba inşaat işçiliği kısmının bir sözleşme ile diğer davalı ... Yapı Grup İnş Müh. Tur. San. Tic. Ltd. Şti’ne verildiği ve davacı ..."ın bahse konu kaba inşaat işlerinin yapımı sırasında davalı şirket işçisi olarak bekçilik yaparken, gece yarısı inşaat şantiyesine malzeme çalmak için gelen hırsızlar tarafından darp edilmesi neticesinde %48,2 oranında malul kalacak şekilde gözünden yaralandığı, müessir fiili gerçekleştirmiş olan kimliği belirsiz kişilerin %50, davalı ... Yapı Grup İnşaat Mühendislik Turizm San Tic Ltd. Şti"nin %40, kazalı işçi ..."ın %10 kusurlu olduğu, asıl işveren olarak ...’nın davalı şirkete verilen %50 kusur oranından sorumlu olduğunun kabul edildiği, davacının yargılamanın devamı esnasında vefat ettiği, mirasçılarının davayı takip ettiği anlaşılmıştır.
Dava konusu iş kazasına ilişkin .... tarafından işverenler aleyhine açıldığı anlaşılan Bakırköy 9. İş Mahkemesi’nin 2013/531 esas 2013/669 karar sayılı rücuan tazminat davasında iş kazasının gerçekleşmesinde davalılara atfedilecek bir kusur bulunmadığı, illiyet bağının kesildiği gözetilerek davanın reddine karar verildiği, temyiz incelemesi neticesinde kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 11.02.2014 tarih ve 2014/1059 Esas, 2014/2276 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Yapılması gereken iş; .... tarafından işveren aleyhine açılan rücuan tazminat konulu dava dosyası getirtilerek, davalı tarafın itirazları ve rucüan tazminat dosyasında alınan kusur raporları da değerlendirilerek, 4857 sayılı İş Kanunun 77.maddesi ve olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde, işyerinde alınması gereken tedbirlerin neler olduğu, işverenin hangi tedbirleri aldığı, hangi tedbirleri alması gerekirken almadığı hususlarını da içerecek şekilde iş güvenliği konusunda uzmanlardan oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetinden, davaya konu iş kazasında ilgililerin kusur oranları belirtir mahiyette yeniden rapor almak, çıkacak sonuca göre, iş kazasında davalılar yönünden illiyet bağının kesilip kesilmediğini gözeterek davalıların tazminat istemlerinden sorumlu olup olmadıkları hakkında bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyizinin sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ..."ya iadesine, 30.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.